Güzelim

Tümör aslında bize yapışmış be güzelim. Kurtulmak mümkün mü? Aslında ne kadar tuhaf. Yapışmaması gereken kişilere yapışan bu tuhaf hastalık. Sinsi. Sanki intikam alır gibi acımasız. Tuhaf. Vicdansız. Biz de bunların hiçbirini kendimize konduramıyoruz ya… Tuhaf olan biziz be güzel. Sen rahat ol, olur mu? Rahat ol…

Tüm vücudumuzu esir almamış mı yani? Ona göre yaşamıyor muyuz yani? Boyun eğmiyoruz demek? Zevklerimize? Kafamızın istediğine? Veya onun istediklerine? Dünyaya? Boşuna? Tümör değil de ne bu? Hem de en beteri… Senin ve sizin çektiğiniz ne kadar değerli aslında. Ne kadar özel olduğunuz, açık bir şekilde ortada. Tattığınız duygular kötüde olsa, bunların bir bedeli olmalı ama değil mi? Her acının bir güzelliği olmalı değil mi? Ve her zevkin bir acı sonu da…

Son zamanlarıymış… Kötüye gidiyormuş ve gitmiş aslında… Bekletiyorlar, bekliyoruz… Bir ağaç susuz kaldığında, tüm yaprakları da susuz kalır. Bir çiçek su aldı mı sadece kendisi alır. Sen şimdi bir çiçeksin güzelim. Özelsin. Bir tanesin. Susuzluğun tek başına da olsa, açtığın zaman etrafında onlarca yaprak olacak,etrafın çiçeklerle dolacak…

Bizde bir ağacın yapraklarındanız. Diğer tüm yapraklar gibi bekliyoruz. Özel olmak yok bize. Ya susuz kalır yada bize verileni alırız. Kısaca ortama uyan, boyun büken, dünyacı insanlardanız. Sen şimdi ne güzel kokuyorsun dur ama? Biz daha kokumuzu bile belli edemiyoruz. ne olduğumuzu belli edemiyoruz!

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Henüz yorum yok

Bir yorum yaz