Yazar arşivleri: Göçmen İzler

Göçmen İzler hakkında

Bir varmış ben/ Bir yokmuş sen/ Kahramanları kayıp masallar/N.Ö/ Kitap, şiir, deneme, öykü ve yazmak. Sadece Yazmak

Kiti’ye


Kiti’ye:

    -Levin: Sevgili Kiti!
Ben ki, yıllardan söz kesmiş saçlarım, aynalardan alel acele kaçan yüzüm,
acemice saklanmış sevinç gözlerim.
Ben, bir ihtiyar sana koşan.
-Sen;  gençlik aynası, tutundum isminle dört bir harfinden sana.
Ben: Levin, belki sensiz, belki sevimsiz, yalnız, uzak ve koşusu bitmeyen dört bir harfine……

Seviyordum sizi; bu kadar, hepi topu bu kadar demeli “de”.
Dile dolanan nedir?
Kalbe çalınan nedir?
Yüze sürülen nedir?
Gülüşlerde koklanan nedir?
Ellerde yığılan nedir?
Parmak uçlarında üşüyen nedir?
Kiti; herşeye rağmen sensizlik…. Bitmesin..


Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
dcb1vncd7

Arayış

Adını söylüyorsam
susmalıyım…
Aşkını soluyorsam
ölmeliyim…

Beni kendinden mahrum bıraktın.
Dönüşler hep sessizliğe,
Bırakıp gidişlerin hıçkırıklarına.

Baykuşlar uyutuyor gözlerim
Şiirler yontuyor kalemim.

Düşlüyorsam seni
uykumada silahlar peş peşe.

Rüyalar topluyorum uykularına,
Dualar süslüyorum yarınlarına,
Sevinçler diziyorum adına.

Gözyaşı da olmasaymış
İçteki acı nasıl boşalırmış?

Sahi, yalnızlığı ne siler?
Ne kudretli bir mürekkeple yazılmış ki,
Silinmesi zor,

Çıkmaz lekesi,
kalır izi…

Uykunun ayrımında değil gözlerim
Kalbim düşüyor geceye
Karanlığın tam karşısına dikilip,
Seni soruyor defalarca..

Nerdeydin Sevgili….
Neredesin Sevgili….///

Neşe ÖZTÜRK

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
bavul-temsil

Kendiyle Karışık-1

Anne ben şehir şehir dolaşmak istiyorum.

Küçük bir valiz, birkaç parça eşya, her seferinde ellerimden kayıp düşmekten son anda kurtulmuş yığınla kitap ve karalama defterim.

Zamansız bekleyişlere, sayısız gözlerin düştüğü otogarlardan birinde olmak mesela.

Peronlara yaklaşan yolcu otobüslerini, kalbinin ritmi gibi gözeten, bazen de gidişlerin ardında bıraktığı ellerin savrulduğu otobüsleri seyretmek.

Hüzün tutmuş düşlerin, ani kararlarla adımlandığı yollara düşmek.
Çiçekler, kuşlar… Oturduğum yolcu koltuğundan gökyüzüne dalıp dalıp gitmek, sevgiliyi düşlemek.

Yakasına özenle işlenmiş allı, güllü, hikayelerin sıralı olduğu yolcu koltuklarından birine yaslanıp kendi hikayemi yazmak istiyorum.

Eski şehilerin kokusunu saklamak, toprak kadar kadim medeniyet sürmüş kentlere gitmek.
Beş asırdır yaşamış gibiyim, bu coğrafya içime dokunmuş. Sayısız ilmek atılmış bedenim şehir şehir, iç içe geçmiş.

Bilmiyorum; nedir beni koparıp atan. Dağ, taş insafsız sürükleyen. Bir yerlerde, tamamlanmış sıradan bir yaşam sürmemi engelleyen.

Yazmak mı; ruhuna dünyaları sığdıramazların kaleminde huzur arayışları değil midir?
Bitmeli belki, uslanmalı, hüznü büyüten durdurak bilemez arayışlar.

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email