Arşiv | Eylül, 2012

Şapkaları , Beyefendileri

Altından bir rüya gördüm, Siyanürler içinde Kaz Dağlarım. Altından çiçekler ,altından bulutlar,altından zeytin ağaçları, Altından kurulmuş siyanür manzaralı sofraları, Siyanürden ölmüş Kaz Dağlarının zeytin gözlü çocukları. Altından bir rüya gördüm, Siyanürler içinde Kaz Dağlarım. Altından rüyalar ,atından gerçekler, Siyanürü su niyetine siz için beyefendiler, O amerikan,o fransız çaputları ,nerede o çaputların beyefendileri? Şimdi kan’a damla […]

Devamı 0 Yorum

Saman tadı dedikleri şey var ya? O hayatmış lan.

Ve ben biliyorum bir gün sönmüş bir yanardağ edasıyla tekrar faaliyete geçeceğimi. İlginçtir ki bu aralar hep susuyorum. Ne yazıyorum ne çiziyorum ne de söylüyorum. O büyük patlayış an meselesi. Her şeyi içine atmak. Tıpkı bir yanardağın yer altından kızmış lavları çekip çekip biriktirip patlatması gibi, çekiyorum.. patlayacak. Sinirlerim, huzurum, psikolojim ve sayamadığım daha ne […]

Devamı 0 Yorum

YALNIZLIK PENCERESİ

Birdenbire atladım yalnızlık penceresinden, dünyaya karıştım, onlara bulaştım. Gördüm ki hiç kimse sevgiyi ezberleyememiş, sevgiyi sevememişti. O an anladım ki; birçok insan yalnızlıktan korktuğu için kalabalığı seçmişti. Sonra kalabalığın içindeki yalnızlığı keşfettim. Kimse bakmaz, görmez, duymaz ve dinlemezmiş hayatı, bencilmiş herkes. Kalabalık ama bencil; çok ama az. Dünyayla birlikte devran da döner diye beklermiş sevenler. […]

Devamı 0 Yorum

Allah Kahretsin!

Ona ne söylediğini bilmiyordu uyandığında. Kalbi kırgın ve durgundu ama bir başka kalbi de kırdığını veya kırmadığını, inanın hatırlamıyordu. Tek bir şey kalmıştı kafasında dün akşama ait: Sarhoş olduğu ve bir or*spu gibi ortada kalmışlık hissi, sadece bunu hatırlıyordu. Aslında gerçek de o değil miydi? Kalktı sıcak yatağından, önce New York’un gök kubbeye uzanan binalarını […]

Devamı 0 Yorum

Firar

     Kız gözlerine dolan yaşın akmasına engel olamıyordu. Yapmamalıydım diye düşündü. Aynanın karşısına geçtiğinde gördüğü yüz kendisinin değildi. Sürekli ellerini yıkıyor, belki o kiri temizlemeye çalışıyordu. Tekrar aynaya baktı, dağılan saçlarını elinin ıslaklığıyla düzeltti. Nefes almakta zorlanıyordu. Kendini bıraksa bağıra çağıra ağlayacaktı ama şimdi olmamalıydı. Dışarı çıkmalıydı hemen, neresi olursa kalabalığa karışmalıydı. Şimdi en korktuğu […]

Devamı 6 Yorum

Sevmek, Sevilmek

Halının her bir deseninde ne kadar göz emeği varsa, sevenin de sevilen üzerinde bir o kadar değeri var işte. Anlatılamaz, tarif edilemez ve en önemlisi geçekçi bir değer. Hiç kopmayacak bir desen. Hayatta bir kere yapılır o desen. O bağ bir kere kurulur hayatta. Değer’i de bu sebeptendir ya işte. İkinci baharını, üçüncü baharını ve […]

Devamı 0 Yorum

İNTİHAR

Biliyorum, Artık hiçbir mısra, Hiçbir gözyaşı kavuşturmayacak bizi Ne kayıplar eskidi sevmek yolunda Hepsi rüyaydı… Seni, Sadece seni, Ölmeden, Ölmeden son bir defa görebilsem… Gözlerimiz bu aşk yolunda kavuşmasa da olur, Beni fark etmesen de olur. Bu kadar büyüdün mü sahiden? Verdiğin sözleri ölümüne tutabilecek kadar büyüdün mü? Bende izin kalmış Yalvarırım gel onu al […]

Devamı 0 Yorum

HİCRAN’a HİCRAN

Ben düşmesem , Yıldırım düşecekti, bulutlar düşecekti, Yokluğuna ahenkli bir sonbahar düşecekti. Ben düştüm, Ölümün üzerine düştüm,beyaz kelebeklere düştüm Kendi adımlarıma düştüm ,adım adım düştüm. Ben düşmesem, Yokluğuna ahenkli bir sonbahar düşecekti ,içim içine düşecekti, Ben düştüm.

Devamı 0 Yorum

Yıldızlar gibi Sevişelim!

Söyledim kaç defa size, bu yıldızlar tükenmez diye. Hayatın bir parçası onlar. Gözle görülen; elle tutulamayan. Göze zevk; bedene hoşnutluk veren soyut bit madde gibi bir şey dünyadan bakıldığında. Kendilerini birbirine dokundurmadan, ruhlarıyla sevişen, üzülen ve insanları kendine baktıran değişik yaratıklar onlar! Onlar uzaklarda ama bizlere çok yakın olanlar aslında.

Devamı 0 Yorum

Karanlıklar ve Aydınlıklar

Sarp kadar olmasa da, Hasan da özlem duygusuyla telaşlıydı yeteri kadar. Onu da bekleyen vardı İstanbul’da çünkü. Yeni nişanlanmış olduğu sevgilisi, gözü yollarda bekliyordu onu. Delicesine, hasretle… Hasan, askerliğini yapmıştı ama mesleği askerlik gibi, insanı oradan oraya sürüklüyordu. İnsanın sevdikleriyle bir arada olmak için tek şansı hayaller oluyordu, şuan Hasan’a olduğu gibi. Hasan, şu an […]

Devamı 0 Yorum