Yanlış Yollar Üzerindeki Doğru

Yanlışlar,yanlışlar,yanlışlar silsilesi… Önü arkası kesilmez.Evet şimdi bulduğum dediğin anda kaybettiğin bir an daha.İçinden bu kaçıncı yanlış nerde bu doğru diye geçirdiğin sayamadığın dakikalar.

Yaşam böyle bir karmaşa işte.Seni o doğruya ulaştırana kadar çok yanlışlar çıkartır karşına. Yaşamadan bilemezsin onun doğru olmadığını.Keşke bir yolu olsa üzülmeden,kalbini yaralarla,kırıklarla doldurmadan doğruya ulaşmanın.

Her bir yanlış ne yaralar açar değil mi kalbimizde.Ne varsayımlara ulaştırır bizi.Karşımıza çıkan her kişiye bir önceki varsayımlarla yaklaşırız.Belki de bu yüzden doğrumuz yanlışa çevrilir bir anda.Hep bir ön yargı oluşur beynimizde, şartlarız kendimizi olaylara.Zamanın,insanların çizdiği sınırlarda yaşarız ya da yaşatılırız.Küçük bir belirti yakaladığımız anda da teşhisi hemen koyarız.Evet  aynı olaylar,farklı insanlar diye geçiririz içimizden.Bazen de karşımızdakini bizim istediğimiz kalıba girdirmek isteriz.Sonuçta  ya dar gelir ya da geniş kalıp.Kimi zaman da hikayeler yazarız,karakterler çizeriz.Kalbimizdekini ana karakter yaparız,hikayemize dahil ederiz sormadan.Nerede ağlayacak nerede gülecek,nerede sinirlenecek,nerede nasıl davranacak hepsine biz karar veririz.Ondan sonra da mutlu son yazdığımız hikayede tesadüf olmayan mutsuz bir sonla karşılaşırız.

Hep doğruyu bulduğunu sanan kişi mi suçlu.Elbette hayır.Öyle insanlar öyle insanların içinde kişilikler var ki şaşarsınız.Her sözü,her davranışı sizi tek bir ortak noktada buluşturur. Aşk noktasında.Siz de ona göre davranış sergilersiniz.Sergilediğiniz anda bütün büyü bozulur.Bütün iyi hislerin yerini kötü hisler,bütün olumlu düşüncelerin yerini olumsuz düşünceler alır.Acı gerçek yüreğinize öyle bir çarpar ki adeta kalbinizi durdurur.O dakikadan sonra kalbiniz yorgunluktan başka hiçbir şey hissetmez olur.Üzülmeye,ağlamaya,kızmaya,kıskanmaya yorgunluğundan vakit bulamaz.Artık kalp et parçasından başka hiçbir şey değildir.Ardından kendi kendinize cevabı olmayan bir çok soru sorarsınız.Peki bu kadar sözün,cümlenin,hareketin hiç mi anlamı yoktu  bu kadar mı saftım dersiniz.Bütün cevapsız soruların cevabını kalbinde taşıyan kişi ise  bu süreçte  hayatını yaşar,hayatına yeni kişi alır,beğenmez çıkarır yenisini alır.Kendine yollar çizer onu da beğenmez siler yeniden çizer.Gelecek planları kurar içinde siz hariç herkes vardır.Pervasızca sözler sarf eder canınızı yakar. Size karşı kör,sağır dilsizdir.

Daha  kötüsü de var biliyor musunuz? Kendi kendinize aşık olursunuz karşınızdakinin haberi olmadan.Öyle beklentiler içerisine girersiniz ki beklentileriniz karşılanmadığında  kırılırsınız,üzülürsünüz,tavır alırsınız ,ama karşıdan hiç karşılık gelmez.Bilmez hakikati ya da bilse de bilmemezlikten gelir.Sevmiyordur çünkü sizi.Yalnızca gördüğü anlarda hatırlar.Görmediği anda siler hafızasından ne arar ne sorar.Onu size zaman ve ortam bağlar sadece.Şartlar değişip hayatından çıktığınız anda başka kişilerle çoktan bağını kurar gider.Siz ise onun minicik tavrından aşkı çıkartırsınız da ama o kocaman davranışlarından aşkın a’sının olmadığını çıkartmazsınız daha doğrusu çıkartmak istemezsiniz.Size bu saatten sonra  hayatınızdan akıp giden kişinin ardından bakmak kalır.Ne kal diyebilirsiniz ne de hakikati söyleyebilirsiniz.İçinizden karşınızdakinin  içine akmasını istediğiniz tüm düşünceleri ne hakla ne sıfatla diyebilirim ki diye düşünürsünüz.

Ben inanıyorum ki birilerini kalıplara girdirmeye çalışmadığınızda,ruhunuzu özgür bıraktığınızda,yanlış kişilere güzel  hisler beslemediğinizde,mutluluğunuzu birilerine şartlamadığınızda,günün birinde kalbinize biri girerse onu karşılıksız,çıkarsız,kendiniz için sevmemeniz gerektiğini anladığınız anda doğru kişi çoktan hayatınıza girmiş olacak.Bu dünyada nefes aldığınız her anda ve ruhunuzu sonsuzluğa teslim ettiğiniz sonsuz  hayatta  da yine sizinle kalacak.

 

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

Henüz yorum yok

Bir yorum yaz