Nurgül Çelebi sorularınızı cevapladı

Önce Kitap yazarlarından Nurgül Çelebi kitap dostlarının sorularını cevapladı. Keyifle okumanız dileği ile.

***

Kübra Ercan Şimdi Yarına Dokunmak’ı okuyorum ve çok güzel ilerliyor kitabı gerçek hayat hikâyenizden mi aldınız yoksa başka bir karakterin hayat hikâyesi mi?

Teşekkür ederim Kübra. Hayatı boyunca hiç çilek yememiş bir insanın, çileğin nasıl bir lezzete sahip olduğunu anlatması mümkün mü sence? Gerçek hayat ve kurgu iç içe geçmiş durumda. Bence her yazar biraz kendi yaşadıklarından esinlenir yazarken. Yarına dokunmak yaşadıklarımdan yolla çıkarak yazmaya başladığım bir roman ancak kurgu olmazsa olmazlarımdan ;)

Aleyna Acar Merhaba , Yarına Dokunmak ilgi çekici bir isim özellikle neden bu ismi kitabınız için tercih ettiniz?

Merhaba Aleyna, aslında yazmaya başladığımda kitabın bir adı yoktu. Yazdıklarım bu ismin zamanla ortaya çıkmasını sağladı. Tıpkı hamilelik gibi… Eser doğduktan sonra yazdıklarımla bütünleştiğine ve içinde umudu barındırdığına inandığım için “Yarına Dokunmak”  isminde karar kıldım.

Ahmet Karakuz Bence beyaz… Ölüm bir son değil ki… Kefenin rengi de beyaz değil mi?…

Ölüm elbette bir son değil Ahmet Bey. Beyaz zaman zaman yanıltabilir, gelinlik olduğunu da unutmamak gerekir.  Ölümün bana göre bir rengi var ama bunu burada ifşa etmesem iyi olur zira “Yarına Dokunmak” dörtlü serinin ilk kitabı ve devam kitaplarında bu renklerin etkisi büyük. Her kitabın işlenen konularla bütünleşen bir rengi olacak.

Kübra Ercan ‎2. kitabınızda bizi nasıl sürprizler bekliyor? :)

Adı üstünde sürpriz ;) Ancak şunu söyleyebilirim; “Yarına Dokunmak” okuyucularını terse yatıracak bir devam hazırlıyorum. Şaşırtmayı seviyorum sanırım. Devam kitaplarında neyin kâbus, neyin gerçek olduğu konusunda okuyucunun aklı bir hayli karışacak.

Kübra Ercan ne zaman yazar olmaya karar verdiniz?

Karar vermek değil de hayalini kurmak diyelim biz ona. 10 yaşındayken yaz okulunda bir şiir yazmıştım. Öğretmenim çok beğenmiş, şiirimi gözleri dolarak okumuştu. O an herkesi böyle duygulandırabilmeyi hayal ettim. Aradan yıllar geçtiğinde artık yazar olma hayali içimi yakan bir alev topuna dönmüştü.

Bilge Kara neden ölüm üzerine bir kitap yazmaya karar verdiniz?

“Yarına Dokunmak” ölüm üzerine yazılmış bir kitap sayılmaz aslında. “Hayatın gerçeklerini tüm çıplaklığıyla ortaya seren bir kitap” demek daha doğru olur… Her insan için hayatın değişmeyen tek gerçeği doğum ve ölüm değil mi? Ölümü renklerle ifade etmek, yaşadığım tecrübeyi bu şekilde anlatmak istedim. Tek neden bu Bilge Hanım =)

Aleyna Acar İdolünüz var mı? Varsa kim ve neden o kişi?

Aslında bir idolüm yok. Beğendiğim yazarlar elbette var ancak hayal dünyamın sınırlarını henüz keşfedememişken ben; bir yazarı kendime idol olarak kabul etmem sınırları çizmeme, hayallerime zincir vurmama neden olur diye düşünüyorum.

Rumeysa Şenoğlu Kitabınızı tamamen kurgulayıp da mı dökmüştünüz yazıya? :) Yoksa ana hatlarını belirleyip mi yazmıştınız? -bir çok şeyi de yazarken ilave edip-

Belli teknikler kullanarak kendimi kalıplara hapsetmeyi sevmem. Bazen gecenin bir yarısı gördüğüm bir rüyadan çok etkilenip onu yazarak kurguyu akışına bırakmayı tercih ederim. Aksi halde önceden her şeyi kurgulamak sıkıcı ve sınırlayıcı olur. Ama genel hatlarıyla öykünün nasıl bir yol çizeceğine (hayal gücüm sayesinde) yazmaya başlarken karar verdiğimi yeni yeni fark ettim.

Rumeysa Şenoğlu Kitabınızı nasıl bir ortamda yazmıştınız? Ya da şöyle sorayım; nasıl bir ortamda yazmayı tercih ediyorsunuz? :)

Yağmurlu havalar, içimdeki duygu yoğunluğunu bembeyaz bir zemine yağdırabilmemi sağlıyor. Dolayısıyla yağmurlu havalarda çatı katındaki odama çekilip yağmur damlalarının çatıya vurma sesini dinleyerek yazdım çoğu zaman. Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman hırsla çarptı damlalar çatıya ve yazdıklarıma duygu yükledi yağmur damlaları. Bu yüzden kış aylarını ve bahar yağmurlarını bekliyorum yazabilmek için. Odamın loş bir karanlığa bürünmesi yeterli oluyor yağmur yağdığı müddetçe =)

Hüseyin Altuntaş şuan kitabı okumaya devam ediyorum… Sorularım kitabı bitirince olacak. teşekkür ederim…

Keyifli okumalar Hüseyin ;)

Gizem Sarmaşık Kitabınızı yazarken sizi etkileyen ve kitabın akışını değiştirebilecek bir olay oldu mu? Örneğin bir rüya ya da başka bir şey…

Rüyalarım bana her daim yol gösterir, kitabın neredeyse yarısını rüyalarımda yaşayarak yazdım diyebilirim. Yaşadığım olaylardansa etkilenmemiş olmam mümkün değildi zaten ;)

Gizem Sarmaşık Ölüm deyince aklınıza gelen ilk şey nedir? Ölümü tek bir kelimeyle anlatmak isteseniz hangi kelimeyi seçerdiniz?

Ölüm diyince aklıma ilk gelen şey “yitirmek”… Ardında yaşanacak aşklar varken yitirmek… Ardında söylenecek sözler varken yitirmek… Ardında gerçekleşmemiş hayaller varken yitirmek… Bu yüzden ölümü tek kelimeyle anlatmak istesem “yitirmek” derdim. Ayrıca bu güzel soru için teşekkür ederim Gizem ;)

Htc Akbaş AİLENİZDE VEYA AKRABALARINIZDA YAZAN VAR MI? VE YAZMA KARARINIZI İLK KİMLE PAYLAŞTINIZ, ALDIĞINIZ TEPKİ NEDİR..?

Hayır, aile ve akraba çevremde yazan yok. Yazmaya çok küçük yaşlarda başladım ancak kitabımı yayınlatmaya karar verdiğimde ilk olarak kuzenimle paylaştım bu kararı. Yazdıklarımı okuyunca gözleri dolmuştu. Bana söylediği tek cümle “İleride tüm Türkiye seni tanıyacak, buna eminim” olmuştu.

Emrah şaylan Kitabı 24 saat içinde bitirdim. Oldukça hüzünlü bulduğum zamanlar oldu… Bu kitabı yazdığınızda sanırım oldukça hüzünlenmişsinizdir. Aslında bu hayatı yaşamak daha da hüzünlü olsa gerek. Şu an bu hüzünden eser var mı? Yoksa hala bu hüznü yaşıyor musunuz?

Okuyanların çoğu 1 2 gün içinde kitabı bitirdiğini belirtiyor, bana sıkıcı bir tarzım olmadığını gösterdiğiz için teşekkür ederim Emrah Bey =)

Kitabı yazarken acım çok tazeydi. İnsan acıyı yaşarken içinde bulunduğu durumu idrak edemiyormuş meğer. Aslında ne yaşadığımın farkına yazarken varmak çok yaralayıcıydı ve bu durum yazdıklarıma fazlasıyla yansıdı. Fakat okuyucuyla paylaşmak hüznün azalmasını sağladı diyebilirim. Geçmişin ayak izlerini hatırladıkça üzerine çok kar yağdığını ve izlerin hafiflediğini görüyorum Emrah Bey, eskisi gibi derin değil artık izler ;)

Kübra Ercan Ne tür kitaplar okuyorsunuz? Ve şu an okuduğunuz kitap nedir? :)

Her tür kitabı okurum aslında. Ama her kitabı beğendiğim anlamına gelmez bu. Daha çok bilim-kurgu romanlarını tercih ederim. Fantastik türünü pek tercih etmiyor olmama rağmen kurgusu iyi olan bir fantastik kitabı da okumadan asla geçmem. Şu an iki kitabı okumaya başladım. Debbie Macomber “Bir yumak mutluluk” (çok satanlarda gördüğüm için tercih ettim) ve Anya Seton “Ölümsüz Aşk” (çok sevdiğim bir okuyucum tarafından hediye edildi)

Kübra Ercan Biz okuyuculara önerebileceğiniz bir yazar veya kitap var mı? :)

Bilim-kurgu sevenlere Dan Brown’un tüm kitaplarını, tarihi roman sevenlere Wladimir Bartol’un  “Fedailerin kalesi Alamut” kitabını, polisiye roman sevenlere Maxime Chattam’ın “Kötü Ruh” kitabını, son olarak da Adam Fawer’ın “Olasılıksız” ve “Empati” kitaplarını tavsiye ederim. Farklı kültürler hakkında bilgi edinmek isteyenler için de Barbara Wood’un “Cennetin bakireleri” adlı kitabını tavsiye ederim.

Fehiman Neşe bir başucu kitabınız var mı? Varsa bizimle paylaşır mısınız? :)

Bir değil iki tane başucu kitabım var ;) ilki 57 yaşında olan bir kitap (Türkiye’de sanırım birkaç adet var) “Desieree” Napolyon Bonapart’ın nişanlısına ait bir günlük. Diğeri 51 yaşında olan Charles Dickens’ın “David Copperfield” adlı eseri…

Kübra Ercan Facebook sosyal paylaşım sitesini nasıl buluyorsunuz?

Facebook gibi sosyal medya araçlarını birçok konuda faydalı buluyorum. Mesela sizler gibi tatlı birçok okuyucu, arkadaş edindim ve tanıtım konusunda etkisi büyük ama Twitter’ı tercih edenlerdenim ;)

Gizem Sarmaşık Ölümün soğuk yüzü hakkında neler düşünüyorsunuz? Ayrıca kitap okurken özellikle olmazsa olmaz dediğiniz şeyler var mı?

Ölümün aslında soğuk bir yüzü yok Gizem… Ölüm gerçekten yakıyor, bir kor parçasının yüreğinizi dağlamasından da öte sizi bir kor parçasının tam da kalbine atan bir yanı var ölümün… Aynı zamanda Güneş gibi ısıtan bir sonsuzluk vaat ediyor ölüm, öyle olmasa hemen hemen her dinde, her inanışta ölümden sonrasına dair bir şeyler olmazdı sanırım ;)

Kitap okurken olmazsa olmaz dediklerimi hiç düşünmedim daha önce, sanırım her halükarda okuyanlardanım.

Feride Subaşı Ölüm az düşünmek istediğimiz gerçek, sizi etkileyen ne oldu ölümü yazarken…?

Ölümün burnumun dibinde beni bekliyor olduğunu bilmek… Hastane odamda, ameliyata girmeyi beklerken beynimin bir bölümü hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor diğer bölümü ise ölüme dair her düşünceyi ilerleyen zamanlarda karşıma çıkarmak üzere kaydediyordu.

Ahmet Fahir Dediler Kitabı okumadım fakat en yakın zamanda okuyacağım. Ben bir kitabı okuduktan sonra eğer o konudan zevk almışsam, konuya yakın başka kitaplarda okumak isterim. Sormak istediğim yazdığınız konuya yakın örnek vereceğiniz yazar ve eser var mı?

Bu kitabı daha çok yaşadıklarımdan esinlenerek yazdım. Dolayısıyla benzer bir örnek vermem çok zor ama okuyan bir iki kişi Peyami Safa’nın “Dokuzuncu hariciye koğuşu” adlı kitabına benzetti “Yarına Dokunmak”ı. Benzer sağlık sorunlarına yer verildiği için sanırım.

Sümeyye Irmak doğduğunuz andan itibaren hayatınızı ve kendinizi beyazla bütünleştirmişken geçirdiğiniz hastalık ya da başka şeyler mi siyaha ya da ölüm gibi bir konuyu yazmanıza neden oldu? Yoksa hala her şey beyaz mı?

Beyaz sadece kendimle bütünleştirdiğim bir renk ve yaşadıklarım tesadüfen siyaha da anlam yüklememi sağladı. Hiçbir şey ne beyaz, ne de siyah olabilir aslında Sümeyye. Hayat devam ediyor ve diğer renkler de bir bir anlam kazanacaktır ;)

Zeynep Uyar Kitabınızı okumadım. Sadece yorumlara baktım ve sadece şu cümleye odaklanmışım ”Kitap çok güzeldi:)”… Kitabı okumayan ama okumaya can atan biri olarak beni bu kitaba bağlayabilecek, vurulabilecek:) ne söylersiniz?

Sanırım gerçekleri olduğu gibi anlatmış olmam birçok kişinin kitabıma gönül vermesini sağladı. “Yarına Dokunmak” herkesin kendisinden bir parça bulabileceği bir roman… Hayatını anlamlandırabileceğin ve yarınlarına umut yükleyebileceğin bir ilaç gibi düşünebilirsin kitabımı. Evet, okuyanların çoğu gözyaşlarına hâkim olamadığını dile getiriyor ama bu hüznü her an, hayatın en tatlı yerinde hangimiz yaşamadık ki? Bu acı bir tokat gibi çarpıyor okuyanların yüzüne ama okuyanlara vazgeçmeme, umudunu yitirmeme gücünü aşılıyor aynı zamanda.

Ayşenur Duran Kitabınızın adını niçin ‘Yarına Dokunmak’ koydunuz? Bu isme nasıl karar verdiniz? :)

Bana çok uzak gibi duran yarınlarımda umudu görmüştüm yazarken… Yarınlarıma dokunabilecek kadar güçlü olduğum için… Ve herkesin yarınlarına dokunabileceğini bilmesini istediğim için bu ismi tercih ettim Ayşenur =)

Berna Karaurgan Benim şu an okuduğum kitap Yarın’a dokunmak. Bir tane de birazoku’dan istedim ki onu da çok sevdiğim bir arkadaşıma hediye edeceğim. Ben başarılarınızın devamını diliyorum. Türkçe yazar okumayan bana bile okutan ender 3-4 yazardan birisiniz :)

Çok teşekkür ederim Berna Hanım =) İnanın benim için en kıymetli şey sizlerden aldığım bu güzel yorumlar… Bana yazabilmek için inanılmaz bir güç veriyorsunuz.

Serbest Çelebi Sıradaki kitap ne zaman çıkacak?

Devam kitabı “Aşka dokunmak” üzerinde çalışıyorum şu an, 2 ay içinde biter ancak yayın tarihi yaz sonu gibi olur tahminimce. Çünkü son rötuşları yapmak genelde vakit alıyor. En doğru zamanda çıkar Serbest ;)

Neriman Kaşık Türkiye’yi konu alan bir cinayet romanı yazmak isteseydiniz ve seri katil siz olsaydınız, ilk önce cinayetinizle tanışacak kurban kim olurdu?

Bu çok sarsıcı bir soru oldu Neriman Hanım. Çünkü devam niteliğindeki kitaplarımdan birinde tüm Türkiye’yi sarsan bir cinayetten etkilenerek kurguladığım bir olaya yer verdim. Eğer bir seri katili yazmak isteseydim yaratacağım karakter cesur olurdu. Kimsenin tanımadığı bir zavallıyı değil de herkesin tanıdığı, bildiği ve çevresine zararı dokumuş bir karakteri ilk kurban olarak belirlerdim.

Burcu Balaban kendinizi kitabınızdaki hangi karaktere daha yakın hissediyorsunuz?

Destina karakteri benle benzer şeyleri yaşıyor ve kendi duygu yoğunluğumu Destina’da dışa vurdum dersem yalan söylemiş olmam Burcu ;)

Hamiyet Dikmen Kitabı henüz elime alamadım, internet alışverişinden oldukça muzdaripim çünkü bir türlü cesaret edemedim başıma gelenlerden sonra. Bursa D&R raflarında da görebilecek miyiz kitabı? Bir an evvel elime alıp okumak istiyorum artık. Okuduğum cümleler bile merak etmeme yetti. Nurgül’ün güzel yüreğini cümlelerine yansıttığına şüphem yok :)

Tüm D&R raflarında olması gerekiyor aslında. Gelen talepler doğrultusunda sipariş veriliyor sanırım, henüz yeni olduğu için her yere ulaşması zaman alıyor ne yazık ki. Ama sipariş verirsen getirtirler canım ;)

Seda Baylam ‎*Yarınlarıma dokunuyordum 

ve yarınlarımda AŞK vardı

O kadar güzel bir duyguydu ki..

Yarına Dokunmak için ‘Evet’ dedim defalarca…

EVET.EVET.EVET* siz de Destina gibi Yarına Dokunmak için”EVET”dediniz mi?

Evet, Seda ;) ama sonu umduğum gibi olmadı. İyi ki olmamış… Her şey hayırlısı neyse öyle sonlanıyor.

Burak Güneş Siyah ve beyazdan bahsediyorsunuz, ben de size “gri” ile ilgili bir soru soracağım. Sizce yaşarken ölmek deyimi hangi durumda kullanılabilir?

Hayat aslında siyah ve beyaz kadar keskin değil, ikisinin arasında birçok farklı tonu var hayatın. “Yaşarken ölmek” siyahı beklerken insanın beyazdan başka bir seçeneğinin olmamasıdır bence… Çünkü beyaz gerçeklere hayatın tüm tonlarını verecek olan renk, siyah kâbuslardır. Bu ikisi aynı anda var olmalı.

Gözde Yıldız etkileyici isim… Yarına dokunmak… Kendiniz mi kadar verdiniz ismine… Bir olaydan mı, yoksa hayal gücünüzden mi bu kitabın konusuna karar verdiniz?

Evet, kendim karar verdim ama yazdıklarım şekillendirdi elbette bu kararı. Kitabın konusunu yaşadıklarım belirledi Gözde.

Funda Yildiz yarına dokunmak… Ölüm mü sadece yarın olur… Ölüm hep yanı başımızda değil mi zaten… Neden yarın?

Her insanın yarınlarında ölüm vardır, kaçınılmaz tek gerçek ölümdür. Ama yarınlarımızda umut da var, aşk da var… Yazmak için en doğru zaman dilimi değil midir yarınlar?  Sınırları belli olmayan, dilediğimiz gibi şekillendirebileceğimiz bir zaman…

Aslıhan Sedef Siyah ve beyaz hayatta kesin çizgilerdir. Gerçekler ya da kâbuslar. Peki, duygularımızı, aşka olan inancımızı nasıl değerlendirebiliriz. Acı verse de haklı gerçekler mi, yoksa kalbimizi aklımızı her şeyden koruma pahasına saklanmak mı?

İşte bu yüzden ikisine de ihtiyacımız var. Ara tonları keşfetmek için siyahı ve beyazı aynı anda hayatımıza yerleştirebilmeliyiz bence Aslıhan. Böylece aşkın ve sevginin tonunu da hayatımıza katmış oluruz ;) Gerçek ve kâbus aslında bir arada olunca anlam kazanıyor siyan ve beyaz gibi…

Kutluhan Ünal Bu kitabı yazmanızdaki amaç nedir? Bu kitabı yazmanızda size ilham veren vs. şeyler oldu mu? Sizce herkes kitap yazabilir mi? Kitap yazmak Kolay mı? Kitabınıza Neden bu ismi Verdiniz?

Kelime oyunlarını severim Kutluhan ;) bu yüzden soruna sondan başlayarak cevap vermek isterim. Son sorunu yazma şeklinden yola çıkarsam (ismimin baş harfini bilinçli ya da bilinçsiz vurgulamışsın) N’den esinlenerek yaşadıklarımı yazdım başlarda diyebilirim. Bu benim için psikolojik bir tedaviydi bir bakıma. Bir süre sonra herkesin bunları okuyabilmesini istedim. Yazarken bana rüyalarım ilham verir.

Bence herkes kitap yazabilir, aslında her insanın içinde yazabilme yeteneği vardır. Sadece yaşadıkları hayat buna engel olabiliyor ya da vakitsizlik, hayata karşı verilen savaş… Ama herkes gerçek bir yazar olabilir mi? Bilinmez…

Kitap yazmak elbette kolay bir iş değil. Kurgu çok önemli, özellikle zaman dilimini saptarken yazdıklarınla çelişmemen lazım… Mesela 2012 tarihini verip karakterin yaşını 27 olarak yazarsan 10 yıl öncesine döndüğün bir bölümde karakterin mutlaka 17 yaşında olmalı. Kısacası yazdıklarının kendi içinde bir bütün olması ve birbiriyle çelişmemesi gerekir. Bunu başarmak çok zor, büyük dikkat istiyor.

Serpil Kır alıntılardan ve yorumların dışında kitabınızı okumadım henüz… daha bir kaç saat önce okurdan gelen bir yorumunuzu okudum ve VURULDUM !

Destina kimdir aslında?

Sevgilerle…

Teşekkür ederim Serpil =) Destina beni yansıtıyor. Birebir gerçeği yansıtmasa da duygularımı, korkularımı en sade ve çıplak haliyle vermeye çalıştım Destina karakteriyle. Kendi yaşayamadıklarımı ona yaşatmak beni deşarj ediyor.

Kübra Ercan Yaşam ve ölüm diyince aklınıza ne geliyor?

Siyah ve Beyaz geliyor aklıma… Taban tabana zıt ama asla bir diğeri olmadan var olamayan iki kavram, iki renk…

Ebru Aykaç Önen her bir satırının hissederek yazıldığı gerçekten çok belli, yüreğinize ve emeğinize sağlık.

Teşekkür ederim Ebru =) öyküme yüreğini katan herkesin emeğine sağlık…

Ahmet Koçak siyahın içindeki beyaz nokta, beyazın içindeki siyah nokta… Ölümün rengi nedir bilinmez ama yaşamın amacı, o iki noktadan biri olabilmek değil mi aslında? Sayın Çelebi Nurgül:)

Siyahın içinde beyaz, beyazın içinde siyahın; bir birine karışmadan dengede durabildiği bir gerçek yok aslında. Bu iki rengin iç içe geçtiği bir gerçek var. Yaşamın amacı o iki renkten biri olabilmek değil ikisini bir arada barındırabilmek bence…

Emel Deniz Ben de gerçek hayatla ilgisi var mı diye soracaktım ama esinlenmişsiniz. Birazoku bölümünden okudum sadece. Ama çok güzel, insanı çeken bir anlatımınız var. Hayatınızda başarılar diliyorum. Kitabı okumasam da; bu kısa anlatımda çok beğendim. İnşallah bana gönderirseniz çok sevineceğim.

Bu güzel dileklerin için çok teşekkür ederim Emel. Çekilişte bol şans ;)

Beyaz Zenci ‎

Geçen yıl kitabımı okuması için doktoruma mail olarak attım ve bir sonraki muayenede “…” yı çok fazla kullanmış olduğum yönünde bir eleştiride bulundu kendisi. O gün üç noktayı neden bu kadar çok kullanmış olabileceğimi düşündüm. Sanırım okuyucunun öyküme dâhil olmasını istediğim için bunu sık kullanmıştım. Okuyanların hayal gücünü kullanarak yarım bıraktıklarımı tamamlamasını istemiştim. Elbette benim çizdiğim yolda ilerleyerek ;) Aslında “…” da bir soru ifadesi taşır kendi içinde. Devamını okuyucuya bırakarak onun fikrini sormak değil midir bu sence?

Seda Özay Sevgili yazar arkadaşım Nurgül, ben de sana bir soru sormak istedim. Ölümü Destina gibi erken yaşında düşünmek zorunda kalan kişilerin sonraki yaşlarında hayata bakışı nasıl şekillenebilir?

-Kendi penceremden-  Eskiden beni çok üzebilecek durumların artık beni hiç üzmediğini söyleyebilirim canım. Ölümle tanışan herkes hayatın değerini bilerek, her anını dolu dolu yaşayarak geçirmeyi düşünür herhalde. “Carpe Diem” hayat felsefesini benimsemeleri büyük ihtimal…

Aleyna Acar Kitabınızın kapağına bayıldım o ayna neyi temsil ediyor? Bu kapağı seçmenizin amacı ne?

Mesleğinizin size getirdiği zorluklar neler?

Kapak tasarımı Serhat Filiz’e ait, bu vesileyle kendisine bu güzel kapağı tasarladığı için bir kez daha teşekkür ederim. Kapak fotoğrafı kitabın son sayfasından bir kare aslında… Ayna, yarınlarımızı kendi içimizde barındırdığımızı bize yansıtan bir obje olarak büyük önem taşıyor. Bunu fark edecek derecede algılarının açık olması beni sevindirdi. Teşekkür ederim bu güzel konuya değindiğin için Aleyna =)

Yazarlık benim için bir meslek değil, yaşam biçimi. Para kazanma kaygısıyla yazabileceğimi hiç zannetmiyorum. Mesela yaz boyunca hiç yazamam ben. Masa başına oturup düzenli yazan biri değilim. Ne zaman gelirse içimden o zaman yazmak için otururum bulduğum herhangi bir yere. Dolayısıyla yazmanın bir zorluğu yok benim için…

Gizem Sarmaşık Kitabınızı yazarken çevrenizden nasıl tepkiler aldınız? Özellikle ailenizin görüşleri neler oldu?

Ailem benden desteğini hiçbir zaman esirgemedi. Zaten şaşırmadılar bunu duyduklarında zira çok küçük yaşlardan beri yazdığımı ve çeşitli yarışmalarda ödül aldığımı biliyorlardı. Bunun eninde sonunda olacağını tahmin ediyorlardı galiba.

Zeynep Uyar ‎”Her gece göz kapaklarımızı kapatmadan önce aynı terane -yarın güzel olsun-, hangi yarın diye sormazlar mı adama!?” der kimisi… Kimisi bambaşka bakar yarına, daha güzel daha umut dolu… Peki siz, hangi düşünceyle yarına dokundunuz?Ya da kitaptaki karakterlere nasıl yol çizdiniz?:)

Çok yıkıcı geçen bir yıl boyunca, yastığa başımı her koyduğumda, yaşadığım o günün sadece bir rüya olduğuna kendimi inandırmaya çalışarak uykunun o hafifletici kollarına bırakmak istedim kendimi. Ve her sabah uyandığımda bir önceki günün sadece kötü bir rüya olduğunu kavrayabileceğim bir güne gözlerimi açtığımı ümit ederek, kendimi kandırarak dokunmak istedim yarınlarıma. Ana karakter Destina’nın yolu kendiliğinden çizilmişti zaten. Diğer karakterleri onun yürüdüğü yola paralel bir çizgide oluşturmaya çalıştım. Bunu yaparken belirlediğim isimleri de karakterlerin öyküdeki rolüne uygun seçmeye çalıştım. Mesela Destina’nın umudunu yitirdiği bir dönemde karşısına çıkan Umut adındaki doktorun ona yitirdiği umudu tekrardan aşılaması gibi…

İlker Doğan Nurgül hanım ne tür kitapları okumayı sever? Ve Türkiye’de okuduğu yazarlar kimlerdir?

Mistik romanları okumayı çok seviyorum ayrıca bilim-kurgu türü de beni her daim çekmiştir. Türk yazarlar arasında Orhan Pamuk’u severim. Her ne kadar eski yazdığı kitaplarında anlatım dilini yeterli bulmasam da özellikle “Benim adım Kırmızı” adlı romanında kurgusuna bayıldım. “Kar” ve “Masumiyet müzesi” romanları da gayet başarılı bulduğum kitaplarındandır. Beni ağlatan bir yazar olarak da Sabahattin Ali’nin “Kürk mantolu Madonna”sını örnek verebilirim.

Gizem Sarmaşık Nurgül Hanım kaç yıldır yazıyorsunuz ve sizi yazmaya iten nedir?

Sanırım 17 yıldır… Zevk aldığım ve hayallerimi somutlaştırabilmem adına bana sayfalar sunduğu için yazıyorum.

Aleyna Acar Nurgül hanım ölümün bir son olduğuna mı inanırsınız? Yoksa bir başlangıç olduğuna mı?

Ölüm bir son olsaydı cennet-cehennem olur muydu? Ve birçok inanışa göre farklı şekillerde olsa dahi ölümün aslında bir son olmadığı açıkça ortaya konmuştur Aleyna. Kitabımdan bir bölümün adı bu soruna çok uygun bir cevap olur; “Aslında her son yeni bir başlangıçtır…”

Havanur Baltacı Ölümün rengi siyah ve beyaz sizin için neyi temsil ediyor?

=) Havanur kitabım bazı şifreler içeriyor ve renkler de bu şifrelerin bir parçası. Dolayısıyla ölümün rengini şimdi söylemem serinin diğer kitaplarındaki bazı şifrelerin ifşa olmasına neden olur. Şimdilik sadece okuyucunun hayal gücüne bıraktım bunu ;)

Arda Deliismail Yakın zaman içinde yeni bir kitap planınızda var mı? :)

Şu an yazmakta olduğum devam kitabı var. “Aşka Dokunmak”… Yakın zamanda biter =) bu yüzden çok heyecanlıyım.

Sinem Aksoy Ölümü yeni bir başlangıç olarak mı yoksa bir son olarak mı görüyorsunuz? Başka bir deyişle size göre ölüm karanlık mı, aydınlık mı?

Bir hayatın sonu ama yeni bir hayatın başlangıcı olarak görüyorum… Bir hayatın bittiği yerde yeni bir doğum olmuyor mu? Ya da öldükten sonra ruhumuz sonsuzluğa ermiyor mu? Ölüm bir son değil başlangıçtır dolayısıyla. Hem karanlık hem de aydınlık bir yönü var ölümün Sinem ;)

Burak Eldem Kitabınızı ismi yarına dokunmak çok etkileyici bir isim ama bunu neye göre verdiniz yarına dokunmak yerine başka ne olabilirdi kitabın ismi? Teşekkürler :)

Her insan hayatında bir defa yarınlarından vazgeçer. Oysa yarınlarımızda aşk var, umut var, aile var… Bu değerleri yitirmemek adına yarınlarımıza dokunabilmemiz gerektiğine inandığım için “Yarına Dokunmak” … Bundan daha iyi bir isim olamazdı sanırım ;) Ben teşekkür ederim ilginize.

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Tags: ,

Henüz yorum yok

Bir yorum yaz