Etiket arşivi: Deneme

Hava Çok Güzel Bugün!

Külleri kalan aşkın anısına,yeniden, duygularımı ısıtıyor.
Hava çok güzel bugün .İçim: bebeği doğan bir annenin, çiçekler açan yüreği gibi.Kıpır kıpır. Yaşanmış aşkın kokusu burnumda tütüyor. Güneşe bakıyorum. Sırtını gökyüzüne dayamış,tepeden göz kırpıyor bana. Aramızdaki o sırrı hatırlatırcasına. Külleri kalan aşkın anısına,yeniden, duygularımı ısıtıyor. Sağ tarafıma dönüyorum. Köşede çiçekçi.Rengarenk çiçekler, görücüye çıkmış kahve sunan kızlar gibi,yerleştirildikleri plastik vazoların içersinde, mis gibi koka koka süzülüyorlar. Onlara bakınca kuruttuğum çiçekler geldi aklıma hemen. Evet o kuruyan çiçekler! Kokusu kalmayan, rengi hala dursa da ne yazık ki! solan. Kurumadan önce onlarda bu süzülen çiçekler gibi tazeciklerdi..

Kuşlar küme küme uçuyorlar.Düğünleri var sanırım.Küçüklüğümde de, böyle düşünürdüm.Bir şey değişmemiş.Şimdi de öyle düşünüyorum.Özgürlüğe kanat çırpmak. Bu kadar bağımlılıktan sonra, düşüncesi bile insana ilaç gibi geliyor .Ele ele tutuşmuş bir çift, bütün aşklara meydan okurcasına,bir köşede sadece bakışıyorlar .Kıskanarak bakıyorum onlara. Nasıl da mutlular.Dudakların suskun kalması,gözlerin konuşmasıyla o kadar çelişiyor du ki, birşeyler söyleyecek diye bekleyen kızın, birden sevgilisi tarafından öpülmesi, benim aşkı bir kez daha alkışlamama neden oluyor.

İnsanın en büyük hazinelerinden biri de, anarken hoşuna giden, hatıralarıdır. Bu güzel hava ,ilk yaşadığım aşkı getirdi aklıma. Havayı içime çekişimdeki haz, aşka duyulan bir özlemdi. Balıklara, mercanlara, denizanalarına vs. ev sahipliği yapan yosun kokulu denizlere misafir olmak istiyorum.Baş köşesinde değil, kıyısında, kumlarında değil çakıl taşlarında oturmak ve dalgalarla dertleşmek istiyorum.Ben hüzünlendikçe köpüren, ben köpürdükçe dinginleşen dalgalarla dertleşmek..

Arabalar geçiyor yanımdan. Camları kapalı, sesiz arabalar.Kızıyorum! şu tenekeden ibaret şeye bir can verin diye.Açın bütüm camları, yüreğinizin camları ile birlikte.Başlatın müziği.Renk katın ruhunuza. İster şimdiyi yaşatın ister geçmişi.

Yeter ki heyecanla buluşun.Haykırın dünyaya ! “Aşıksanız “Aşığım” , üzgünseniz de “Hüzünlüyüm” diye.Annenizi arayın, ya da bir dostunuzu. Onları unutmadığınızı hatırlatın. Bir çocuğun başını okşayın.Dokunmanın zevkini hem siz yaşayın hem de bir masuma yaşatın. Bir kediye süt verin. Aç bir karnı doyurmanın keyfine varın. Mutlu edin kendinizi. Sonra da herkesi.

Sabah serin diye giyindiğim ceketimi çıkarıyorum.Oh be! Dünya varmış. İnsanın hafiflemesi kadar güzel birşey var mı? “Şimdi” diyorum. “İşe gitmek olmasa “! Giyin en rahat kıyafetlerini, doğayla baş başa. Çıplak ayaklarını, teslim et toprağa. İçine çek oksijeni. Nefes alsın içindeki aşk.Yeniden yaşama dönsün diye. Yeşil yapraklı ağaçların sarmaladığı bir gölün üzerinde dans eden kuğuları seyret.Arada sağı solu kolaçan eden sevimli sincaplara kaysın gözün.Ağaçların tepesine çevik tırmanışları hayrette bıraksın seni.Sonra bir uğur böceği konsun saçlarına. Şarkısını mırıldanmaya başla.”Uç uç böceğim.. O uçtuğunda, yüreğin de uçsun yeni aşklara. Dedim ya ! Hava çok güzel bugün

koyugri8co5

Yitik Aşk

 

Hatırı sayılır tarçın kokulu gecelerin rengi vardı teninde. Ellerinde ise kırmızı güllerin izleri. Yitik bir aşk bakışlarında tuzla buz olmuş sanki. Bense, mahrem aşkların içinde kaybolan mahcup sevgililerden sadece biri. Gülüşümde gelincik tarlalarındaki sevişmelerimizin mutluluğu olmalıydı. Bilinmeyen bir yerlerde , defnedilmiş duygularımın keşfine çıkmış olan kum saati kalbimle, seni tekrar gördüğüm o tatlı anın dehşetinde. Bir kadın ağlıyor aynada. Kül rengi saçlarında, yaşanmış gül kokulu aşkın hasreti ve kirpiklerinin arasında kaybolmuş birkaç damla gözyaşı ile.Yüzündeki derin çizgilerin her biri büyülü bir ufuktu, acıyla yoğrulmuş. İçindeki ses, avaz avaz bağırıyordu bitiremediği aşk’ı. Ne aşk’lar tükenmişti zamanla, ne aşıklar! Onun aşk’ı hala uçurtmalar uçuruyordu engin yüreğinde. Bir kadın ağlıyor aynada. Yapayalnız yüreğinde, hazin bir aşkın öyküsü. Uzaklarda bir sevgili unutamadığı. Sevmek, sevilmek ne güzel bir şeydi ! Hele sıcacık renkler ve ışıklarla süslenmiş aşkın içinde insanın kendisini gerçekten bir kadın gibi hissetmesi. Göklere yükselerek dans etmek.Dans ederken delice sevdiğini düşünmek.Ne yazık ki! Duygularının doruğa ulaştığı anda onsuzluğa alışmak. Canı yanar ya insanın! Onun çok ötesinde birşey. Hayatı sensizlikle bitirdiğim noktada, hala virgüller var ellerimde kavuşmak adına. Kırılan düşlerimin her biri saklı, çözülemeyen bulmaca karelerinde. Aşkı başka aşklarda yaşamak anlamsız geliyor bana.Tedbirsiz yakalanır ya insan, sağnak bir yağmura işte aşk-a da öyle yakalanmalı. Sonra sırılsıklam kalmalı. Bir kadın ağlıyor aynada.Gözlerinden yaşlar yuvarlanıyor, bir bahar akşamı kadar serin dudaklarına. Aşk; her zaman, yarım kalan, zamansız, yitik sevdalarda.. AŞK’tır.