Etiket arşivi Zaman

ACI ÇEKMEYE HAZIR MISIN?

Tenine ‘hayat devam ediyor’ yapışacak… Ne giyersen giy hiçbiri onun kadar yakışmayacak…

Devamı 0 Yorum

ZAMANSIZ ZAMAN

Gemiyi en kısa sürede limana yaklaştırdım sanıyordum. Gemi batmış, liman yok olmuş, yüreğimdeki aksaklıklar attığım adımlara da yansımış. Sana dedim, hep sana dedim zaman! Bu kadar çabuk geçme. Öfkeliyim, bitiğim, yalnızım, derbederim, merak ederim gelip geçen o vefasızı… Sana dedim, bu kadar çabuk geçme. Hangi yalnızlığımın sigarasında söndürdüm bomboş geçen günlerimi? Onun için bir şeyler […]

Devamı 0 Yorum

GÜNAHLARINDAN KORKANLAR SICAĞI SEVMEZLER

Her beden tozlu yollarda çamura bulandığını düşünür. Kimi tozdan soluksuz kaldığını sanır, kimi ise gerçekten çamura bulandığını… Çok az kişi bilir tozun yağmursuz çamurlaşmayacağını… Her şey gibi tozun da kötü olması için bir başkasının iyisine ihtiyacı var… Yağmur! Gülü hayata döndüren yağmur, tozu çamurlaştırır! Ne tuhaf değil mi? Kiminin baharları sondadır. Hüzün kokar… Mutluluğu bile […]

Devamı 1 Yorum

SEKS İŞÇİLERİ DE İSYAN EDER (!)

Başlığı görüpte tövbe tövbe deyip, yüzü kızaranlar varsa okumasınlar! Mesela kimse Arınç’ın yüzüne bakıp ‘vajina’ demesin… Yüzü kızarıyormuş. Kendisi mesir macunu fırlatabilir ne de olsa mesir macunu ‘viagra’ değilmiş… Ha O, viagra gibi sözcükler de kullanabilir… Ama kimse onun yanında kalkıp kadının organından söz etmesin… Organ dedim, acaba o da yüz kızartır mı?! Neyse… Geçenlerde […]

Devamı 0 Yorum

Eski Aşklara Dem Vuruyorduk…

Eski aşklara dem vurduk Yağmurun hoyratça yağdığı, ağaçların çiçeğe durduğu bir ilkbahar akşamında. Kâh ben oldum Yusuf, kâh yoldaşım oldu Züleyha. Bazen kör kuyuların eşiğinde, bazense kör aşkların kucağındaydık. Bir yağmur tanesi kadar özgürdü, bir kar tanesi kadar çelimsizdi, ve yine bir rüzgâr kadar hoyratçaydı aşkın pencesi. Yorgun muyduk, yoksa haldeş miydik? Hiç birşeyin farkında […]

Devamı 22 Yorum