Arşiv | Mayıs, 2013

ÖZÜR DİLERİM

Bugüne kadar kırdığım bütün insanlardan özür dilerim. Sizi kırmasaydım, özür dilemenin bende bu kadar şahane duracağını öğrenemeyecektim. Sizi kırmasaydım, insan kırarak insan olunamayacağını öğrenemeyecektim. Bugüne kadar kırdığım, üzdüğüm bütün insanlardan özür dilerim. Sizi kırmasaydım, hatalarımın bende bu kadar şahane duracağını, hatalarımdan bu derece ders çıkaracağımı, hatalarımla olgunlaşacağımı öğrenemeyecektim. Sizi kırmasaydım, sizin de bir kalbinizin olduğunu […]

Devamı 0 Yorum

ZEYNEP

‘Koş koş koş! Zeynep!’ ‘Yakalayamaz ki, yakalayamaz ki!’ ‘Yakalarım, dur kaçma!’ Zeynep, kırmızı mini eteği, beyaz çorabı, kırmızı pabuçlu ayakkabısı, iki yandan örülmüş saçlarıyla diğer oyun arkadaşlarından her zaman daha farklı görünüyordu. Mahallenin en sessiz, sakin çocuğu oydu aslında. Annesi terziydi, babası ise çalıştığı fabrikadan atıldıktan sonra kendisini içkiye, kumara vermiş, kahvelerden çıkmaz olmuştu. Zeynep […]

Devamı 0 Yorum

KORUYUCU MELEK

Onu görüyorum, bana gülümsüyor, el sallıyor, beni yanına çağırıyor. Yatağımdan kalkıp, terliğimi giymeden, çıplak ayakla yanına koşuyorum. Sessiz olmamı söylüyor, bizi duyabileceklerini, duyarlarsa arkadaşlığımıza izin vermeyeceklerini söylüyor.  ‘Merhaba, ben de seni bekliyordum. Birkaç gündür gelmiyordun, nerelerdeydin?’ ‘Başkaları da var, onların yanındaydım.’ ‘Beni niye aranıza almadınız?’ ‘Sessiz ol, geliyorlar…’ Arkamı döndüğümde annemle babamın bana baktıklarını fark […]

Devamı 0 Yorum

SAZLI VE SÖZLÜ ALDATMAK

      Kayıp ilanlı sevişmelerde bir merhaba arası vermek V.Y’için güzel ve bir o kadar da çirkin olurdu. Hem güzel hem de çirkinlik bu sokaklarda namını yürütmek için sol veya sağ kavgasından üstündü. Öyle ki süsü üstüne anıtsal  görmek ,şeytan ile ruhunu süslemek V.Y’için düşsel fantezilerdi. Renklerin hafif kaldığı ıslak saçlarında hiç kurulanmayan yalandan […]

Devamı 0 Yorum

Güzelim

Tümör aslında bize yapışmış be güzelim. Kurtulmak mümkün mü? Aslında ne kadar tuhaf. Yapışmaması gereken kişilere yapışan bu tuhaf hastalık. Sinsi. Sanki intikam alır gibi acımasız. Tuhaf. Vicdansız. Biz de bunların hiçbirini kendimize konduramıyoruz ya… Tuhaf olan biziz be güzel. Sen rahat ol, olur mu? Rahat ol… Tüm vücudumuzu esir almamış mı yani? Ona göre […]

Devamı 0 Yorum

UFAKLIK BAKIYOR CAMDAN

Tavanda asılı duran sen’in, yeryüzündeki ben’den sakladığı bir şeyler var. Tırnaklarımla kazıyorum bedenini, içinden ölü düşlerin hercai çırpınışları çıkıyor. Bedeninle örttüğün senli gecelerin, tuzlu acıları bedenimi yakıyor. Koşar adımlarla ilerliyorsun can damarımdan, ezip geçiyorsun, buhar oluyorsun, çiziyorsun göz kapaklarımı… Yokluğunda sensizliğin bunalımıyla tavlaya oturuyoruz, aksi şeytan galip gelince, ikisi birden beni yeniyorlar. Gelmişinin geçmişinin küfür […]

Devamı 0 Yorum

AĞLAMAK

Ağlamak iyileştirirmiş insanı, gözlerin kuruluğuna da iyi gelirmiş, nemli gözler biriktirip, gözlerimi iyileştirmektir asıl telâşım, bakma sen ağladığıma, ağlıyorsam, ağlama nedenim bundan… Geçmişe gitmedim yine, şu ândayım mesela. Ağladığım biri yok, yas tuttuğum biri yok, bak gözlerim yandı. Uzun zaman ağlamayıp, gözyaşlarına eyleme geçmelerini hatırlatınca böyle oluyor… ‘Ağlamazsan, mutluluğu da tadamazsın’ Öyle diyorlar, öyle diyenlerin […]

Devamı 0 Yorum