Yazar arşivleri: Şehri Çabuk

Şehri Çabuk hakkında

"kimse yollara hayal kırıklığı aramak için çıkmıyor..." şehri çabuk

Bir Gün Gitmişim

Düşünsene! Bir gün gitmişim ve geri dönemeyecek kadar toprağım.

Benim canım şimdikinden az acır

Senin canın şimdikinden çok acır

Bizim canımız birbirinden ayrılır

Derecesiz sevmişken

Yaşadığımız bitmez derken

Aldığım nefes, son nefese değerken

Düşünsene!

Bitmişiz

Dün, gideceğimi bilircesine, sıkılınca izlersin diye filmler aldım sana

Hangi kitabı alacağımı bilemedim de, yazdığım şiirleri bıraktım

Sen okuyunca beni hırpalamadan anla

Ya da çok geç artık anlama ve ağlama

Bir avuç toprağım var, onu da elimden alma

Bırak artık beni, yoruldum dağıtıp toplamaktan kendimi

Başka, başka tercihlerim varken,

Seni yaşamaktı aşk bana!

Yanımda oluşun güç verdi hayatıma

Ben tüm parçamı verdim sana…

Yuvam diyeceğim tek yer senken;

Düşünsene!

Bir gün gitmişim ve geri dönemeyecek kadar toprağım.

Benim canım şimdikinden az acır

Senin canın şimdikinden çok acır

Bizim canımız birbirinden ayrılır

şehri çabuk

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

RÜYA

Uzun yıllar sonra ne olabilirdi ki seninle aramızda geçen? Kavga mı? Karşılaşma mı?
Uyanıkken gördüğüm rüya,
uyurken gördüğümden daha çok acıttı canımı. Yapma dedim! Zaman iyileştirir birikenleri de,
dilden dökülen cümleler asılı kalır yaşantımıza. Ezbere bilemedim yaşamamayı ben,
sen, boşlukta tutundukları mı, kendimi avuttukları mı, sırf sana anlatıldı diye acıttın,
keşke sen eskiden olduğu gibi,
iyi gözüken hallerimin kanıtını benden dinleseydin.
Şimdi sen, boğulacağım yeter artık söyleme diyorsun,
Derya deniz olsa, yüzmeyi bilmeyen ben, seni kurtarmak için atarım kendimi o denize
Ben biraz önce sustum, döktüm içimi; kaleme kurşuna
Sonralarımızda eskidikçe anlam kazanan dostluğumuz hatırına
Üzülme sakın, sakın haa!
Biz nelerden geçtikte, el ele çıktık yollara.
        şehri çabuk

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Açılmamış Mektuplar

 

Gönlünün gönlüme akmasıydı bahar,

Hayatın kanayan tüm yaraları iyileşircesine…

Şimdi bi dünya taşıyor sözlerimden

mektuplar yazıyorum, hiç okumayacağını bilerek

açılmamış, sana ulaştıramadığım mektuplar biriktiriyorum.

Öyle kalabalık ki bu dünya,

sensiz hiç bir yere sığamıyorum

açtığın yaralardan kan akmıyor, sitemde edemiyorum

keşke, ahh keşke anlamasaydın beni,

şimdilerde hayatın anlamı, bıraktığın iki fidan

hava soğuk, hava uzun, hava şafak

pencereler kapalı, mektuplar yarım yamalak

zihnimden gemiler geçiyor, boğazıma takılarak

kim sarabilir ki, senin bende açtığın yarayı.

Kalmak, biten birşeyleri toplamaya çalışmak

oysa, gönlünün gönlüme akmasıydı bahar,

Hayatın kanayan tüm yaraları iyileşircesine…

 

Hiç vazgeçtiğimi yazmadım sana

hayallerim var, bana bıraktığın iki fidan adına

tek yolu vardı yaşamın, sessizlik döktüm hayata

böyle, soyunup teraziye çıkmaya korktu yazdıklarımda

sen gittin, sen gittin

toprağın altı acıyor

yürüdüğüm yollar sarsılıyor

açılmamış mektuplar yazıyorum sana…

şehri çabuk

 

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Sakın Suçlama!

 

Sakın suçlama! Hayattan daha çok acıtır inandığın canını. İnandığını da suçlama. O belki de hiç istemedi senin kendisine böyle çok inanmanı. Sitem de etme! Sitem ki bu dünyaya, kendini zoraki kabullendirmiş bir duygu. Yanma sen, kendi kendine yakma canını, dağılmasın hayat yüreğinde, kırılmasın olmadık yerinde. Sakın suçlama gideni. Ve bekleme! Giden gittiği gibi dönmez, “gelmeleri olmaz gitmelerin”, bekleme! Acıyı geleceğe ekleme. Tutun hayata, bilgedir hayat, öğreticidir ve hayat doğurgan ana gibidir.

şehri çabuk

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

DOSTUM SANA

 

Yeni yıl geldi de ben en çok sevdiğim dostumun eskimeyen eski yılında kalamadım. Sana da olmuştur belki aynı şeyler, aramasını beklerken aramaz seni, mesajlarına cevap vermez, sen ısrarlı sındır ararsın, yeni yıl için mutlu, mutlu seneler yazar birde mesaj kutundaki o kocaman gülen yüzden eklersin yazına oysa o seni görmezden gelir, olsun dersin bunca yılın hatırı var yüreğimde sevgisi var, beklersin… “Sitem üşütür de seni, sen yine onun bi sesini duymak istersin.” Onun yapılacak işleri çoktur, verdiği davetlerde yerin yoktur, çaya gelen komşularının konuşacakları boldur ve sen yine anlamazsın o senin geçen yıllarda ki yürek dolusu dostundur, hiçbir olumsuzluğu ona kondura massın. Yeni dostlar edinmek istemezsin, senin için dost demek birikimdir uzun, uzun hayat paylaşımı demektir. Kendini yorgun hissedersin. Bu zaman akışında diline dolanır Nazım Hikmet’ten bir söz
(Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte. )

şehri çabuk

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

ATATÜRK’e

 

Şimdiler de yorgun yurdum

Hani senin önderlik yapıp kurduğun

Atam, mutlu maskeler yüzler de

Kan ağlıyor için için, bize armağan ettiğin Türkiye

 

Geçmiş geldiği zamana seyirde

İlerledik sandığımız her yıl, kaybettiklerine öykünmekte

“Ne Mutlu Türküm Diyene!”

Atam, saat dokuzu beş geçe, kaldır başını bir bak ülkene

 

Açtığın yolda büyüyor çocuklarım

Bize armağan ettiğin bayramlar sensiz yarım

Sana layık olmak için sönmedi umutlarım

Atam, her on kasım da gidişine yanarım.

Şehri çabuk

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Sabaha

Geleceğini giyip uykuya dalıyor gözyaşları
Şimdi diyor kuruma zamanı
Sustuklarımı duyuyor gece
Duyduklarım sağanak yağmur oluyor
Usul usul katlanarak çoğalıyor zifiri karanlık
Ya yarınlar olmazsa derken
Geceyi onarıyor mimar
Aydınlanıyor umutsuz sabahlar.
Kaçıncı kez geçtik biz bu yoldan
Kaçıncı kez döndük en sondan
Şimdi susuyor tüm yollar.
Sırılsıklam yaklaşıyorum hayata
Son kozumu kullanıp, tümümü ortaya koyuyorum
Ömürden alıp, takas yapmak yasak diyor
Derken, yüreğim eriyor, an bitiyor.
Bekliyorum…
Ve bir martı kanat çırpıyor.
Şehri Çabuk

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Su Misali

Yollar su misali akıp giderken, adımlarını birbirine dolaştırır insan, yollar ki acıtır canını, acıtır umutlarını.Hele birde gitmekte olduğun şehir yüreğinden büyükse,
bir güne hem bırakmakta olduğun, hemde varmakta olduğun şehir düşecekse.Kimbilir hayat hangi sağır öyküyle karşılar seni.Ve bilirsin bu anlarda aşk değildir duyduğun,
kenarda kalmış insanları, sürüye karışmadan yaşanmış aşkları anlatmaktır derdin.Eski hayatların, eski aşkların, suskun acıların, cana uzak düşen sevdaların,
gitmekle bitmeyen yolların öyküsüdür anlatacağın. Bir şey olmak, biri olmak, ayakta durmaktır varmak istediğin yol.Başka türlüsünü anlatmaya gücün yetmez,
saçaklarında rüzgarın bitmek bilmeyen kıpırtılarıyla varırsın gittiğin yere.Çıkmaz aklından geldiğin yer, ruhun yeni yeni endişeler besler içinde, kaçsan varacak, seni onaracak sevgi bulamazsın.
Canın yanar attığın her adımda, artık çok geçtir geri dönemezsin.Su misali akıp gider hayat, sen tutunmak istedikçe sendeler, düşmeye razı olsan da düşemezsin.şehri çabuk

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

KÖTÜ YOL (gidersin)

ne konuşmak yorar aşkı, ne de susmak

kaderini yazamadığın gibi, kederinide silemezsin

hayat yönetir çaldığın orkestrayı, şikayet dahi edemezsin

ve aşkı onda görmüşsen, aşkın içine düşmüşsen

mutlulukların onun gözüne sıkışmıştır, o andan itibaren.

Yüzünü al, kendini al git desende, kalmak daha çok acıtır canını

uzun süre bilmezsin onun, senin neyin olduğunu

uzaklara gitmek, hayata onunla değmek hayali sarar tüm ruhunu

gitmek, kalabilmekten daha kolaydır şimdi

tek bir yol açılır önüne

aşk iyi gün haberi olarak düşer içine

zaman hiç olmadığı kadar cömert davranır düşlerine

ona baktıkça güneş bir örtü gibi tüm bedenini sarar.

Sevmek ağır gelir, sevdiğini çoğaltmak istersin, daha çok sevmek

onunla kalabalık olmak, onunla tüm oyunları kazanmak

onunla uyuyup, onunla sessizleşmek istersin.

Alır götürür bu yol seni

ne aşktan ,nede hayallerinden vazgeçemezsin.

şehri çabuk

 

 

 

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

KÖTÜ YOL (Öykü)

Her şey çok başkaydı en başında
Şimdi, ihanet olmuş yeni kentler sığınağım
Yapamam dediğiniz anlarda çıkarsınız, en zorlu yolculuğa
Yanınıza neler alacağınızı bilmezsiniz,
uzak düşer sevda canınıza.
Yağmurlar yağar sonra, yağmurlar,
temize çekersiniz herşeyinizi,kendinizi, hayallerinizi
eskimiş olduğunuza üzülerek
yeniden doğma savaşı vererek
yıkarsınız ruhunuzu, göğsünüzde ki hüzün çiçeğini yeşerterek.
**
Kalp çarpıntılarınız deprem olur, gözleriniz lâl rengi
Elleriniz öykü kokar
Ve, cılız yıldızlar aydınlatır gecenizi.
**
Aynı anda, hem içinize hem dışınıza bakar kalırsınız
“Bir şey olmaktan umudunuzu kesip;
Var olmak dahi istemezsiniz.”
Başka başka çatılardan akar gülüşler üzerinize
Sizi ağırlayan hayata lanet edersiniz
Yeniden başlar öykünüz
Caddeler önünüze kötü yol açar
Siz yollar temizlenene dek ağlarsınız
Ve farketmezsiniz, zamanın içinden geçmek sizi yaralar
Sesiniz kadere baskın çıkar,
mutluluk, hüznün içinde belirgin
Ağlarsınız,
temize çekersiniz herşeyinizi, kendinizi, hayallerinizi.
***************
şehri çabuk

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email