SORGULAYIŞ

Kader, geçmiş ve geleceğimizin toplamından ibarettir. Şu ânı bize veren seçimlerimizdir. Şu ân seçimlerimizin,nefes alıp verişlerimizin ve ânı yaşayışımızın bize kattıklarından ibaret. Peki kader razı olmak mı, bir vazgeçiş, bir yaşayış mıdır? Kader bize sadece fırsatları ve bulunduğumuz zaman dilimini verir. Hangi yolda yürüyeceğimiz, nerede duracağımız, o yolda iyi veya kötü kimleri seçeceğimiz tamamen bize aittir.Evimizde soda bulunmasa mutfağa gidip, buzdolabını açıp, sodayı alıp içemezdik. Öyleyse iş sodayı alanda ve sodanın olduğunu bilende bitiyor. Vesile olmak durumu çıkıyor karşımıza. Sodayı alan kişi evdeki diğer insanların da o sodayı içmesine vesile oluyor. Soda yerine maden suyu veyahut portakal suyu almayı da seçebilirdi, bu tamamen kaderin işleyişi yönündeki iradeye bağlı kılınıyor. Otururken bacağını uzatan insanla bağdaş kuran diğer insanın oturuş pozisyonlarını seçime dayandırmaları gibi…

Bunların kaderimizin bir cilvesi olduğunu söyleyemeyiz. Kader yalnızca seçimlerimiz için fırsatları yaratır. Bize bir ömür biçilir ama o ömrü ve yaşadıklarımızı, bize bir o kadar seçimlerimize bırakır. Ne zaman, hangi gün, hangi tarihte öleceğimiz bellidir. Ama ne şekilde öleceğimiz bir o kadar bizim seçimlerimize dayalıdır. İntihar ederek ölen insanla eceli gelip de ölen insan aynı olabilir mi? İntihar eden kişi intihar edeceğini bilerek mi yaşadı hayatı boyunca? Bir anlık gaflete kapılarak şeytanın esiri olup yanlış yolu seçti, peki imanı kuvvetli olsaydı yapar mıydı?
İşte burada ölümü bile ne şekilde seçtiğimizin derin bir örneği yatıyor. İmanımızı kuvvetlendirerek yaşamayı seçsek, yanlışlardan uzak dursak, intihar eden insan sayısı çoğalmayacak. Okuduğumuz okuldan sevdiğimiz, evlendiğimiz insanlara kadar her şeyi ve herkesi biz seçiyoruz. Kader bize bütünü değil, yarımı veriyor, onu irademizle tamamlayan, seçimlerimizle perçinleyen bizleriz. Tüm gün yalınayak sokakta tek başıma yürümeyi seçebilirim, bu bir seçim olur, şu ânın seçimi… Dün yaşadıklarımız ve yarın yaşayacaklarımız ise sonun başlangıcı gibi bugünümüzde doğru seçimler yapmak için bir fırsat sunar. Dün yaptığımız yanlışlar olmasa bugünkü tecrübelerimiz olmayacaktı, bugünkü tecrübelerimiz olmasa yarınki başarılarımız da olmaz. Hata tecrübeyi, tecrübe başarıyı arttırır. Şu ân kurduğum cümleleri seçmeyip kısa cümleler kuruyor olsaydım da kaderle ilgili düşüncelerim değişmezdi. Şu ân oturduğum yerden
kalkıp başka bir odaya gitmeyi düşünüyorum, başım ağrıdığı için ilaç almayı düşünüyorum. Başımın ağrısının bir sebebi var elbet, o sebebi ortadan kaldırmak için o iradeyi kullanıp ilaç almak ve iyileşmek ise benim seçimim. Hayatımız
yalnızca kaderden ibaret değildir. Seçimler, kurallar, kanunlardan da ibarettir. Bugün yaşamayı seçtiklerimi dün yaşadıklarımdan dolayı değiştirebilirim. Kısmet dediğimiz şey önümüze çıkan fırsatları değerlendirebilme yetimize bağlıdır. Sarıdan vazgeçip, beyaza gidiyorsam bu sarının bana iyi gelmediğini gördüğüm içindir. Kader bilinmeyeni verir, seçimlere dönen kader bir zaman sonra hayatımızın tamamı olmaya başlar. 15 dakika sonra ne olacağını bilmiyorum. Sadece kapının çalacağını, en sevdiğim diziyi izleyeceğimi tahmin ediyorum. Şu ân saate bakma gibi bir düşüncem yoktu, aniden gelişti ve saate baktım. Peki, sizce bu kaderimin bir parçası mı, yoksa geçmişten kalma rutin bir seçim mi?

Dilara AKSOY

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Tags: , ,

Henüz yorum yok

Bir yorum yaz