Peri Kızına Âşık Olan Dev

“İnsanın en kötüsü; en başında ne yaptığını bilmeden, iyi bir şey yaptığını zannederek, hatalar zincirinin ilk halkasını oluşturmaya mahkûmdu. Gülüyordu, belki de usta bir oyuncuyu aratmayacak bir performansla, sahte sahte! Yüzüne gülücüklerin en sahtesinin takarak, karşındakini umursamadan ve hayatın iyiliklerine karşı direnerek yapmayı tercih ediyordu bunu. Bir kere bile olsun denememişti. O kadar esiri olmuştu ki yalnızlığın, düşüncesi bile ürkütüyordu. Bir farenin ürkekliğini yaşıyor ve mağarasından çıkmıyordu. Ona uzatılan elleri ise acımadan geri çeviriyor, yuvarlandığı çukurdan görünen gökyüzünü masum bakışlarının arkasına sığınarak izliyordu. Gözlerinden bir iki damla aktı akacak ama bunu izin vermeyeceğine o kadar emindi ki, azıcık esen rüzgârla kurutuyordu gözyaşlarını! Arada bir hızlanıyordu kalp atışları. Gözbebekleri de irileşiyordu, gördüğü görüntü karşısın da!

Ufak bir iki tıslama ile başını sallıyordu. Beden dilini kullandığını en iyi şekilde ispat edercesine dünyaya! Ama peşinden onu esir alan zıtlığı, yüzünde ki tebessümle kabul ediyordu farkına varmadan! Değişen sadece imkânsızlığı kabullenmek değildi artık. Bütün istem dışı duyguların karşından esir olacağını biliyordu. Kabul etmek esir düşmekti ve o esir düşmek istemiyordu. Kısacası esir olmaktan hoşlanmıyordu. O hep özgür kalmıştı. Hesapsız, hür ve özgür! Bütün savaşı bunun içindi aslından! Belki de takındığı maskelerden biriydi, belki de sadece bir bahane! Çünkü kendisi bir devdi ve karşısındaki sevgiyi görünce bir lanete kapılıyor, küçülüyor, ufalıyordu. Bir toz tanesi gibi ufak bir rüzgârla, oradan oraya savrulacağını biliyordu ve bu düşünce onu çıldırtıyordu. Daha önce de yaşamıştı. Kabuk bağlamış yarası, bir köşe de duruyordu. Ve ona sadece mazi diye sesleniyordu. Şimdi ki savaşı ise tekrar yaralanmamak içindi. Ona göre bu dev, karşısındaki peri kızına yenik düşmemeliydi.

Çöktüğü yerden doğruldu ve omuzlarını dikleştirdi. Peri kızına baktı. Gözlerinin içine, oralarda bir şeyler aramaya çalışarak, uzun uzun! Baktıkça içine dolan ilkbaharı hissetti. Çiçek kokularını, cıvıldayan kuşları! Gençleşen bedenini hissetti ve peri kızının gülümseyişini! Ve hissettikçe küçülen dev, büyümeye daha da çok devleşmeye başladı. Peri kızının ona uzattığı eli tutarak. Sonra önyargılarını aldı karşısına, büyük bir hesaplaşma ardına gizlenerek! Birden çoçuklaştı dev, biraz da hiç olmadığı kadar ürkekleşti. Gerçek sandığı şeylerle konuşmaya başladı. Yaşanmışlıkları tartmaya, ne kadar yalan yanlışı varsa ayırt etmeye! Sonra fark etti-elinde ki parmakların bile aynı olmayışını!- ve sarsıldı. Şimdi anlamaya başlıyordu sütten ağzı yanan kedinin bile süte hayır diyemeceğini, biliyordu ki ne kadar yaralansa bile aşka tekrar kapılacağını ve bu yüzden anlıyordu ki köşeye itilmiş duygularına asla engel olamayacağını…

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Tags:

15 Cevap e “Peri Kızına Âşık Olan Dev” Subscribe

  1. feride kardenli 27 Kasım 2011 de 11:49 #

    harika bir yazı farklı bir uslubu ve hoş beğendim gerçekten de baktım ki bu ilk yazınız umarım devami gelir okumaktan büyük zevk alırım bu arada geçen bir konuşmada gördüm kitabınız çıkıcağı yazıyordu tam anlamıyla konusu nedir ne zaman çıkıyor cevap verirseniz sevinirim

    • İlknur Uğur 27 Kasım 2011 de 16:41 #

      Teşekkürler Feride Hanım, evet bu tarz yazılara devam edeceğim. Kitap ile ilgili sorunuza gelirsek fantastik bir roman olacak. Şubat gibi raflarda olması planlanıyor.

  2. deniz mercan 27 Kasım 2011 de 15:46 #

    Kitap mı? ilk kez duydum konusu bu yazıyla ilgili mi? adı peri kızına aşık olan dev mi?? isim gerçekte hoş dikkat çekici:) yazıda hoş elinize sağlık.

    • İlknur Uğur 27 Kasım 2011 de 16:44 #

      Teşekkürler Deniz Hanım, evet dediğiniz gibi isim hoş ve ilgi çekici ama kitabın ismi ya da konusu bu yazıyla hiç bir benzerliği yok:)

  3. Barış Bodur 28 Kasım 2011 de 12:08 #

    İçinde bir çok insanın kendisine bile anlatmaya cesaret edemeyeceği ama bunlarla yüzleşip silkelenmesini sağlayan, hem içerik hemde duygu yönünden dolu bir yazı olmuş. Eline sağlık devamını bekliyoruz:)

    • İlknur Uğur 28 Kasım 2011 de 12:22 #

      Barış Bey güzel yorumlarınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Güzel yorumlarınız inanın bana güç ve destek veriyor. Beni çok mutlu ettiniz. Yazdığım yazıda bir başka bireyin kendi hayatından kesitler görmesi, gözlemlerinim doğru olduğunun ufak bir ispatı gibi.

  4. sıla kumrucu 28 Kasım 2011 de 14:08 #

    gerçekten ellerinize ve kaleminize sağlık harika bir yazı ve insanı sonuna kadar okumasına sevk eden bir akış var harikaaasınız.

  5. selma gürsoy 28 Kasım 2011 de 14:16 #

    Tek kelime ile süper bir yazııı. offf biraz efkarlandım ben:((((

  6. yasemin ateş 02 Aralık 2011 de 21:46 #

    yazını okurken sankı daha önce bu yazının başını okumuşumda sonunu merak edeiyormuşcasına okudum .sen bunu kısa yazı olarak yayımlamışsın ama kazırsan altından harika bir hıkaye cıkar. ellerine yüreğine sağlık…

    • İlknur Uğur 03 Aralık 2011 de 06:56 #

      Arkadaşım yorumun için çok teşekkür ederim. Dediğin gibi ileriki zamanlarda ne olur bilinmez ama bu yazı için şöyle diyebilirim ki; bir roman yazmaya karar vermişim ve kısa bir tablo oluşturmaya ihtiyaçım var. Galiba böyle birşey olurdu. Bu yazıdan harika hikayeler çıkarabilirim. Eğer diğer yazımı da okumuşsan (Sardunya Çiçekli Ev) bu tadı alabilirsin. Takipte kal:))) Sevgilerle

  7. seval 03 Aralık 2011 de 19:37 #

    Çok hoş bir yazı olmuş İlknur hanım yüreğinize,elinize sağlık…Başarılarının devamını diliyorum..Kitabınız çıktığında emin olun alıcam ve büyük bir hazla okuycam..:)Sevgiyle kalın..

    • İlknur Uğur 03 Aralık 2011 de 21:40 #

      Seval Hanım güzel düşünceleriniz ve güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim.

  8. Emrah YAYLA 10 Aralık 2011 de 12:25 #

    Şunu söyleyebilirim ki bazen bazıları dost eline karşılık veremezlermiş…Uzak kalırlarmış.Bunu hissettim bir daha…Harikulade

    • İlknur Uğur 10 Aralık 2011 de 22:49 #

      Teşekkürler Emrah senin gibi değerli bir yazardan bunları duymak çok güzel.

      • Emrah YAYLA 13 Aralık 2011 de 19:07 #

        Ahh bu güzel esere hakkını ödemek gerekirdi.Görevimdi,yaptım. :)

Emrah YAYLA için bir yorum yaz