ask-temsili

Aşkın Gerçekten Yaşı Yok Mu?

Yaz havasının yüreğime kattığı romantizmle soluğu Catherine Zeta-Jones’un baş rolde olduğu “Aşkın Yaşı Yok” filminin karşısında aldım. Niyetim sadece hoş zaman geçirmekti aslında ama daha film başlar başlamaz zihnim filmin sloganının cevabını arar oldu. Aşkın yaşı yok mu? Film, ülkemizde alışkın olduğumuz olgun erkek- genç kız ekseninde değildi öncelikle. Tam tersi, olgun, yeni boşanmış, 40 yaşında iki çocuklu bir anne ve karşısında daha üniversiteden yeni mezun olmuş 24’lük delikanlı. Hal böyle olunca, insan bu aşk yürür mü, diye düşünmeden edemiyor. Ekran akıp gittikçe, insanın aşka inancı artarken yaşın önemi küçülüyor. Hani derler ya, aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur, diye. Söz konusu aşk olunca, ister kadının yaşı erkeğin iki katı olsun ister tam tersi, bir önemi kalmıyor. Çünkü aşk kapıyı çalınca, mantık zihni arka kapıdan terk ediyor. Duygular alev alıyor. An’ı yaşamanın dışında her şey önemsizleşiyor. Sorumluluklar, insanlar, tenkit eden o bakışlar…

Film, tüm bunları o kadar naif bir dille anlatıyor ki bittiğinde bir süre koltuğunuzda kalıp, çalan o romantik parça eşliğinde sadece aşkı düşünmek istiyorsunuz. Sadece aşkı! Arkama yaslanmış kendimi müziğin ritmine bırakmışken aklıma Cenap Şahabettin’in bir sözü geliyor. Kocaman bir gülümseme gelip yüzüme yerleşiyor. “Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır.”

Olay ne yaşta, ne sosyal çevrede. Tek gerçek var; o da duygular. İnsanı olduğu yerden sürükleyip götüren, dünyada bir kendisi bir de sevdiği varmışçasına büyüleyen bir duygu, aşk. Ne yaşı ne milliyeti var. Aşkın tek bir dili var, aşık olanın yüreğinde dillenir o. Sadece aşıklar duyup anlar. Ve zaman, bir tek aşkın karşısında güçsüzdür. Zamansızdır çünkü aşk. Aslında belki de, aşk hakkında tek bir doğru ya da yanlış yoktur. Herkesin doğrusu ve yanlışı başkadır aşkta. Bugün şiddetle karşı çıktığımız yarın yüreğimize sızan bir virüs gibi bizi başkalaştırabilir. Söz konusu aşksa bugünün yanlışı yarının doğrusu olabilir. “Asla” dediklerimiz bir gün “belki” hatta “kesinlikle” olabilir.

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
Deneme içinde , etiketleriyle tarihinde tarafınadan gönderildi.

Gülşah Elikbank hakkında

1980 yılında İstanbul’da doğmuş. 1999′da Nazilli Süper Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlamış. Marmara Üniversitesi’nde Yönetim ve Çalışma Psikolojisi üzerine Yüksek Lisans Eğitimi yapmış.İstanbul’da yedi yıl bir inşaat ve turizm firmasında üst düzey yöneticilik yapmış. Sonrasında Bodrum’a yerleşerek kendi otelini işletmeye başlamış. Çeşitli dergilerde kitap eleştirmenliği yapıyor. İlk romanı Siyah Nefes. Evli ve Rüya adında bir kızı var.

Aşkın Gerçekten Yaşı Yok Mu?” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>