Mutluluk

TANIMSIZ BİR KELİME

MUTLULUK ne demektir bizim için? Nedir bu kelimeyi esrarengiz kılan güç?  Nedir hayatımızın kilit noktası yapan? Nedir bizi böyle peşinden koşturacak kadar cazipliği?

Gecenin karanlığında, karanlık bir sokakta binlerce insan buluşmuştu nedenini niçinini bilmeden. Kimse kimseyi tanımıyordu. Ilık bir rüzgar, soğuktan donan bedenleri ılık ılık ısıtıyordu .Gökyüzü yıldızsızdı ama o muhteşem ay muhteşemliğiyle gökyüzüne tutunmuş vaziyette ortamı az da olsun aydınlatıyordu.Sokağın ortasında,tahta bir sandalye konulmuştu.Kısa boylu,biraz kilolu bir adama bir el dokundu,korkuyla sandalyeye doğru gitti ve yavaşça oturdu.Esrarengiz kişi esrarengiz ses tonuyla:

-Mutluluk nedir senin için?

Adam önce şaşırdı. Ne diyeceğini bilemedi. Sonra konuşmaya başladı.

-Mutluluk benim için paradır. Param varsa mutluyum yoksa mutsuzumdur. Parayla satın alabileceğim her şeyi alabilirsem de işte benden mutlusu yoktur.

Esrarengiz ses:

-Sus ve kalk oradan!

Uzun boylu, genç bir bayan oturdu bu sefer sandalyeye. Artık her gelen kişi ne hakkında konuşmaları gerektiğini biliyordu. Bayan önce biraz düşündü. Daha sonra ise,

-Eşimin ve çocuklarımın mutlu olması, hep yanımda olmaları beni mutlu eder. Mutluluk budur benim için.

Esrarengiz ses:

-Tamam, yeter!

En son minik bir çocuk geldi. Hızlıca oturdu sandalyeye.

-Mutluluk benim için hayatın kendisidir. Acısında, tatlısında her anında gizlidir.Kimi zaman minik bir bebeğin gülümsemesinde,kimi zaman el ele tutuşan iki sevgilinin avuçlarında kimi zaman da başını eşinin omuzlarına yaslayan yaşlı bir dedenin yaşlı kalbinin içindedir.Mutluluk, gözyaşının minik damlaları,tebessümün ince çizgisi, kahkanın derin sesidir.İnsan görmek isterse onu her an her yerde görebilir.Yeter ki ,iki çift göz ve tek bir kalp dışında bir de gönül gözüne sahip olsun ve etrafını o gözle görebilsin.

Bu sefer esrarengiz kişiden hiç ses çıkmamıştı. Çıkması da imkansızdı zaten. Minik bir çocuk, kocaman yüreğiyle bedenen büyük ruhen küçük bu koca ama boş topluluğa çok güzel bir ders vermişti. Bu saatten sonra ne konuşulacak tek bir kelime ne de kurulacak tek bir cümle kalmıştı.

-SON-

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>