Etiket arşivi: ırmak

CEYHUN’DA ÖZLEM

İsimler hayatlarımıza neler katıyor? Sizleri bilemem ama ben insanların isimlerinin anlamıyla yaşadıklarına inanıyorum çoğunlukla. Başkalarının kulağımıza fısıldadığı isimler önce kimliklerimiz, sonra da karakterimizin yansıması olmuyor mu sizce de? Üzerinizde isminizin benliğini taşımıyor musunuz çoğunlukla?

Her isim isminize bir başka değer, bir başka anlam yüklerken, bazen de eksiltmeden edemiyor. Biraz şefkatle, biraz sevgiyle dilimizden gönlümüze düşünce, bir başka dökülüyor dudaklarımızdan isimleri.

Kulağımızın işittiği yere kilitlenir gözlerimiz acaba diyerek…

Ya da… ya da abartıyorum altı üstü bir isim… Başkası eğilmiş, üç kez kulağıma söylemiş diye bende ne etki yaratmış olabilir ki kimliğimde yazmaktan başka? Değil mi? ! Kaç kişi isminin anlamını biliyor, kaç kişi kimliğindeki ismin benliğine yansıyıp yansımadığının farkında? Belki bilince size gerçekte ne değer biçildiğini de öğrenirsiniz.

Ben isimlerin anlamını oldum olası hep merak ederim. Belki de öyle düşündüğüm için. Belki de isimlerimizin anlamını taşıdığımıza inandığım için… Bilemiyorum ama merak ettiklerimin arasında hep.

Ama yanılmış olamam bu kadar. Eğer öyle olmasa hemen her şeye ilk önce bir isim bulmaya çalışır mıydı herkes?

Çocuk sahibi olacağını öğrenenler aylar öncesinden isim arayışlarına giriyor. Anlamlarına bakıyor. Öyle olmasaydı bu kadar uğraşılır mıydı? Her isim bir olmaz mıydı?

Ya da bir birlikteliğe başlandığında ilk önce bir adı olsun denilmez mi? Eğer sadece yaşananlar önemli olsaydı, meçhul kalmak neden sorun oluyordu ki?

İnsanlar ‘ne’ sorusunun cevabını hep merak eder. Ne yaşadığını bilmek ister. Çünkü yaşadıklarına biçtiği değerin göstergesidir isim.

Eee, nerden çıktı bu isim davası diyorsunuzdur belki de… Haklısınız…

Hayatıma bambaşka bir pencere açıldı. Görünürdeki adı Ceyhun… Merak ettim Ceyhun ne demek diye…

Birçok anlama sahip olan bu isim; iki aşığın birbiri için döktüğü gözyaşı miktarı demekmiş aynı zamanda. Bazı rivayetlere göre de cennetin dört nehirlerinden birinin adıymış. Eski Türkçemize göre ise yiğit, güçlü kişi demekmiş. Orta Asya’daki en büyük akarsuymuş. Bir de Hun şehzadelerine verilen admış.

Anlamları görünce yüzümdeki tebessümü gizleyemedim. Hani ruhum okşanmadı desem yalan olur.

Cennetin dört nehirlerinden birinin Özlemi olmak… Yiğit, güçlü birinin Özlemi olmak… Ceyhun’da Özlem olmak…

Ceyhun’da yani diğer bir deyişle Amuderya’da Özlem olmak!!!

Açılan pencerede bana taşan cennetin kollarından kopup gelen bir ırmak… Kendinden benim için kopardığı bir damla yaş…

Özlem olmak başlı başına zorken, Ceyhun’da Özlem olmak özgürlük müdür dersiniz?

Tek başına Özlem iken, her sevdalının kâbusu, acısı, bekleyişi, ansızın süzülen gözyaşlarının sebebi, umudu, nefreti, heyecanı, coşkusu, neşesi oluyorsunuz. Acı çekeni görünce kendinizi suçluyorsunuz. Ne saçma değil mi?

Ama özledim… Özlüyorum… Özleyeceğim… Demeyen bir aşık tanıyor musunuz? Bence imkânsız… Başka tenlerden içeri girip, kaçak yaşarken, Ceyhun’da Özlem olmak özgürlük, hüviyetine kavuşmak demek olmaz mı?

Anladım ki Özlem, Ceyhun için ağlasa bile yine Ceyhun’a dökülecek, onda birikecek gözyaşları…

Sevdiğinden koptuğun anda bile yine onun içine düşmek gibisi var mı?