Etiket arşivi: nefes

anakkalekaraharekat

‘Asker’, ‘Nefes’ ve ‘Aşk’

Nefes almaya dahi çekiniyorlardı. Ezile büzüle ciğerlerini doldurdukları havayı tekrar dışarı saldıktan sonra, küçük bir çocuk gibi içleri içlerine sığmıyordu sanki. Boğazın üzerinde “marş marş” yürüyen kömür bulutları, maviliği fethetmişti. Denizde ise onların efendileri, soluk soluğa kalmış, gülümsüyorlardı gururla ve kibirle.

‘Asker’ kelimesi pek çok mana içerir içinde. Onlar hem ‘âşık’ hem ‘âşık eden’, bazen kalpleri vatan aşkıyla taşan, bazen de canlarını vatan uğruna verebilecek kadar ‘aşk’ dolu olan duyguları taşıyan, bir deniz gibiydiler. Büyükçe, koskocaman! Bazen taşan, enerjisini koskoca mermiyi kaldırarak gideren bir aşık…

Kör kütük ve delicesine.

Anılarının gözlerinin önünde canlandığını gören, sadece bir-kaç saniyeliğine onları benimseyip, kırmızılığa bürünen. Tüm bedeni ve kalbiyle kırmızı rengine bürünüp, ömrü boyunca yaşamadığı duyguları yaşayan.

Aşkı tatmayanların, en zengin aşkı tatmaları bir-kaç saniyeliğine… Diğer herkesten daha fazla yaşamaları aşkı… Bir-kaç saniyeliğine yaşayıp, birbirleri için aşık olduklarını söyleyenlere taş çıkartacak bir aşk… Bir ömre bedel aşk!

Vatan aşkını biz hiçbir zaman onlar gibi tadamadık, tadamayız. Onların bir –kaç saniyesi dahi olamayız. Onların döktüğü bir damla kana dahi bedel olarak yetmeyiz biz… Nesiniz ki siz Allah aşkına? Vatan aşkıyla ölen bebeler mi? Kalplerinde çığır açmış duyguları besleyen deli kanlılar mı? Zamanını beklemeye korkan pis korkaklar mı? Ha?

Biz ürkekler… Kalplerinin vatan sevgisiyle taşmasına korkan ürkekler. Ölmeye korkan, sevmeye korkan ve sevilmeye korkan ürkekler… ‘Asker’ kelimesi bir çok mana içeriyor göründüğü gibi. Hem cesur, hem kahraman olduğu gibi; hem ürkek, hem de korkak…

297976_201388756594743_113376045396015_538422_2602314_n

Uzun Nefes

Yaz dedi içimdeki ses YAZ.
Belki biraz olsun diner acın.
Belki kalbin bir kere uzun bir nefes alır.
Vermesi sana kalır..

Boğulmak nasıl bi şey.
Çoğu kez yaşadım ama bu farklı.
Hayır hayır anlatmak istediğim o değil.
Beni sözcükler boğuyor ,alamadığım o nefes celladım oluyor.
Peşi sıra geliyor hükümler,beni kovalarmışçasına.
Yakalanma korkum yok ama kaçıyorum durmadan.
Ruhum gitmiş sanki sesleniyorum ama ulaşamıyorum bir türlü.
Ara da diyorum kendime 
'dur biraz ağlıyım tekrar maskemi takarım,
ama biraz dur kendimle baş başa kalayım'...