Yazar arşivleri: Veysel Aksoy

Veysel Aksoy hakkında

ben hayatı okyanusa benzetenlerdenim. yelkenliyle denize açılmış ve rotasını rüzgara bırakmış kimselerdenim...

hikaye1

Giderken

Son baharı yaşayan İstanbul'a benziyorsun giderken.

Sararıyor benzin,gözlerimde yaşlar...

Rüzgar tararken

Cennet dökülüyor saçlarından.

Göz bebeklerimden dökülüyor umutlar,

Üzerinde yürüyorsun.. 

ve

ömür diliyorum sana giderken,

Sen çok yaşa emi.!

Yaşa ki çok gidişe tanık ol

Kimi sevsen kaysın avuçlarından ve bende kalan yarını hatırla

Bende kalan acı yanlarını

Ve geride bıraktığın hayal kırıklıklarını...

Veysel Aksoy


Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
images

sonrası…

Korkak bir ses tonuyla ‘nereye’ dedim,

‘Uzağa çok uzağa’ dedi,ayağını sürdü yere;sanki içim titredi yerinden…

Koymuştu kafasına gidecekti ve bilirdim dediğini yapardı çok geçmeden

Aşk’a dair hiç bir cümle durduramazdı artık o’nu!

‘Ölürüm kadın,gidersen ölürüm’ dedim.

‘Unutursun çok çok üç-beş ayını alır’ dedi

Üç-beş ay sürmedi; öldüm, o cenazeme bile gelmedi…

 

veysel aksoy

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
veqa94

Yokluğuna

bazen bir yağmur yağar,
yeter onu hatırlatmak için bana,
gök gürlese, korkup sarılmaları düşer aklıma.
saatler alacaklı gibi,
saniyeler bir bir çivi çakıyor

düşüncelerime…

sonra güneş doğuyor,
ben, gözlerim kapalı selamlıyorum yeni günü.
yoksun ya,
ne yapacağımı şaşırıyorum
yanlışlıkla
damarlarımdam ağlıyorum…

 

Veysel Aksoy

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
imgres

sonra

 

 

adın,

bir çocuğun dilinden çıkan anne kelimesi kadar masun olur,

adımın yanında düştüğü an.

ve seviyorumların başına ama

sonuna belkiler karışırsa,

değersizleşir beraber geçirdiğimiz onca zaman…

 

Veysel AKSOY

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
cookiesm_veda_lanzarote_wege_1243599404

Mülteci Bir Aşk

 

Yasa dışı bir aşk, sana karşı duyduğum,

Bu ülkenin tüm yasaları dışladı beni.

Yüksek öğretim kurumları kapılarını kapadı yüzüme,

İrticai faliyette bulunuyor muşum.

Bilmiyordum, adını bu kadar telaffuz etmemem gerektiğini.

Keşke giderken unutmasaydın adını dilimde,

Belki bu kadar dışlanmazdım,

Mülteci bir aşıktım, taşa tutuldum.

 

Bileklerimi kanattılar benim,

Ve sırf adını unutmam için

Yalancı hafıza kayıpları yaşamamı istediler,

Başıma defalarca başka isimler vurdular…

 

Bunca acı olmaz,

Giden herkes unutulurdu bir gün.

İnsan doğasını bozmakla suçlandım..

Suçluydum…

Anneme karşı suçluydum,

Kimseyi onun sevgisine eş değer kılmamalıydım.

Tanrı’ya karşı suçluydum,

Kendime yeni bir mezhep edinmemeliydim,

Kokunu nefes gibi içime çekip, sözlerinle doyurmamalıydım karnımı…

 

özür dilerim…

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
sanadır-

Vedalar Sessiz Olur

Zaten her veda sessiz oluyor, bu yüzden konuşmamalıydı.
Konuşmadı.
Öyle süslü ve sanki karşısındakini çok düşünüyormuşçasına,
Bir ‘hoşçakal’ demedi, çünkü iyi bilirim yapmacık değildi.
Düşünmüyordu beni, düşünse gitmezdi.

Şimdi bir kaç kırık hayalim var,
Her gün sağıma soluma sürdüğüm…
Şu yüzümdekiler kırışıklık değil,
Hepsi birer umut kesiği…

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email