Aylık arşivler: Nisan 2015

Bir Aşksız Kalp Hikayesi

Bir adam, bir kadın ve günlerden bir gün. Herkes için bir gün,kadın için sadece o gün. Gözlerinin gözleriyle buluştuğu an, anlardan bir an ama onun için bir ömürde sadece o an.

Beklenmedik bir günde beklenmedik bir ayrılık. Acılı,sancılı geçmek bilmez aylar.Semada  yankılanan dualar,vuslatı bekleyen bir çift göz ve kırık bir kalp.Her gün gözlerinin gözleriyle buluştuğu anı hayal edip duran bir kadın.

Ya adam?Belki de bu ayrılıktan memnun bir adam.Belki de sadece kadın için bunun adı ayrılık.

Hayat, günün birinde yine kesiştirir yollarını,aynı yerde.Kadın artık kalbinde taşıdığı tertemiz aşkını onun kalbine hediye etmek ister.Aldanır tertemiz kalbi onun süslü sözlerine ,kendi gibi bilir karşısındakini. Ağzından dökülen her sözün kalpten dudaklara ulaştığını zanneder.Hakikat öyle değildir ne yazık ki.Tanıdıkça,günler geçtikçe adam umursamazca kırar kadının kalbini binlerce kez.

O, kırık kalple  gezerken,adam pervasız,acımasız kalbiyle gezer.Kadın aşkı içinde yaşar durur adam ise başka kalplerde tüketir.Kadın, her anında onun adını kalbinden geçirirken adam onu sadece gördüğü anlarda hatırlar.Kadın üzülür,kıskanır,ağlar.Bir gün kendine sorar.Bu kadar fedakarlık niye,kimin için?Ona değer mi?O andan itibaren üzülmekten yorulan kadın her şeyi bırakır.Önce saygısı sonra sevgisi uçar gider.

Kırık kalbi anlamasa da adam zorla anlattırmıştır kalbindeki aşkın adamın aşksız kalbinde yeri olamayacağını.

Seviyorumlarda Tüketilen Sevgiler

Öznesi gizli, eylemden oluşan tek bir cümledir “Seviyorum.”Kimi zaman dostlukla kimi zaman da aşkla çarpan kalpleri, birbirine sıkı sıkıya bağlar.

Günümüzde artık bu cümleyi kurmak çok kolay. Bir insan bir insanı çabucak seviyor  kolay elde ettiği sevgiyi de çabucak harcayabiliyor.

Sevgiyi,insanoğlu yanlış yerlerde arıyor,yanlış yerlerde bulduğunu zannediyor,yanlış kişilerde yanlış şekillerde harcıyor.Birbirlerini sevdiklerini söyleyen kişiler sanki aralarında sözlü antlaşma yapmış gibi,çıkarlarına ters düştükleri anda antlaşmalarını fesh ediyor ve her şey bitiyor.Karşısındakinin hep kendini anlaması bekleniliyor anlamak için çaba sarf edilmiyor.Sevgi artık masum kalplerde,saf ruhlarda aranmıyor,sevgi maddede,madde içinde para da ve parayla elde edilebileceklerde aranıyor.

Sevgiyi, maneviyattan çıkarıp denklemlere dönüştürüyor acımasız insanoğlu. Kalplerde yaşamaktansa aşkı, sevgiyi beyinlerde yaşamayı tercih ediyor. Denklemlerde, bilinmeyenlere istediği değerleri veriyor, matematiksel hesaplar yapıyor,topluyor,çıkarıyor,çarpıyor,bölüyor.

Kendisi için seviyor karşısındakini bu nedenle de her haliyle onu kabul etmiyor, edemiyor. Sevdiğini zannettiği kişiye karşı duyduğu hissi bedenden ruha taşıyamıyor.Aslında şöyle bir düşünürsek bu insanların birbirlerine duyduğu hisse,sevgi demek ,gerçek sevgiyi yaşayanlara ne büyük hakaret değil mi?Ama içinde bulunduğumuz şu dünyada sevginin ne hallere düştüğünü anlatabilmem için bu güzel kelimeyi,bu his içinde kullanmak zorundayım.

Unutmadan söylüyüm bir de alternatifler dünyasında yaşayan sevgiler var.Sevdiği olduğu halde insanlar, sevebilme potansiyeli olabilecek insanları hayatında koleksiyon gibi biriktirme yapıyor.Bir bakmışsın ki,göz açıp kapatıncaya kadar hayatından o gitmiş bu gelmiş.

İnsanoğlu sevmeye değil sevilmeye aç kalmış aslında.Herkes kendini sevsin,kendini beğensin,kendi için mücadele etsin peşinde.Sevilsin de sevenler ne halde olursa olsun umrunda değil.Sevilmediğini hissettiği anda da geriye dönüş,eskileri arayış içerisine girme eyleminde.

Artık  sevgiyi kimle yaşadığının önemi kalmamış, sevgi her yerde,herkesin kalbinde yaşanır olmuş.Kişi,karşısındaki için mücade etme gereği duymuyor bu nedenle. Alternatifi çok.O olmazsa bu olur,bu da olmazsa şu olur.İnsanlar sevgi de kararsız seveni harcamakta vicdansız.İnsanların kalbi,gözü kör.Hep kendini sevmeyenlerin peşinde.Kendine değer verene,karşılık beklemeden sevene,saf kalbini açana karşı kayıtsız,duyarsız.Nasıl olsa herkes şımartmış ,herkes seviyorum demiş niye bir kişiye gönül bağlasın ki?Ama bilmez ki,o seni seviyorum diyenlerin onu niye sevdiğini.Temiz kalbi için mi yoksa eşsiz ruh güzelliği için mi? Ne için?

İşte böyle böyle tükenmek, bitmek üzere sevgi kavramı ne yazık ki. Sevgisizler için bunun bir önemi yok, ama sevgiyi para da, geçici güzelliklerde, bedenlerde,karşılıklı çıkarlarda aramayanlar için öyle değil.

Bu insanlardan istediğimiz tek şey kalpten inanmadığınızı dillerinizden dökmeyin.Sevmiyorsanız sevmiyorum deyin.Çünkü sevmiyorum diyenler değil  en çok seviyorum diyenler acıtır insanın canını.

 

Yanlış Yollar Üzerindeki Doğru

Yanlışlar,yanlışlar,yanlışlar silsilesi… Önü arkası kesilmez.Evet şimdi bulduğum dediğin anda kaybettiğin bir an daha.İçinden bu kaçıncı yanlış nerde bu doğru diye geçirdiğin sayamadığın dakikalar.

Yaşam böyle bir karmaşa işte.Seni o doğruya ulaştırana kadar çok yanlışlar çıkartır karşına. Yaşamadan bilemezsin onun doğru olmadığını.Keşke bir yolu olsa üzülmeden,kalbini yaralarla,kırıklarla doldurmadan doğruya ulaşmanın.

Her bir yanlış ne yaralar açar değil mi kalbimizde.Ne varsayımlara ulaştırır bizi.Karşımıza çıkan her kişiye bir önceki varsayımlarla yaklaşırız.Belki de bu yüzden doğrumuz yanlışa çevrilir bir anda.Hep bir ön yargı oluşur beynimizde, şartlarız kendimizi olaylara.Zamanın,insanların çizdiği sınırlarda yaşarız ya da yaşatılırız.Küçük bir belirti yakaladığımız anda da teşhisi hemen koyarız.Evet  aynı olaylar,farklı insanlar diye geçiririz içimizden.Bazen de karşımızdakini bizim istediğimiz kalıba girdirmek isteriz.Sonuçta  ya dar gelir ya da geniş kalıp.Kimi zaman da hikayeler yazarız,karakterler çizeriz.Kalbimizdekini ana karakter yaparız,hikayemize dahil ederiz sormadan.Nerede ağlayacak nerede gülecek,nerede sinirlenecek,nerede nasıl davranacak hepsine biz karar veririz.Ondan sonra da mutlu son yazdığımız hikayede tesadüf olmayan mutsuz bir sonla karşılaşırız.

Hep doğruyu bulduğunu sanan kişi mi suçlu.Elbette hayır.Öyle insanlar öyle insanların içinde kişilikler var ki şaşarsınız.Her sözü,her davranışı sizi tek bir ortak noktada buluşturur. Aşk noktasında.Siz de ona göre davranış sergilersiniz.Sergilediğiniz anda bütün büyü bozulur.Bütün iyi hislerin yerini kötü hisler,bütün olumlu düşüncelerin yerini olumsuz düşünceler alır.Acı gerçek yüreğinize öyle bir çarpar ki adeta kalbinizi durdurur.O dakikadan sonra kalbiniz yorgunluktan başka hiçbir şey hissetmez olur.Üzülmeye,ağlamaya,kızmaya,kıskanmaya yorgunluğundan vakit bulamaz.Artık kalp et parçasından başka hiçbir şey değildir.Ardından kendi kendinize cevabı olmayan bir çok soru sorarsınız.Peki bu kadar sözün,cümlenin,hareketin hiç mi anlamı yoktu  bu kadar mı saftım dersiniz.Bütün cevapsız soruların cevabını kalbinde taşıyan kişi ise  bu süreçte  hayatını yaşar,hayatına yeni kişi alır,beğenmez çıkarır yenisini alır.Kendine yollar çizer onu da beğenmez siler yeniden çizer.Gelecek planları kurar içinde siz hariç herkes vardır.Pervasızca sözler sarf eder canınızı yakar. Size karşı kör,sağır dilsizdir.

Daha  kötüsü de var biliyor musunuz? Kendi kendinize aşık olursunuz karşınızdakinin haberi olmadan.Öyle beklentiler içerisine girersiniz ki beklentileriniz karşılanmadığında  kırılırsınız,üzülürsünüz,tavır alırsınız ,ama karşıdan hiç karşılık gelmez.Bilmez hakikati ya da bilse de bilmemezlikten gelir.Sevmiyordur çünkü sizi.Yalnızca gördüğü anlarda hatırlar.Görmediği anda siler hafızasından ne arar ne sorar.Onu size zaman ve ortam bağlar sadece.Şartlar değişip hayatından çıktığınız anda başka kişilerle çoktan bağını kurar gider.Siz ise onun minicik tavrından aşkı çıkartırsınız da ama o kocaman davranışlarından aşkın a’sının olmadığını çıkartmazsınız daha doğrusu çıkartmak istemezsiniz.Size bu saatten sonra  hayatınızdan akıp giden kişinin ardından bakmak kalır.Ne kal diyebilirsiniz ne de hakikati söyleyebilirsiniz.İçinizden karşınızdakinin  içine akmasını istediğiniz tüm düşünceleri ne hakla ne sıfatla diyebilirim ki diye düşünürsünüz.

Ben inanıyorum ki birilerini kalıplara girdirmeye çalışmadığınızda,ruhunuzu özgür bıraktığınızda,yanlış kişilere güzel  hisler beslemediğinizde,mutluluğunuzu birilerine şartlamadığınızda,günün birinde kalbinize biri girerse onu karşılıksız,çıkarsız,kendiniz için sevmemeniz gerektiğini anladığınız anda doğru kişi çoktan hayatınıza girmiş olacak.Bu dünyada nefes aldığınız her anda ve ruhunuzu sonsuzluğa teslim ettiğiniz sonsuz  hayatta  da yine sizinle kalacak.