Yazar arşivi

Aşığım

Şu dünyanın düzenine hayranım. Düzenine de, büyüklüğüne de, göz alıcılığına ve her zaman ki gibi; dünyevi zevklerine de. Her zaman her şekilde bize en iyisini sunan dünyaya, hayata, yaşamın sunduğu ayrıcalıklara ve zevklere. Her gün başka bir şekilde yaşamaya, her gün farklı bir şekilde sabahlamaya, her gün farklı bir kokuyu duyumsamaya, aynı şeylerden daha fazla […]

Devamı 0 Yorum

Her Erkeğin Kadını

Biçimsiz bir vücuda sahip olduğu için, beğenilmek konusunda tereddütleri vardı kadının. Acaba onu, vücudunu çırılçıplak, loş bir ışıkta görmeden, bu şekilde beğenmiş miydi? Yoksa biçimsiz bir vücuda sahip olduğunu anlamıştı da, her ne olursa olsun ona bir türlü açılamamış mıydı? Vücut, onun için önemli bir seçenekse, adam için daha önemli değil miydi? Erkek, daha biçimli […]

Devamı 2 Yorum

Naci’nin Yeri

Naci’nin Yeri Meyhanelerden hoşlandığı pek söylenmez aslında. Kokusunu severdi ama tadını asla beğenmemişti. Yakup, meyhaneleri sevmediği gibi, İstanbul’un Ermenileri tarafından kurulan ve işletilen meyhaneleri daha da sevmezdi, düşman kesilmişti adeta. Ona göre o işletmelere buradaki Türk meyhanelerine zararlıydı. İşi kapan genelde onlar oluyordu. Sevilen taraf yani… Kokusu muazzamdı meyhanelerin ama tadı berbattı, hoşlanmazdı pek fazla. […]

Devamı 1 Yorum

Cesetler ve Dilekler

Cesetler kadar onurlu varlıklar var mı dünyada? Yok! İnsanların ölümü kadar güzeli veya çirkini hangi canlıda görülmüş? Ölü insan bedeni yakan davar, gömen de var, evinde saklayan da… Hatta parçalara ayırıp yiyende var… Ölünün yaptığı onuru, ölmemiş olan gösteremiyor… Oldukça tuhaf insanlar, oldukça! İnsan cesedi yakılmalı mı sizce? Bütün görüşlerinizi unutup, bu konuda hakkında özgür […]

Devamı 0 Yorum

Bile Bile Ölmek

Eskiden o anlatırdı bize. Biz yatakta olurduk, o söylerdi hiç durmadan. İyi olun, derdi. Kimseye kötülük yapmayın, derdi. Kimseyi üzmeyin ve herkesi sevin derdi. Öyle yaptık bizde. Yapmaya çalıştık ya da. Kimse kimsenin acısını bilemez elbette. Kimse kimsenin sevincini de bilemez. İnsanlar, biri ölünce her zaman demek için “başın sağ olsun” derler. Geleneği bozmamak önemlidir […]

Devamı 1 Yorum

Güzelim

Tümör aslında bize yapışmış be güzelim. Kurtulmak mümkün mü? Aslında ne kadar tuhaf. Yapışmaması gereken kişilere yapışan bu tuhaf hastalık. Sinsi. Sanki intikam alır gibi acımasız. Tuhaf. Vicdansız. Biz de bunların hiçbirini kendimize konduramıyoruz ya… Tuhaf olan biziz be güzel. Sen rahat ol, olur mu? Rahat ol… Tüm vücudumuzu esir almamış mı yani? Ona göre […]

Devamı 0 Yorum

Tok Bedenler

Hurdacılık yaparak geçimini sağlayan adam, sabaha doğru üşüdüğü için sobasını yaktı ve nedeni bilinmeyen bir şekilde yangın başladı. Sonuç; hurdaları dışında, kül olan umut ve sevgiler… Isınan bedenler. Minibüsle ile araba çarpıştı. Minibüste düğünden eğlenip dönen bir ailenin iki çocuğu yaralı, hayati durumları ciddi… Göletin etrafında top oynayan kuzenler, akrabalardan oluşan bir piknik. her şey […]

Devamı 0 Yorum

Sevgi Okyanusu

Ellerinde poşetle, kaldırımı çıkacakken sendeledi ve arkaya doğru sırt üstü düşecekti yaşlı kadın. Saçları beyazlamış, ideal boyutta ki gözlüklerini takmış, başörtüsünün ucundan bir tutam beyaz saç dışarı fırlamış, ayaklarına papyon şeklinde terlikler giymişti. Yetmiş yada altmış küsür yaşlarındaydı. İstanbulluydu. Ve sırt üstü düşmek üzereydi. Arkasında bir dayanacağı el hissetti. Sıcak, sevgi dolu ve güvenilirdi. Belki […]

Devamı 0 Yorum

Doğmayan Çocuk

Hayatımızda yaşanılan dramlar, sevinçler, evlenmeler, boşanmalar, ağlamalar, tartışmalar, savaşmalar, gerginlikler, sinirler, eğlenceler, hüzünler, hastalıklar, sevişmeler, öpüşmeler, aşık olmalar, unutamamalar… Sonuncusu ne kadar tuhaf. Unutamamalar… Kimi, neyi, hangi sebeple? Hangi hakla? Neye güvenerek? Onunla beraber olmayı hayal etmeler, onunla birlikte olan silüetler kurmalar, aynı yatağı, onun omzunu, vücudunu, gerdanını, dudaklarını hayal etmeler; sanki bizimmiş gibi davranıp, […]

Devamı 0 Yorum

Kayıp Bir ‘Cennet’

“Çekil be kenara, o götü büyütmesini biliyorsun madem, kaldırmasını da bileceksin.” Kadının hareketleri küstahtı. Sesi ise o küstahlığa artı katan bir hareketti. Gözlerini büyütmüş, kaşlarını çatmış, bakışlarını keskince fırlatmıştı yaşlı kadına. Yaşlı kadın ise sadece sessiz kalmakla yetinmişti ve az kiloluydu. Küstah değil, kötülüğe artı ekleyecek bir harekette bulunmamıştı. Belki sadece şimdi, belki de tüm […]

Devamı 0 Yorum