Arşiv | Temmuz, 2011

KELEBEK KANADINA YAZILMIŞ YAZILAR (1)

 BU YAZI OKUNMASA DA OLUR Dün (30 Temmuz 2011) tütün almak için evden çıktım. (Ben sarma tütün içerim. Kısa bir öyküsü var ama burası yeri değil.) Dışkapı’ya gitmem gerekiyordu. Ama önce Kızılay’a uğrayıp kitapçıları gezdim. 29. sayısı çıkan Notos Edebiyat Dergisi’ni aldım. Dergiyi aldıktan sonra yeni çıkan kitaplara göz attım. Bir haftadan beri basının da […]

Devamı 6 Yorum

Maiden Firar

Ruhun derdi içinde ve kaçamaz kendi kendinden. Horatius Derin bir uykudan alarm sesiyle uyandığında saat 6’yı gösteriyordu, başını sağa çevirdiğinde gördüğü ilk şey kadife yapraklı mor menekşe oldu, gülümsedi. Biraz yatakta oyalandıktan sonra kalktı ve elini yüzünü yıkayıp, bir fincan kahvesi, fıstık ezmeli sandviçi ve polar battaniyesiyle balkona çıktı. Güneş doğuyor, ufukta ince bir kızıllık […]

Devamı 0 Yorum

Kendiyle Karışık-1

Anne ben şehir şehir dolaşmak istiyorum. Küçük bir valiz, birkaç parça eşya, her seferinde ellerimden kayıp düşmekten son anda kurtulmuş yığınla kitap ve karalama defterim. Zamansız bekleyişlere, sayısız gözlerin düştüğü otogarlardan birinde olmak mesela. Peronlara yaklaşan yolcu otobüslerini, kalbinin ritmi gibi gözeten, bazen de gidişlerin ardında bıraktığı ellerin savrulduğu otobüsleri seyretmek. Hüzün tutmuş düşlerin, ani […]

Devamı 0 Yorum

Çocukluğu Elinden Alınan Kız

Nasıl anlatsam sana içimin geçmişliğini, Çocuk yaşımda sırtlandığım olgunluğun yüreğime yaşattığı sinmişliği, Nerede bir ben görsem, arkama bakmadan uzaklaşışımı. Gülmelerin sesine tahammülsüzlüğümü. Bayram sabahlarının o kimsesizliğini, İşi deliliğe vurup asileşen yüreğin bir başına kalışlarını, Gerçeğin resmine karşıdan anlamsız bakışlarımı, İçime yuva yapan serçenin saydam, kırılmaz sanılan kanatlarının çıtırdayışlarını, Duyduğum çığlıkları martıların bir parça ekmek için […]

Devamı 2 Yorum

Elfidâ

Kâf dağının eteklerindeydim bugün Yalnızlığın tebelleş olduğu amansız; ucu bucağı görünmeyen genişçe bir eteği vardı. Kâh simurgdaydı gözüm; kâh simurgun peşi sıra giden otuz kuşta… Hepsinin bir oluşunu, var oluşunu ve onca depdepeli yolu bir olup geçmesindeydi sırrım. Önce batıp çıktıkları aşk denizindeydi gözüm. Kâh masmavi oluşunda kâh güneşin ışıklarıyla acının kızıllığına bürünmesinde. Yüzmekteydi binlerce […]

Devamı 2 Yorum

Destina – Bölüm 1

Sessizlik… Gözler… Sessizlik… Gözler ve yeniden sessizlik… Denizine küsmüş martı misali bakan bir çift göz. Nefes alışverişinin hızlandığını,kalbinin aniden,hızla attığını hissettiği o an.Her şey bir anda olmuştu aslında.Hareket etmiyor,masumane bakan bu gözlere bakıyordu sadece.Ne kadarda farklıydı diye düşünüyordu.Dalıvermişti o deniz  güzeli gözlere.Kendisini kaptırmaması gerektiğini biliyordu.Hemencecik kendini toparladı ve aniden: -Aman tanrım!Ne oluyor bana böyle? -Hayır,hayırrrr!..sözleriyle […]

Devamı 34 Yorum

Yazmak mı Konuşmak mı?

Siz de benim gibi kendini yazarak ifade edenlerden misiniz? Bir saat konuşacağıma iki cümle yazayım da derdimi anlatayım diyenlerden misiniz? Söz uçar yazı kalır diye kendini savunanlardan mısınız? *** Yazmanın Tiryakisi Nasıl ki dertlenince Senin ellerin sigaraya uzanıyor Benim ki de kağıda kaleme sarılıyor. Beyaz sayfalar karardıkça Benim içim hafifliyor. Yazmanın tiryakisiyim ben. Konuşmak değil […]

Devamı 2 Yorum

Şebnem Pişkin ile söyleşi

Şebnem Pişkin: Herkese iyi akşamlar! Mahmut Çalışkan: Merhaba Şebnem Hanım.. Hoşgeldiniz.. Tuğçe Arzik: İyi akşamlar. Yazarlığa nasıl başladınız? Şebnem Pişkin: Yazarlığa 2006da başladım. Bir gece aniden yazmalıyım dedim. Şebnem Pişkin: Tanımayanlar için hemen kendimden kısaca bahsedeyim Şebnem Pişkin: Tasavvufi ve fantastik öğeleri birleştirerek romanlar yazıyorum. Asıl hedefim tasavvufta öğrendiğim kadim bilgileri tasavvufla ilgilenmeseler bile herkesin […]

Devamı 0 Yorum

Mektup -cevaben-

Bulunduğum diyardan, bulunduğun diyara aşk kuşları uçurmadayım. Senin derdini bilirim, hamlıktan olmaya yol alanların yanışlarında yanmaktasın sen. O yüzdendir canının yanmaları, o yüzdendir gözlerinden yaşlar akıtıyor olman. Mümkün değil ki ateşlerde yanmadan pişmek, olgunlaşmak, kâmil olabilmek Şükret ki altındaki ateşi birileri yaktı da yanmaya başladın Bir bak etrafına, ne çoktur yanmaktan uzak duran hamların sayısı. […]

Devamı 3 Yorum

Mektup – gönderilen-

Canım Efendim! Selam ki Allah kelamıdır, her satırdan evveldir. Öncelikle hiç olandan, hep olana, sevenden sevgiliye selam olsun. Sana yazdığım en sonki mektubumun üzerinden aylar geçti. Sanma ki bu zaman boyunca aklımda değildin. Öyleydin… Yine yollardayım. İki şehir arasında gidip gelmelerdeyim. Yollar boyunca, yolcu-hancı misali insanların hayatlarına girip çıkmalardayım.. Hani nerede bir dert varsa, deva […]

Devamı 2 Yorum