Somali-ve-Insanlik-2738700921314006408

KİRLENEN İNSANLIK!

Biliyor musun çocuk? Bizim buralarda büyümek zor iş. Çocukken, biri öldüğünde ölümü sadece “Ölüm” olarak ele alırsın. Onun tek bir silueti kalır hafızanda. Seversen buruklaşırsın, sevmezsen unutursun. Hiçbir düşüncen olmaz kafanda. Olumlu- olumsuz. Büyüdüğünde ölüm bile siyasi düşüncelerle, insanlığınla, hayata bakışınla ve maddi imkânlarınla değerlendirilir. Cenazene ne kadar insanın geleceği konuşulur, ne kadar sevildiğin ön planda olur. Bizim buralarda herkes ayrı telden çalar çocuk. Kimi işi dini boyutuyla ele alır, okur bir fatihasını, kimi sevmediği insanın arkasından konuşacak kadar kendi öz benliğini yitirmiş olur. Çocukken böyle değildi, sen bilirsin çocuk. Senin kinin yoktur hiç, kendine bile kızmazsın ki sen. Ağıtları bile uzaktan seyreder, ölümü yeni yeni tanımlarsın. Büyüyünce böyle olmuyor çocuk. Ünlüysen ağzından çıkan tek bir kelimeyle seni gönderiyorlar, kimileri destekliyor, kimileri baltalıyor. Sıradan bir insansan, birilerine ne kadar gülücük dağıttığın, ne kadar borç para verdiğin, ne kadar az dedikodu yaptığın sorgulanıyor. Cenazendeki kişi sayısını hesaplıyorlar. Bir de hiçbir şeye müdahale etmeyen, düşüncelerini kendine saklayıp, tarafsız olan taraflar var çocuk. Onlar bilirler değerlendirilirlerse bunun ne kadar acı olacağını, susarlar, ne beyazdır hayat onlar için, ne siyah… Düşüncelerini dile getirirsin, çenebaz, süpürgesini eline alan bir cadı olursun. Düşünceler özgürdü hani? Hiçbir düşünce özgür değil çocuk, bu zamanda özgür olan tek şey beddualar. Ölünün arkasından bile edilebilecek “Oh oldu, iyi oldu”lar… Kimsenin kimseye saygısı da, sevgisi de kalmadı.

Sen öldüğünde ne şekilde gömerler seni? Büyüyünce mi ölmek istersin? Bizim buralarda büyükken ölmek zor çocuk. Daha bebekken toprağa girersen “Cennette şimdi o…” masallarıyla anılırsın. Günahların yoktur, bilirler. 

Kusurların da hoş görülür çocuk. Saygıyla ceketlerini iliklemezler lâkin, sevgiyle parıldar gözleri. Sahtelik görmezler kalbinde. Büyümek zor iş. Yanlış anlamalar, kin gütmeler, tek bir küçük somurtma bile kalbinin fesatlığını yüzüne yansıtmış etiketini yapıştırır suratına. Dikkat et, büyürsen eğer, dikkat et bunlara.

Sen sen ol, hiçbir zaman yaşamla ölüm arasındaki çizgide, fikirlerini, ruhunu, özünü, varlığının her bir zerresini benimsemediğin, hatta nefret ettiğin bir insanın ardından bile kına yakmayı düşleme. O temiz kalbin kirlenmesin. En nefret ettiğin insanlar için bile fatihanı oku çocuk. Bil ki; sen büyüyünce anılar küçülür, dikkat et, küçülen insanlığın olmasın. Ona dikkat et, saygılar çocuk…

Mekânı cennet olsun gidenlerin, gelenlere şunu söyle; “Hayat, büyüdükçe kirlenmez, kirlenen insanlık!”

Dilara AKSOY

Merhum Mehmet Ali Birand’ın vefatından, vefatından dolayı çemkiren birtakım insanlardan, yanlış olan insanlığımızdan esinlenilerek kaleme alınmıştır.

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

KİRLENEN İNSANLIK!” üzerine bir düşünce

  1. Ahmet Türkben

    Dilara Aksoy’dan sonra olan kısma çok hak veriyorum. Birand’ı putperest te yaptılar, dinsizde, cehennemlikte… Bunalr ne kadar da pislik miş böyle? Kendileri çok cennetlik ya…

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>