NE SEN SEVDİĞİNLESİN NE DE BEN SENİNLEYİM

Coşkulu bir yüreğe sahiptim. Kimseye göstermediğim ama içinin sıcaklığından haberdar olduğum. Her şeye yabancı ama hayalinde büyüttüğü duyguları vardı içimin. Ne çare ki geçmiş zaman ekiyle dile getiriyorum şimdi. Sonuna eklenen ekler gibi geride kaldı hepsi. Başlangıçta sahiplenmediğim duygularımın sancısını taşıyordu bedenim, sonrasında ise gidince yeri boş kalanların sancısını… Öyle de böyle de bir sızıyla besleniyordu kanım…

Herkes gibi ‘tek’ olduğumu sanıyordum böyle olan. Zaman bana hiçbir şeyi geri getirmedi… İkinci el duyguları bile. Sadece soğukluğunu derinlemesine hissettirdi… Tıpkı önceki sıcaklığı herkesten saklarken kendim bildiğim gibi soğukluğunu da bir tek tenim bildi… Belki aralarda gerçek olan hisler işitti kulaklarım ama inanmadı, tıkadı… Ara ara eller uzandı ellerime doğru, itekledi gerisin geri, denemedi bile… Sızıyla beslenirken ruhum, gözlerden akıyordu ağrısı… Sonra duruldu, sonra kurudu ve git gide soğudu, soğudu, buz tuttu… Buzun üstüne iliştirdi bir tebessümü öylece güldü gördüğü her sevgiye, sevgiliye…

Sonra gördü ki tek değildi… Umarsızca senelere çelme takan sevgililer gördü. Önce inanamadı gözlerim, onca seneye bu çelme niye, eli uzanır mı geri diye? Ama olmadı! Her sevgilideki cevap belliydi. ‘Bir kere üzüldüm, artık kimse için üzülmem’…

‘Bir kere üzüldüm, artık kimse için üzülmem’ diyenler biliyor muydu ki ya ilk kez biri onun için üzülüyorsa? Ama herkes kendi yaşadığını bilir. Kendimden çıktım yola sormadım bu soruyu hiçbirine… Sustum…

Çok acı acımasız yapıyor sanki. Zor sandığında başarısız olanların başarısıdır bu… Sevmek mertebesinden başarısızlıkla ayrılıp, sevilen zirvesinde bulunmak ve yaşatan taraf olmak… Ben yaşadım o yaşamasın bari diyemediğin tek nokta…

Acımasız olmak zorundaymış insan… Acımasız olmayınca daha da acı verdiğini anlıyor canı yandıktan sonra…

Benden acıyla sevgiyi çekip alan sevgili; şimdi sana üzülmüyorum biliyor musun?

Tek üzüldüğüm sana adadığım sıcaklığı bana adamak için çırpınana karşı soğuk olmak zorunda oluşum. Asla hak etmeyeceğim bir sevginin ezikliği altında bırakmanıdır hala isyanım…

Seni sevdiğim gibi sevemeyeceğim kişinin beni seni sevdiğim gibi sevecek olmasınadır yalnızlığım.

Ben senden esirgenirken, kendime de esirgedim kendimi… Ne sen ne de beni seven asla gerçekleri bilemeyecek.

Sen seni unutup unutmadığımı düşünürken, o ise kendisini sevip sevmediğimi düşünmenin pençesinde gezerken ben buz kesmiş benliğimde sadece soğuk bir tebessümle size eşlik edebileceğim. İşte bu yüzden seni asla affetmeyeceğim. Beni gerçekten seven bir kalpten mahrum ettiğin için, hakkım olmayan bir sevgiyi hakkıyla sevenden çalacağım için… Kendisini sevenden kopuk bir şekilde beni sevenin kıymetlisiyken, onu sevenin nefreti olmama sebep olduğun için…

Anlayabiliyor musun beni? Belki de senin de affetmeyeceğin yüreğin affedemediği bir yürek vardı… tıpkı benim seni affedemeyeceğim gibi, belki de beni affedemeyeceği gibi… ne sen sevdiğinlesin ne de ben seninleyim… Hepimiz gerçekten sevenlerin yüreğinden çaldığımız sevgililerin değerlisiyiz…

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Tags: , , , , , , ,

Henüz yorum yok

Bir yorum yaz