Arşiv | Ocak, 2013

Bir Gün Gitmişim

Düşünsene! Bir gün gitmişim ve geri dönemeyecek kadar toprağım. Benim canım şimdikinden az acır Senin canın şimdikinden çok acır Bizim canımız birbirinden ayrılır Derecesiz sevmişken Yaşadığımız bitmez derken Aldığım nefes, son nefese değerken Düşünsene! Bitmişiz Dün, gideceğimi bilircesine, sıkılınca izlersin diye filmler aldım sana Hangi kitabı alacağımı bilemedim de, yazdığım şiirleri bıraktım Sen okuyunca beni […]

Devamı 8 Yorum

Usta olmak gerekmez mi “yalan” sevgilere karşı?

Uzun ömürlü olup daha ne fırtınalar görmeyeceğimiz ne malum? Yaşamayı erkenden kesmeyip, nice rüzgarların yapraklarımızı savurmayacağı ne malum? Dallarımızın, güçsüzlüğünü dile getirmemesi, bedenimizin arık bu fırtınalara dayanamaması ne malum? Çınar kadar güçlü olduğumuz ne malum? Tecrübe edindiğimiz, yaşama deneyimi edindiğimiz, sertleşmiş, katılaşmış biri olduğumuz ve dallarımızın bir çınarınki kadar kuvvetli olduğu ne malum? Herkes yapabilir […]

Devamı 0 Yorum

ULUS MU, MİLLET Mİ?

   “Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eşdeğerde gördüremezsiniz!”       Hadi gelin kelime oyunu yapalım hep beraber dedim arkadaşlarıma. Kütüphaneye gittik ve farklı görüşlerden olan arkadaşımla güncel bir konu seçtim: Ulus mu, millet mi? En iyisi kelimeleri TDK da aramaktı.    Millet nedir diye sorduk TDK ‘ya. Çok sıkıcı yanıtlar aldık her zamanki gibi. TDK ‘ya […]

Devamı 8 Yorum

Muhafazakar Türkiye’m!

Anlamıyorum doğrusu. Neden böyleyiz biz çözemedim. Kendi kurallarımızı koyarak kendimizi ve başkasını yönetmeyi seven bir türüz sanırım. Değişikliği, farkındalığı yaratmaya çalışan, değişik bir toplumuz. Kısıtlamayı, kısıtlanmayı seviyoruz. Anlamıyorum. Kendi kişisel kararlarımızı uygulamayı, dar bakışlı görüşleri seviyoruz. Açılamıyoruz bir türlü yani! “MESLEK KURSUNA GİDİP NE YAPACAKSIN Kİ? LÜZUMU YOK!” Şimdi bulunması zor bir örnek olmayan klasik […]

Devamı 0 Yorum

Sadakat

Zarar’dan korktuğumuz kadar “Fayda”yı da sevebilsek keşke. Ölümden korktuğumuz kadar, yaşamdaki amacı da anlayabilsek keşke. Amaç olarak, doğruluğu mu? Gerçekçiliği mi? Yoksa sadece yaşamayı mı? Öylesine, şu anlık, doğaçlama olarak… Amacı siz seçin, hayatlar özgürdür sonuçta… Kimisi zevkine düşkündür, hazzın doruklarına çıkmak ister. Kimisi derdini içki ile bastırarak söndürmek ister,  her şeyi unutmak için; içer… […]

Devamı 0 Yorum

KİRLENEN İNSANLIK!

Biliyor musun çocuk? Bizim buralarda büyümek zor iş. Çocukken, biri öldüğünde ölümü sadece “Ölüm” olarak ele alırsın. Onun tek bir silueti kalır hafızanda. Seversen buruklaşırsın, sevmezsen unutursun. Hiçbir düşüncen olmaz kafanda. Olumlu- olumsuz. Büyüdüğünde ölüm bile siyasi düşüncelerle, insanlığınla, hayata bakışınla ve maddi imkânlarınla değerlendirilir. Cenazene ne kadar insanın geleceği konuşulur, ne kadar sevildiğin ön […]

Devamı 1 Yorum

Birand’a…

Bazen biri ölünce kendimi salak gibi hissederim. Duygusuz, saf. Bazen bir gülümsenin ne kadar da değerli olduğunu anlarım. Hani stresli bir günün sonunda akşam eve girdiğinizde, yapacağınız ilk şey Televizyonu açmaktır. Biraz umutla, kendinizi hoş tutma çabasıyla. Karşınızda hoş bir şey görme çabasıyla. Gülen bir yüz. Tebessüm. Mizah’ın samimiyetle birleştiği ve cana yakınlığın orjinal halini. […]

Devamı 0 Yorum

Sevgi’nin “GDO”su

Azıcık da olsa nankör olmamalı insan. Sevebilmeli az veya çok. Ya da kısmen. Tanımalı ve anlamalı etrafı. Sevsin yeter ki, sevginin tohumu sönmesin hiç! Zorla veya vicdansızca gözüne sokmadan sevmeli insan. Gök kubbenin özgür efendileri olan kuşlar gibi özgürce… Bazen sevmek için duygusuz olmalı, yürekli olmak için de vicdansız… Ve aynı zamanda gözyaşının tuzlu tadını […]

Devamı 0 Yorum

RÜYA

Uzun yıllar sonra ne olabilirdi ki seninle aramızda geçen? Kavga mı? Karşılaşma mı? Uyanıkken gördüğüm rüya, uyurken gördüğümden daha çok acıttı canımı. Yapma dedim! Zaman iyileştirir birikenleri de, dilden dökülen cümleler asılı kalır yaşantımıza. Ezbere bilemedim yaşamamayı ben, sen, boşlukta tutundukları mı, kendimi avuttukları mı, sırf sana anlatıldı diye acıttın, keşke sen eskiden olduğu gibi, iyi […]

Devamı 2 Yorum

Açılmamış Mektuplar

  Gönlünün gönlüme akmasıydı bahar, Hayatın kanayan tüm yaraları iyileşircesine… Şimdi bi dünya taşıyor sözlerimden mektuplar yazıyorum, hiç okumayacağını bilerek açılmamış, sana ulaştıramadığım mektuplar biriktiriyorum. Öyle kalabalık ki bu dünya, sensiz hiç bir yere sığamıyorum açtığın yaralardan kan akmıyor, sitemde edemiyorum keşke, ahh keşke anlamasaydın beni, şimdilerde hayatın anlamı, bıraktığın iki fidan hava soğuk, hava […]

Devamı 0 Yorum