Etiket arşivi hüzün

ACI ÇEKMEYE HAZIR MISIN?

Tenine ‘hayat devam ediyor’ yapışacak… Ne giyersen giy hiçbiri onun kadar yakışmayacak…

Devamı 0 Yorum

Sen

Ah sen! Benim yarım kalmış büyük hikayem,, İyi insanların yazdığı iyi kitaplardan “ben” demenin edebe aykırı olduğunu öğrendim, ben de çareyi “sen” demekte buldum. Ben Leyla’sız çöllerde Mecnunvari hikayeler anlatan biriydim, sonra ben “ben”den vazgeçip “sen”i anlatmaya karar verdim,, Sen bu gökkubbenin altında her kaybolduğumda “ben”i bulduğum liman, sen şeytan diye “ben”i taşladığım yegane alan, […]

Devamı 0 Yorum

12 Eylül Hüznü…

Bugünden yıllar önce. 12 Eylül 1980/ Benim yaşlarımda bir çocuk: Adı Erdal Eren. Boynunda bir ilmek ve genişçe bir ip. İdam sehpasında. Asılmak için beklemekte. Suçu: bilinmemekte. Veyahut uydurulma bir suçtan muzdarip. Daha doğrusu, reşit olmayanı asan cunta bir hükümetin acımasızlığından idam sehpasında. Yaşı büyük değil… Henüz on altısında. Ya da gün almıştı on yedisinde. […]

Devamı 2 Yorum

Vatan Sağolsun!

Bir insan neden yazar ki? Ya da bir yazar, klavyenin başına oturduğunda niçin alır başını gider cümleler? Aslında dökmek istediklerimiz midir ki bunlar böylesine istemsiz bir şekilde yazarken. Ya da rahatlıyor muyuz? Bilmiyorum… Lakin şu sıralar rahat olamadığımı burada açıkça yazmassam olmayacak. Rahat değilim. Yazsam da bitmiyor bu rahatsızlığım; yazdıklarımı tek bir sinirle yırtıp atsamda […]

Devamı 10 Yorum