Yazar arşivleri: Zedka

Fevri

Çok özlüyorum. Özlemek o kadar ki ellerimi kullandırtmıyor. Bisiklet tepesi şarkılarımızı açıp bisiklet tepesi yüreğimi aldım koydum ömrüme. O eski hayallere döndüm. Hafızam insanlarımca arşivli. “K. ile yaptıklarım. T. ile sevdiklerim. M. ile günahlarım.” Çok, çok, çok ağırız omzuma. Çok kalabalığım.

Hiçbir şey yaşamadım, diyorum arkama bakıp. Sonra yüzleri geliyor, kokuları .. Onca şarkı. Boşuna değil bu yaş. Ama öylesi olmalıydı ki … Böylesi oldu. Burada olsalardı. Bisikletimize binip gitseydik yokuş yukarı “if a kult bi layk deeeettt a vult giiiiiivvvvv enitiiiiiinnnnnnnn!” diye bağırsaydık, utansaydık apartman köşelerinde bıraktığımız gazoz şişelerinden .. Ömrümüz olsaydı.

Çok özlüyorum.

Yaşıyorum, biliyorsunuz değil mi?

Bu halin sebebi, vazgeçmiş olduğum bir hayalimi gerçekleştirebilmem adına önüme bir fırsat çıkmış olması. Bu hayali onunla kurdum ben. Onunla inandım. İnandığımdan da çoktuk. Bu hayalin gerçekleştirilmesi bana büyük şeylere mal olacak. Bugüne dek düşlediğim hayat, çok farklı bir şeritte ilerleyecek artık. Yaşayıp yaşamadıklarımı hesapladığımda küçümsüyorum hani elimde olmadan, onu yapamayacak kadar ivedi olacağım. Ben severim telaşı ve bu telaş bir yerde dinecek elbet. Düşüncesi bile mutlu ederken bir türlü masabaşı yapamamış olmayı garipsiyorum. Eh, buna da yazın verdiği mayhoşluk diyelim!

Nasıl vazgeçmişim öyle kolayca. Salak mıymışım? Gerçekten yorgun muymuşum? Ne olmuş ki yapmışım böyle kötü şeyler!

Efendim, bu ne sıcak! Birileri Mikail’e bizim insan olduğumuzu, çamurdan yaratıldığımızı, eriyebileceğimizi hatırlatsın dilerim.

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email