Etiket arşivi Yağmur

ACI ÇEKMEYE HAZIR MISIN?

Tenine ‘hayat devam ediyor’ yapışacak… Ne giyersen giy hiçbiri onun kadar yakışmayacak…

Devamı 0 Yorum

GÜNAHLARINDAN KORKANLAR SICAĞI SEVMEZLER

Her beden tozlu yollarda çamura bulandığını düşünür. Kimi tozdan soluksuz kaldığını sanır, kimi ise gerçekten çamura bulandığını… Çok az kişi bilir tozun yağmursuz çamurlaşmayacağını… Her şey gibi tozun da kötü olması için bir başkasının iyisine ihtiyacı var… Yağmur! Gülü hayata döndüren yağmur, tozu çamurlaştırır! Ne tuhaf değil mi? Kiminin baharları sondadır. Hüzün kokar… Mutluluğu bile […]

Devamı 1 Yorum

Vatan Sağolsun!

Bir insan neden yazar ki? Ya da bir yazar, klavyenin başına oturduğunda niçin alır başını gider cümleler? Aslında dökmek istediklerimiz midir ki bunlar böylesine istemsiz bir şekilde yazarken. Ya da rahatlıyor muyuz? Bilmiyorum… Lakin şu sıralar rahat olamadığımı burada açıkça yazmassam olmayacak. Rahat değilim. Yazsam da bitmiyor bu rahatsızlığım; yazdıklarımı tek bir sinirle yırtıp atsamda […]

Devamı 10 Yorum

Elfidâ

Kâf dağının eteklerindeydim bugün Yalnızlığın tebelleş olduğu amansız; ucu bucağı görünmeyen genişçe bir eteği vardı. Kâh simurgdaydı gözüm; kâh simurgun peşi sıra giden otuz kuşta… Hepsinin bir oluşunu, var oluşunu ve onca depdepeli yolu bir olup geçmesindeydi sırrım. Önce batıp çıktıkları aşk denizindeydi gözüm. Kâh masmavi oluşunda kâh güneşin ışıklarıyla acının kızıllığına bürünmesinde. Yüzmekteydi binlerce […]

Devamı 2 Yorum

Eski Aşklara Dem Vuruyorduk…

Eski aşklara dem vurduk Yağmurun hoyratça yağdığı, ağaçların çiçeğe durduğu bir ilkbahar akşamında. Kâh ben oldum Yusuf, kâh yoldaşım oldu Züleyha. Bazen kör kuyuların eşiğinde, bazense kör aşkların kucağındaydık. Bir yağmur tanesi kadar özgürdü, bir kar tanesi kadar çelimsizdi, ve yine bir rüzgâr kadar hoyratçaydı aşkın pencesi. Yorgun muyduk, yoksa haldeş miydik? Hiç birşeyin farkında […]

Devamı 22 Yorum