Kınalı Bir Tablo

Ağırdır yüreği kızıla çalarken fidan,

Çeşme başıdır ve güzeldir, dikilir,

Şu kızdan bahsediyorum,

Elinde küf rengi güğüm tutan,

Kınalıdır ve kınalıdır, elleridir,

Dünya’yı yerinden oynatan,

Saz çalmadan oynar ve üşümeye,

Yüz tutmuştur elleri kınalıdır,

Uzaktan köy ışıldamaz ve soğuktur,

Öyle bir soğuk insanı bayıltır,

Kınalı eller, ancak beş dakikada,

O da güzellik zoruyla ayıltır,

Kınalıdır ve kınalıdır, elleridir,

Ormanı ansızın ayıltan,

Kınalıdır, kınalıdır ve elleridir,

Dünya’yı yerinden oynatan.

 

Kızıla çalar fidan,

Uğruna çeşme kurur,

Bu fidan kızıl bir çağlayan,

Üstelik kınalıdır,

Ceviz yaprakları dibinde durur.

 

Üşümeye yüz tutmuş bir ceylan,

Uzaklaşır sekerek, kınalıdır,

Uğruna kim bilir kaç kişi yanan,

Bazen yiğitler bile yanılır.

Yanılmak bir ormanı,

Üşüyerek ateşe vermek gibi,

Koyar yiğidin gönlüne ve kınalıdır,

Ürkek bir vahşi ceylanı,

Öğrenmeli uzaktan sevmeyi,

Unutmamalı,

Öğrenmeli,

Bütün ceylanlar,

Gelincikler gibi,

Kınalıdır,

Kınalıdır,

Elleri bile.

 

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
Şiir içinde , , etiketleriyle tarihinde tarafınadan gönderildi.

Mümin Can hakkında

Ankara'da yaşıyor, üniversite telaşı içerisinde vakit buldukça hikaye, şiir yazıyor, fantastik edebiyatın öncü oluşumlarından Xasiork'ta arkadaşlarıyla beraber edebiyat çalışmaları yapıyor, film izliyor, kitap okuyor, arada sırada doğduğu şehir Kahramanmaraş'ta ya da baba memleketi Karaman'da da görebilirsiniz onu, ancak yılın büyük bölümünü başkentte, o kurak ve güzel şehirde geçirdiğini ekleyelim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>