Arşiv | Ekim, 2012

Şebnem Pişkin’le Röportaj

Öncelikle Merhabalar Şebnem Hanım, nasılsınız? Teşekkür ederim, gayet iyiyim. Hemen başlıyorum sorularıma, ilk yazı yazmaya ne zaman başladınız ve en önemlisi de bir kitap çıkartmayı nasıl ve ne zaman düşündünüz. Bunu gerçekleştirmek sizin için bir hayal miydi? Yazmaya ilkokul sıralarında başladım. Kalemimin kuvvetli olduğunu öğretmenim fark etmiş olmalı ki kompozisyon yarışmalarına katılmam için sürekli beni teşvik […]

Devamı 1 Yorum

SERBEST DÜŞÜŞ

Bu da benim vasiyetim olsun. İnsanlar gökdelenler ile dünyaya kazık çakmaya çalışıyorlar. Doğmamak için kendilerini analarına, ölmemek için dünyalarına bağlıyorlar. Asansörün kapısı açıldı, terasa çıktım. “Terasta kahve keyfi”, “360 Derece İstanbul manzarası”. Babil kulesini yapanlar tanrıya ulaşmaya çalışmıyorlardı. Babil kulesini yapanlar tanrı olmaya çalışıyorlardı. İnsanlık üstünlüğe hep gökte gördü, oysaki istikameti hep aşağıyaydı. Şimdi bile, […]

Devamı 0 Yorum

Bir Gün

Gece uyumanın ilk defa bu kadar zor olduğunu anladı Serpil. Gece yatağa yattığında düşünmek, insana uyumaması için yatağı çivili bir işkence aletine dönüştürüyor sanki. Ancak Serpil’in zamanı yoktu. Yarın, hayatındaki bataklığın ilk günü olacaktı yoksa. Düşünmeliydi. 1 gün önce “Kızım, hele bir sus sen,” dedi annesi kızını tehdit edercesine, “Baban hoş görmüşse bu iş olacak, […]

Devamı 0 Yorum

İNSAFLI BAYRAMLARIN OLSUN SEVGİLİM

Bayram senden insaflı çıktı sevgilim O geldi, sen hâlâ gelmedin Hatırlar mısın? Yine bir bayramdı Bana “Gitme” demiştin Gitmedim Gidemedim. İşte ben buradayım Sen neredesin? Kaç bayram daha geçecek sensiz?   “Gitme” dedim “Gitme” Gittin Sevgiliye verilebilecek en büyük yaraydı “Gitme” dendikten sonra Gönül insafa gelip, Yaraları sarmaz mıydı?   Bak bayram geldi Sen yoksun […]

Devamı 0 Yorum

Yazar Gizem Kayahan’la Söyleşi

  Öncelikle Merhaba Gizem hanım, nasılsınız? Merhabalar! İyiyim, teşekkürler.    Hemen sorularıma başlıyorum, “Denizin Külleri” adlı kitabınızı yazmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz? Liseye geçtiğim dönemde çok fazla roman okuyordum, bir süre sonra hikayeler bana yetmemeye, karakterler beni tanımlamakta eksik kalmaya başladı. Ben olsaydım şöyle yapardım, böyle yazardım, demeye başladım ve en sonunda ben […]

Devamı 4 Yorum

KENDİNE ÇIKAN YOL CADDESİ

Etraf ana baba günüydü, herkes bir yana kaçıyor, kimse kimseyi görmüyordu. Küçük kız hıçkırıklarla ağlayıp annesini arıyordu. Kimin kime çıktığı, hangi yol ayrımında birbirine denk düştüğü belli değildi. Peki niçin kaçıyordu bu insanlar, neden kaçıyorlardı? Küçük kız elindeki küçük valizini yere bırakıp, nefes nefese kalmış olmanın yorgunluğuyla kaldırıma oturdu. Birdenbire yanına kendisinden biraz uzun, sarışın, […]

Devamı 0 Yorum

“Zeytin ve Peynir ” arası , “Aşk”arası “Hüzün “diyordun,

“Zeytin ve peynir ” arası , “Ekmek” arası, “Aşk”arası “hüzün “diyordun, “Ekmek ” arası” mutluluk” diyordun, O kış günü ve bu kış günü “hüzünü” hala bilemiyordun. …………………………………………………………………………………. “Zeytin ve peynir ” arası mutlulukların içtikçe güzelleşiyor, İçtikçe güzelleşiyorsun, Koca denizi şişenin içinde yaşatıyor , Beni o kış günü ve bu kış günü hala öldürüyorsun…

Devamı 0 Yorum

Sana Ölmek Yasak!

Küçük kız dağılmış olan saçlarını yıpranmış elleriyle gözünün önünden çektikten sonra, tepesinde dikilen ve somurtkanlığından gurur duyar gibi bir halde olan adama baktı. Göbeği giydiği gömleği geriyordu. Adam ayağını kızın ağzına sokarcasına işaret ederek gösterdi, kızın ona baktığını görünce. “Baksana sen! Burası böyle kalacaksa derhal gözüme gözükme, yaptığın işi bari düzgün yap!” Kız, gösterilen yere […]

Devamı 2 Yorum

KAHROLASICA

Kahrolasıca baksana buraya! Aşkımız çığlık atıyor, intiharın eşiğindeyim, parmaklarımı kesecekken beni durdurmaya kalkıyor. Parmaklarıma kıyıyorum, seni bana vermeyen zamanı satırlarımla; mısralarımın en deriniyle, dibiyle dövüyorum. Hey Vicdansız! Suyum ısındı biliyorum. Çetrefilli limonlu aşkımız sapsarı sevemeyeceğimizi anladı, bizden ayrılmak istiyor. Ne çok biz kullanıyorum satırlarımda. Gerçekte yaşayamayan bizi yaşatmaya çalışmamın anlamı ne? Hastayım. Çok hastayım. Ateşim […]

Devamı 2 Yorum

YASAKSA YASAK

Gözlerin var mı yine aklımı çelecek? Sözlerin yok mu bir kurşun gibi değip geçecek? Doğru ya, bir sen daha yoktu artık gönül limanımdan geçebilecek… Gözyaşların var mı saatler ve de yağmurlarla yarışabilecek olan? Şimdi minnettarım sana şu kalp ağrımla, bana yaşattığın şu acılardan ötürü sana teşekkür ediyor, rabbime de şükrediyorum. Varsa yaşanabilecek acılar; demek ki […]

Devamı 2 Yorum