Etiket arşivi: yol

Hezeyan

HEZEYAN

Geçtiğin yolların hepsi yine bana çıkmalıydı. Yüreğinin pamuk tarlasında kendime bir yer bulmalıydım.
Öldürdüğün aşk olsaydı belki yaşayabilirdim ama sen beni öldürdün. Yaralarıma bastığın tuzlara bile razıydım, sensizliğin köpüğünde boğdun beni!
Gördüğüm hiçbir yüz senin yüzün değil, sevdiğim hiçbir yürek sana ait değil… Ben beni bende bulamazken, sana dair attığım adımların hiçbiri sana çıkan değil.
Şimdi görünsen şöyle köşeden, gözlerim buğulansa yüreğim yansa sana törpülesem ömrümü yeniden…
Herkes aynı da sensiz sevmek çok başka şimdi… Bitirdiğim uzakların, yakını sen olmalıydın. Sevmeliydin beni, biz yaşamalıydık.
Yıllardan sonra sana uzandığım ilk gün gibisin şimdi, bir o kadar mağrur… Saçlarımdan yüreğine uzansa yolum, Rapunzeli bilirsin… Ulaşsam ben de sana öylece…
Olmaz mı? Olmaz, bilirim. Gerçekler masalsı bir kahraman gibi şimdi, onlara bile sensiz ulaşamıyorum.
Gelsen şimdi, görünsen baksan ve beni görsen… Şarkı söylesem sana, bütün sevmelerimi armağan edercesine… Olmaz mı? Olmaz, bilirim. Yüreğimin ritmine uyamaz, biterim.
Şimdi gözyaşımsın. Ne çıkar ki bunca zamandan sonra? Baktığın ve gördüğün yollar bana çıkmadıktan sonra ne çıkar? Sevdiğim ilk gün gibisin, tek bir fark var; sensizim. Güneşi olmuştun yüreğimin, şimdi sağanakların baş harfinde gizlisin. Çok üşüyorum sarsan hemen, donmadan ben; gülsen yine öyle içten… Olmaz mı? Olmaz, bilirim. Sana dair neler neler bilirim de susar, yalnızca kendimden dinlerim.
Yasak yolların ve ihtimallerin işleri olmayacaktı bizimle. Biz hep ama hep severek ölecektik, yanıldım.
Pembe düşler sinemasına bilet aldım… Sen hiçbir zaman beni sevmedin, sevseydin bilirdim. Yanmak ve ölmek ikiz kardeşi olmazdı yüreğimin… Sevseydin, bilirdim. Gözlerimden yağmazdı yağmurları hasretinin… Şimdi gelsen ve dönsen şöyle köşeden… Olur mu?
Olmaz, bilirim. Kızmaya da hakkım yok, bitmenin derin kederlerinde çoğalamamanın haksızlığına yenik düşerim. Görevin bitti, gelmezsin bilirim. Görevi bitmedi ağlama nöbetlerimin ve seni delicesine çok sevmelerimin; görevi bitmedi… ‘Sen’ ortasında kalmış yüreğim, bana sen gerek…
Kendini göstersen şöyle bir an, o an bile yeter… Bilirsin, yok derim kendimce sevmez olur nefret ederim. Ama bilirim, yalandır nefretlerim… Ne kadar çok nefret ettiğimi söylersem aslında o kadar çok severim. İhanet etti buğulu cama kahpece vuran güneşinin hasreti…
Seçtiğin insafsızlık içinden çıkmalıydı bu sen değilsin sevgilim. Çamura buladın yüreğini, karardın ve sen bu değilsin. Ben senin iyi huylu hâllerini görmüş, seni öyle sevmiştim. Şimdi birdenbire mağrur hislerin… Gömdüğün bir aşk olsaydı onu bulup çıkarabilirdim ama sen beni gömdün. Kendimi bulmak, bütün bir dünyayı dolaşıp umduğunu bulamamak gibi…
Derin bir nefes alıyorum şimdi, sensizliğe… Kendine iyi bak ve arada bir bile olsa bana getir kendini…
Olmaz mı? Olmaz, bilirim. O yüzden susuşlarını ipin ucuna getirir yepyeni düşlerimin fişini çekerim!
O yüzden sana dair hasretlerim taşar içimden, bilenirim. Olmaz mı dersin? Yaşamaksa geçtiğin yollar, gurbet kuşlarının ötüşlerinde bam telimi koparıp gam telimden çalar, düşerim. Savur beni yaprağının küllerine, zaten hayali bir benliğin hezeyanlarından kalma biçareyim. Kendimi öldürdüm, sendeyim…

Dilara AKSOY

imagesCAQCZT60

Sevdanın Sessizliği Bozan Sesi..

 

 

 

 

 

Sen..sen ,nesin ki böyle benim yaşama sevincim olabiliyorsun.Nesin sen?Söyle..

 

/..Siyahlıklar birden beyaza dönüşüyor.Bahçeler de birden güller açıyor.Gökyüzü,deniz; masmavi oluyor.Sonra ,gökyüzü ve deniz birleşiyor, o ince noktada resmin beliriveriyor inceden..Herkesin yüzü gülüyor.Sonra dökülüveriyor ağzından bir bir yüreğime düşen satırlar:

 

Sevdamın sesi sessizliği soluyor şimdilerde, Sözlerime kilit, ağzıma mühür vurdum da Yine de susturamadım “sen” diye atan kalbimi. …Kalbime ne diyeyimki Hiç böyle sevmedi, böyle yanmadı ömründe. Hergün, her saat, her dakika varlığını hatırlatırken ekmek gibi, su gibi Seni unutmasını nasıl bekleyebilirim ki. Her nefeste biraz daha acı çekerken içime Yüreğim dilinde dilsiz sözcükler biriktirdi, her nefeste haykırıyor sessiz sessiz sanki duyacakmışsın gibi. Aslında varlığının yokluğu en acı olan Yanıbaşımdayken yıldızlarla aynı mesafede olman kanatıyor içimi. Varlığının yokluğunu tüm soğukluğuyla hissederken hergün Söndüremiyorum bir türlü sol yanımdaki ateşi. Karanlıksız yapamayan geceler, suya muhtaç denizler gibi seviyorum seni. Yaşam soluyorum sayende. Gülüşüne umut dedim ben, ne anlamlar yükledim. Senden habersiz kalbine gönlümü verdim. Yüreğimin en kuytularında seni gizli bir ibadet gibi sevdim. Seni her gördüğümde, gözlerin gözlerime değdiği yerde duruyor zaman. Koca şehrin tek kalabalığı seninle ben oluyoruz. Bir saniyeyi bin yıl gibi hissetmek ne demek anlıyorum o an. Hayatımdaki mutluluk çerçevelerinin içinde hep senin resmin var. Küçük bir mutluluğuma senden milyon tane sığar. Senin olduğun her mevsimimin adı bahar. Küçük bir çocuk bir yetişkinin parmağına nasıl sarılırsa işte öyle sarıldı sevdam yüreğine. Hiçbir zaman kabuk bağlamayan, Hep kanayan yaram olacağını göze alarak sevdim İç ağrılarım ne kadar çok ise de mutluluk kelimesinin karşılığı sensin lugatımda. Zamansız şehire dönene dek susmayacak bu sessiz sevda..(YASEMİN TOYBIYIK) 

Sanki en güzel sesi işitiyorum,

Sanki en güzel soluğu hissediyorum..

Gözlerimi kapatıyorum ve seni dinliyorum.

Sözcükler yolunu şaşırmasınlar diye,

Kalbimin kavisli yollarından geçip yolu bulsunlar diye.

Tamam diyorum,gitmem bir yere.

Son olsun ağlayarak arkama baka baka gittiğim bu yollar.

Son olsun sana kızışım.

Sende gitme bir yere.

Kal yanıbaşımda.

Sonsuza dek.

Saçlarımız birlikte beyazlasın.

Elin elimde gözün gözümde..

//

Bir gün olurda gidersin demiyorum.

Çünkü böyle bir ihtimali düşünemiyorum..

Sen.Yaşama Sevincim.

Sen.Hayata Tutunuşum.

Sen.Herşeyim..

//..

..ve yolunu buluyor o sözcükler..

gözlerimi açıyorum.

Dinle diyorum.

Aç kulaklarını,

En önemlisi aç kalbini

Yalnız bana aç;

”Başkasının yazdıklarını sana söylemek ağrıma gider,

Sana sadece sen dedim ya,işte o bana yeter..”  (MAHMUT KARAAHMETOĞLU)

 

Söylerken bu kelimeleri ,sanki kalbim durdu.

Ardından gülümsemen,

Yeniden hayata tutundurdu…