Yazar arşivleri: Amo-te

Amo-te hakkında

..hiçbir kalem ve hiçbir ben, sonraki sayfada aynı sen'i bulamıyoruz..

IEKLI_~1

Renkli Düşünceler Penceresi..

Renkli ağlıyorum bugün.Tüm yalnızlar özensin diye.Onlarda ağlamanın ne kadar renkli olduğunu, görebilsin diye.Ağlamak her zaman üzüntü sonucu olmaz.Mutlu olduğunda da ağlar insan.Güldüğünde bile..

Renkli ağlamayı deneyin.Yeni ,yepyeni bir pencere yapın önce kendinize.Pencerenin önünde en güzel çiçekler olsun.Pencereyi açtığınızda en güzel kuşlar cıvıldasın.En güzel insanlar selam versin.En güzel.,en güzelleri gör o pencerede..

O pencereden salıver kötü düşünceleri,hainlikleri,kinlikleri,kıskançlıkları.salıver gitsin hepsi..

Sana mutluluk kalsın.Hatta o pencerenin adı Renkli Düşünceler Penceresi olsun.Hayatında başka bir pencere olmasın..Yalnız ordan bak.

Olur ya canın sıkılırsa bir gün ‘Ben Renli Düşünceler Penceresi’ her zaman hizmetinizdeyim.Ama ağlamaktan pörtlemiş gözlerle,kıpkırmızı bir burunla gelme sakın!Kızarım sonra ,ama kızarkende hep gülerim.Bilirsin Gülücük Torbam patlak benim..

Burdaki çiçekleride ihmal etme sakın.Özenle seçmiştim senin için unutma.Arada gel, onları sula.Onlarda ağlamasınlar sonra.

Mutlu zamanların olursa gel paylaş benimle..Gülücük çok bizde unutma!

Temizliğimi de unutma.Kirlenirim,tozlanırım.Senin karşına hep temiz çıkmalıyım.Gerçi renkli gözyaşlarımız temizler ya!

Eğer candan dostun olursa ,tut kolundan getir.Onuda kendimize benzetiriz nasılsa..

Hatta..hatta tüm dünya gelsin bana.Baksın penceremden.Hep renkli penceremden..

İster ağla ,ister gül..Ama Renkli unutma!

 

Yaşamak Renktir

 

Yaşamak renktir,

güzelliktir beyaz,

umuttur pembe,

hüzündür siyah ve çoğalmaktır gökkuşağının kolarında…

Yaşamak, uçmaktır kanatlanıp buluta ,

ağlayıp yağmaktır toprağa,

açmaktır dallarda boy boy,

fide fide filizlenip umuda.

Yaşamak renktir, renk; yürektir, yürek işçiliğidir.

Şair:Alpay Oluklu

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
76570_476833849456_197177969456_5618539_7668562_n

..ve Göz Yumduk!.

Söylenmeyen sözler vardır hani ya da söylenemiyorlardır.Bir an cesaret edip karar verirsin..Ama boğazın düğümlenir,ellerin ayakların birbirine dolanır,hızlı kalp atışlarını duyar yalnızca sağır kulakların,korku yüreğine birden oturuverir.O kararlı halinden eser kalmaz,beynindeki tüm evetleri uçsuz bir uçuruma sürüklersin o an..Git gel akıllı gibi olmaya başlarsın,yine karar verirsin.Birden ölü hücrelerin canlanışı gibi dökülmeye başlar sözcükler..Önceden ezberlediğin gibi ‘hadi yapabilirsin’..Ezberinde , ezberlediğin sözcükler cephe alırlar sana.Sonunu söylersin , ortasını söylersin,Ama hep başı eksik kalır.Zaten hikayenin başıda hep böyle başlamaz mı?.Başında eksik yaptık bir şeyleri, eksik olan bir şeyler vardı.”Göz Yumduk!”…Tüm olumsuzluklara gözümüzü kapatarak cevap verdik,ağzımızı açarak değil.Göz yummak yerine ağzımızı açmayı becerebilseydik söylenemeyen sözler hiç olmazdı bir ‘hiç’ olurdu.1-0 yenik başladık biz.Ve şans vererek, affederek, onlara 1 sayı daha kazandırdık.Fazlasıyla mağlubiyet aldık.Dahasında yara aldık..Yani 0 ları hep sola yazdık. 

000…-100…Onlarsa hep sağa..

 

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
166137_10150090759424457_197177969456_6063157_7711202_n

Dostum Corç’a Gülücük Dolusu Mektuplar..

Merhaba Corç;

Mektuba ilk nasıl başlanır tahmin etmeye çalışıyorum şuan.Heralde, halini hatırını sormak lazım..Nasılsın Corç?.Sen yokken çok değişiklik oldu..En çok kalbimde..Sonunda vurdum kilidini.Yakalamak epey bi zamanımı aldı ama sonunda fanusa koyabildim.Öncelikle bunun mutluluğu var ama buruk bi mutluluk sen gideli çok oldu be Corç.Gelsen diyorum artık,dönsen buralara.Eskisi gibi oluruz heralde.Dertli günlerimde ağlarım ben, sende dinlersin, tesellide bulunursun.Sen gülersin, bi kahkahada ben koparırım olmaz mı?Hani Corç hatırlar mısın bilmem!.Yumurtalı ekmek yerdik sabahları yanında ince ince doğranmış domates,salatalık.Hala tadı damağımda..Sabahları vururduk çantaları omuzlara tutardık okul yollarını.Güle oynaya giderdik.Arada tanıdıklara rastlardık.Eksik olmayan gülücüklerimizi dağıtırdık onlara.Bazen de olur olmadık şeylere küserdik Çorç..Büyükler gibi davranırdık, afra tafra yapardık, çok güzel rol keserdik.!Öğrenci sıkılır hani ders çalışmaktan.Biz sıkılmazdık seninle; hoş doğru düzgün derste çalışamazdık ya..Ama hep yüksek alırdık sınavlardan.Hep yüksek alınca alışmışız tabi şımarmaya hep beraber çalışıyoruz derslere.Bi gün dedim ya Corç ;Senle ders falan çalışılmaz diye..İçime büyümüş olacak ki, bu sözleri hiç söylememiş gibi davrandım.En sevmediğimiz ders Matematik’ti.Ama onu eğlenceli hale getiren yine bizdik Corç hatırlasana..Bir keresinde..dersimiz Sosyal Bilgilerdi,tenefüs zili çalar çalmaz seni yanıma alıp haritanın olduğu duvara doğru öğretmenin yanına koşmuştuk.İşte o diyalog şöyle gerçekleşmişti;

-Şey öğretmenim..,ben bişey sorcaktımda…

-Tabi sor yavrum.

-Ben eskiden Sibirya’ya gittim.(O zamanlar demek ki öğretmen Sibirya’dan bahsetmiş)

-Nasıl olur yavrum..,Sibirya çok uzaklarda!.?..(ve öğretmenden kocaman bi kahkaha.)

-Tamam işte bizim gittiğimiz yerde soğuktu , buz gibiydi..

Öğretmenin kahkahası git gide yükselmekte!.

-Adını yanlış hatırlıyosun galiba sen..(..hocadan kahkahalar devam etmekte..)

-?!?..(Kendi kendimle konuşur gibi)..Ama gittim yaa.!

Hatırladın değil mi?.İşte o gün koşa koşa gittim eve.Anneme olanları anlattım.Öğretmenin bi eşide annem..Gülüyor ,gülüyor..hala gülüyor..En sonunda gülmekten karnı ağrıdı sanırsam sustu..Ben:

-Niye gülüyosun ne var bunda..(bunu okurken şeyi düşün..ııımm..!.Annesi küçük bi çocuğa dişleri çürür diye şekeyy almamışş.Çoçukta dudağını bükmüş:))

Annemden cevap yine geç geliyor çünkü hala gülüyor..Neyse sonunda biraz hafifledi gülmesi..Ve dediki:

-Kızım orası sibir yaylasıydı..Hemde Türkiye’de:)..

O anda,şekerim yere düştü,omzumdaki çantayla beraber cup yere bende kapaklandım..Hocayada rezil olmuştum.Ertesi gün epeyce gülmüştük..Ve her toplandığımızda andık bu güzel! olayı..Tabi hocanın yanına gidip anlattım durumu,kusura bakmayın demiştim..Ahh Corç.Ne güzel günlerdi onlar.Başımızdan geçenleri yazsam heralde ooohhoooo,sayfalar dolusu olur..Sen de unutma beni Corç olur mu..sakın unutma..Mektubuma burada son veriyorum sanma sakın, benden kurtuluşun biraz zor,biraz değill çoo.k zor.Allah’a emanet ol Corç..Seni seviyorum Dostum Corç!

Mektubum Seni Seviyorumla bitmedi..Çünkü seni sevişimin herhangi bir sonu olamaz Corç..!!

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
zynp

Ölüme Dikkatlice Gidiyorum..

Olay mahalindeyim şuan..her yer kırık dökük..Sana getirilen güzel kır papatyalarını koymak için aldığın vazo,duvarda güzel saatleri,dakikaları saydığın turkuaz mavi saatin,seni mutlu günlere uyandıran gukguklu saatin onlar bile kırılmış..ilerledikçe anlıyorum ki asıl kırık olan ‘KALP’in..Kalbin çok kırılmış..Geceleri başını yastığa her koyuşunda yalnız olduğunu anlamışsın.Otobüste eve dönerken yine başını cama koyup kimsen olmadığını anlamışsın.Evde yemek yerken hayali biriyle konuşmuşsun, dertleşmişsin.Onu arkadaşın,ailen hatta sevgilin olarak düşünmüşsün.Artık saygın kalmamış kendine.Bitmiş,tükenmiş,hissizleşmiş bir insan olup çıkıvermişsin.Sonra da durmadan boş sokaklarda boş boş gezinmişsin.”Yalnız olmak iyidir aslında hergün boş yere başın şişmez,yüreğin acımaz ve sonunda üzülmezsin”Tekrar kendime gelip , dönüyorum.Kimbilir kaç keç üstünden geçtiğim kağıda ilişiyor gözüm.Elime alıyorum. Küçük bir bebeği elime alışımdaki hassasiyeti gösteriyorum ona.Sanki bir insanmış gibi ve kalbini kırmak istemezmiş gibi,sonunda ölüm varmış ve ölüme dikkatli gider gibi,nazikçe açıyorum.’Merhaba’yla başlayıp ‘Hoşçakal’ ile biten bir mektup..Dikkatlice bırakıyorum mektubu, güzel günlerin ,güzel hatıraların yaşandığı evden çıkıp kapıyı örtüyorum..Ve ölüme dikkatlice gidiyorum…

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
annem-temsili

Anne

Karanlıkta yazıyorum bu yazıyı anne.Yanlızca seni sana anlatmak istedim..Senin her zaman başımı koyabileceğim yumaşak bir omzun vardı.Ne zaman kendimi kötü hissetsem yaslardım başımı.Nedense birden dolardı gözlerim.Evde ki herkesin nazını çekerdin sen..Sen yeri geldiğinde herşeyin fazlasını düşünürdün belkide.. Amacını bazen yanlış anlayanlar olsada.Ama ben seni bilirdim anne.Sen çocukların için isterdin hep fazlasını.Hep fedakarlık hep fedakarlık, zor iş anne..Bazen kızarım anneme,istemeden de olsada kalbini kırarım ama gidipte yanağına ufak bir öpücüğü konduramam.Ufak bir öpücüğü çok gördüğümden değil , ne biliyim( bu duruma bir isim koymak zor geliyor) açıkcası nedensiz!Ufak bir şeye canım sıkılsa hemen annemi özlerim.Bilirim ki onun yumuşacık omzunda rahata,huzura kavuşacağım,tüm dertlerimden kısa bir süre olsada(o süre ömre bedel)kurtulacağım..Şu cümleleri yazarken bile gönlünü almak istediğim zaman ki çekingenliğim var.Gözlerim doluyor ama ağlayamıyorum ANNE!..

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email