mehmet-ali-birand-hayat-n-kaybetti

Birand’a…

Bazen biri ölünce kendimi salak gibi hissederim. Duygusuz, saf.

Bazen bir gülümsenin ne kadar da değerli olduğunu anlarım. Hani stresli bir günün sonunda akşam eve girdiğinizde, yapacağınız ilk şey Televizyonu açmaktır. Biraz umutla, kendinizi hoş tutma çabasıyla. Karşınızda hoş bir şey görme çabasıyla. Gülen bir yüz. Tebessüm. Mizah’ın samimiyetle birleştiği ve cana yakınlığın orjinal halini. Böyleydi işte Mehmet Ali Birand. Orjinaldi. Gerçekti. Sahiydi. Sahte olan bir gülüşü yoktu. İnsanları her şekilde sevdiğini gösteriyordu. Amacı sevmek ve sevilmekti. Özgündü.

Bazen de kravat ve saatleriydi her şey. Gözlerimizi alamazdık tavrından ve kravatından. İnancını bilemeyiz ama işinde ve ekranda tam bize uygun düşen bir yüzdü. Haber sunma tabularına sanki yeni bir dönem getirmişti, izlenmişti tüm halk tarafından.

Yüzündeki gülücüklerin etkisi haberlere göre değişirdi. orjinalliği her yerdeydi. Sahte değildi asla o! Aradığımız bir yüzdü. Sıcaklığını aldığımız, haberleri ne olursa olsun, o sevgisini esirgemezi randevusunda. Şimdi yok. Biraz ani oldu sanki. Erken ya da. Daha olmamalıydı, sevgili Birand gibiler bu ülkeye bir daha gelemez… Özlendi bile şimdiden. Yüreklerde, kalplerde, yüzlerde… verdiği tebessümlerin intikamını alır gibi sanki ama yok, o kıyamaz… o unutulamaz. Gülüşü, bakışı ve kravatları… Özleyeceğiz seni, özleyeceğiz!

Tüm milletimize başsağlığı dilerim.

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>