Etiket arşivi Acı

ACI ÇEKMEYE HAZIR MISIN?

Tenine ‘hayat devam ediyor’ yapışacak… Ne giyersen giy hiçbiri onun kadar yakışmayacak…

Devamı 0 Yorum

GÜNAHLARINDAN KORKANLAR SICAĞI SEVMEZLER

Her beden tozlu yollarda çamura bulandığını düşünür. Kimi tozdan soluksuz kaldığını sanır, kimi ise gerçekten çamura bulandığını… Çok az kişi bilir tozun yağmursuz çamurlaşmayacağını… Her şey gibi tozun da kötü olması için bir başkasının iyisine ihtiyacı var… Yağmur! Gülü hayata döndüren yağmur, tozu çamurlaştırır! Ne tuhaf değil mi? Kiminin baharları sondadır. Hüzün kokar… Mutluluğu bile […]

Devamı 1 Yorum

SEKS İŞÇİLERİ DE İSYAN EDER (!)

Başlığı görüpte tövbe tövbe deyip, yüzü kızaranlar varsa okumasınlar! Mesela kimse Arınç’ın yüzüne bakıp ‘vajina’ demesin… Yüzü kızarıyormuş. Kendisi mesir macunu fırlatabilir ne de olsa mesir macunu ‘viagra’ değilmiş… Ha O, viagra gibi sözcükler de kullanabilir… Ama kimse onun yanında kalkıp kadının organından söz etmesin… Organ dedim, acaba o da yüz kızartır mı?! Neyse… Geçenlerde […]

Devamı 0 Yorum

Sen

Ah sen! Benim yarım kalmış büyük hikayem,, İyi insanların yazdığı iyi kitaplardan “ben” demenin edebe aykırı olduğunu öğrendim, ben de çareyi “sen” demekte buldum. Ben Leyla’sız çöllerde Mecnunvari hikayeler anlatan biriydim, sonra ben “ben”den vazgeçip “sen”i anlatmaya karar verdim,, Sen bu gökkubbenin altında her kaybolduğumda “ben”i bulduğum liman, sen şeytan diye “ben”i taşladığım yegane alan, […]

Devamı 0 Yorum

GÖNÜLLÜ

Ne istiyorlar benden? ben henüz o kadar büyümemişken onlarla başa çıkamazken ruhumla bedenim kopuk birbirinden benden ne istiyorlar? Üzülüyorum hallerine halimden ötürü de kendime uğraştıkça bulaşmayayım ruhlarına diye misafir oluyorum en derin acılarına sanki gönüllüce

Devamı 0 Yorum

Aşk Tanrıçası’nın İdam Günü

Coşkulu kalabalığı susturmaya çalışan görevliler uğraşlarının bir sonuç vermediğini görünce bazısı vazgeçip, kenarda olanı biteni izlemeye karar verdi.  Geriye azınlık olarak kalan görevliler ise öfke naraları atan ve ellerine geçirdikleri her şeyi rast gele bir yerlere savuran kalabalığın arasında ezilmemek için şu yapılacak olan şeyin bir an önce başlayıp bitmesi için dualar ediyordu. En sonunda […]

Devamı 1 Yorum

Bir Gün Bile!

sonunda yenildim sana ne kadar kaçsamda olmadı bir gün bile inkar edemedim seni sevdiğimi.. bir gün bile   acılar çoğalmasınlar diye bakmadım uzun zaman gözlerinin içine   en sonunda kalbimi susturmayı denedim denedim de bak işte ben onu beceremedim   kaçışlarım usandırır sandım seni bir gün bakmasam yüzüne ömrünce bakmazsın sandım   ardıma bakmadan gidersem […]

Devamı 6 Yorum

12 Eylül Hüznü…

Bugünden yıllar önce. 12 Eylül 1980/ Benim yaşlarımda bir çocuk: Adı Erdal Eren. Boynunda bir ilmek ve genişçe bir ip. İdam sehpasında. Asılmak için beklemekte. Suçu: bilinmemekte. Veyahut uydurulma bir suçtan muzdarip. Daha doğrusu, reşit olmayanı asan cunta bir hükümetin acımasızlığından idam sehpasında. Yaşı büyük değil… Henüz on altısında. Ya da gün almıştı on yedisinde. […]

Devamı 2 Yorum

Vatan Sağolsun!

Bir insan neden yazar ki? Ya da bir yazar, klavyenin başına oturduğunda niçin alır başını gider cümleler? Aslında dökmek istediklerimiz midir ki bunlar böylesine istemsiz bir şekilde yazarken. Ya da rahatlıyor muyuz? Bilmiyorum… Lakin şu sıralar rahat olamadığımı burada açıkça yazmassam olmayacak. Rahat değilim. Yazsam da bitmiyor bu rahatsızlığım; yazdıklarımı tek bir sinirle yırtıp atsamda […]

Devamı 10 Yorum

Elfidâ

Kâf dağının eteklerindeydim bugün Yalnızlığın tebelleş olduğu amansız; ucu bucağı görünmeyen genişçe bir eteği vardı. Kâh simurgdaydı gözüm; kâh simurgun peşi sıra giden otuz kuşta… Hepsinin bir oluşunu, var oluşunu ve onca depdepeli yolu bir olup geçmesindeydi sırrım. Önce batıp çıktıkları aşk denizindeydi gözüm. Kâh masmavi oluşunda kâh güneşin ışıklarıyla acının kızıllığına bürünmesinde. Yüzmekteydi binlerce […]

Devamı 2 Yorum