images

Belgesiz Belgesel

HİKAYEDEN HİKAYE

Mor Dağlar ile tanışma vakitlerimde ne az,ne çok ,ne de ucuzdum.Ateşim kibrit alevinden bir kordu yanar iken ortalıklarda.
Mor Dağlar beni bilirdi sorsalar ona “bu adam kimdi “diye.

Mor Dağlar bugün düğün telaşında “pilta” çiçekleri ile. O “piltalar” yok mu ? Başımın belası,senden yana ise başının tacı hepsi.

Bir köy,birkaç köylü ve düğün evi ..
Kaçaktan gelenler ,gidenler hep aynı suretler.Anlaşma yapmışlar vaktin birinde sen tütün,sen kumaş ,kim uymuş ki bu söze bu dağdan başka..Alabildiğine tütün,görebildiğine kumaş düğün evinde ,gelin ve damat belgesel bir derinde.
Köy İmamı

-Şişşş uyuyor pamuk prenses Mor Dağlarda,uyandırma.
-Pamuk prenses öpülmekteymiş,yedi cüceler sanıp karışma ,karıştırma.
-Şişşşten git ,şişşşeden git,içmeden git.

Siyahı siyahtan çalan ağrılı atım,ağrısız başıma iş aşmıştı .Urumiye karşıda,ne işin var Hanik’te.İnce bir su sızar,yeşilliktir Hanik’in önü ,bilenler bilir kaçaktır ,İran’dır.

Bir adım attım mayın ,o yeşillik ,o “piltalar” ne zaman mayın oldular ,nasıl zamana uydular ?
Hanik’in önündeki minnacık köprü sınırmış,bir adım Türkiye ,bir adım fark ile İran.Sihayı siyahtan çalan atım adım atma sırası senin,bir adım oraya,bir adım buraya atla dur,o”piltalara”basma dur!

Pahalı bir yük satın almak pahalı bir yük olduğu anlamına gelmez Mor Dağların kendine ait zamanlarında.Kime niyet ,kime kısmettir ah ile vahın macerası.Hızlı olmak lazımdır yük yük üstünde bir kurşun gördüğünde ciğerlerinde.Ölmemek lazımdır yük yük üstüne yaşamak için.

Siyahı siyahtan çalan atım siyahı nasıl çaldı ise bende onlarca uçurtma çalmam lazımdı Mor Dağların hakimiyeti için.Mor Dağların o rüzgarında uçurtma uçuran çocuklar bulutlara ne kadar yakın olabilirdi çalıntı uçurtmalarla?
“Ne çalıntısı “derlerdi çocuklar ,tütün değil,kumaş değil ,uçurtma.
Hanik’ten uçurtmaları Mor Dağların kefilliğinde alıp verdim çocuklara.
Çocuklar Mor Dağları kefil gösterdiler aynı benim satın alır iken yaptığım gibi.Çocuklar aynı ben ,kefil aynı kefil.

Çalıntı uçurtmalar uçmayı yeni öğrendiler bu dağlarda kartalların eşliğinde.Gökte her uçurtmaya bir kartal düşüyordu,adaletli bir dağılımdı yani kartal ,uçurtma ilişkisi.Benim gözüm hala bu yükseklere çıkan uçurtmada.Nasıl vals yapılırın orjinal gösterisi.Birazdan uçurtmalar final danslarını yapacaklar,juride seçkin ünsüz çocuklar ve birde kaçakçılık yapan ben..
Kazanan belli ,kazanan bu dağlarda rüzgardır mişli geçmiş zamandan ,şimdiki zamana.

Urumiye’de kuş istilası vakti şimdi ,dere tepe kuş,ağaçlar kuş .Cennete adım atıyorum en büyük ayakkabılarımla,en büyük umutlarımla.Bu cıvıltılar çocuk cıvıltısından biraz manasız kalıyor,çocuksuz bir cennet,her yemek öğünü boş bir cennettir.

Hanik’e kuru sıkı laflarımla destursuz girdim.Bilmeden ölmek buna denir.Cennet mi , şimdi cehennem mi bana iklimin üzerimdeki bitki örtüsü ?

Mor Dağların Belgesiz Belgeseli..
İşte Budur.

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>