Yazar Gizem Kayahan’la Söyleşi

 

Öncelikle Merhaba Gizem hanım, nasılsınız?

Merhabalar! İyiyim, teşekkürler.

 

 Hemen sorularıma başlıyorum, “Denizin Külleri” adlı kitabınızı yazmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

Liseye geçtiğim dönemde çok fazla roman okuyordum, bir süre sonra hikayeler bana yetmemeye, karakterler beni tanımlamakta eksik kalmaya başladı. Ben olsaydım şöyle yapardım, böyle yazardım, demeye başladım ve en sonunda ben olup yazdım.

 

 

 Kitabı yazarken, kafanızda önceden belirlemiş olduğunuz bir kurgu var mıydı, yoksa yazdıkça mı gelişti her şey?

Her zaman kafamda önceden bir kurgu belirlemiş oluyorum. Kafamda onlarca fikir ve hikaye oluyor her zaman, ne zaman bir tanesi tamamlanırsa o zaman ona kağıda dökülme şansı tanıyorum.

 

 Zorlandığınız, takıldığınız anlarda, yazmayı bırakır mısınız, yoksa kendinizi zorlar, yazmak için direnir misiniz?

Direnmem çünkü seviyorum yazmayı, keyif alıyorum, yazmak için zaman yaratıyorum, mekan yaratıyorum. Takılırsam eğer kalkıyorum başından, ne zaman yeniden oturmaya hazır olursam o zaman dönüyorum başına.

 Peki, ne kadar bir sürede tamamlamıştınız “Denizin Külleri” kitabını?

Yazım süreci bir yıldan kısa sürdü ama araştırmalarımla birlikte bir buçuk yıla yakın bir süreç.

 

 Kitabınızın ismi etkileyici, nereden aklınıza geldi?

Kitap bittikten sonra yüzlerce seçenek yazıyorum, daha sonra ailemle birlikte tercih yapıyoruz, onlar en büyük yardımcılarım.

 

 Bir yazar olarak okuduğunuz ve sevdiğiniz yazarları söyleyebilir misiniz?

Pek fazla yazar okuduğumu söyleyemem, kitap okuyorum ben daha çok. Aklıma ilk gelenler Sabahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna, Marquarite Duras-Yazmak, Goethe-Faust, Herman Hesse-Bozkırkurdu oluyor.

 “Denizin”Külleri” adlı kitabınızdan sonra “Sensizlik Esiyor Yüreğimde” adlı kitabınızı yayınladınız. Gerçekten ama gerçekten büyük başarı, öncelikle tebrik ederim. Peki size göre, yazmak nasıl bir şeydir? Yazmak isteyip de yazamayanlara yola nasıl başlamalarını önerirsiniz?

 

Yazmak benim için her şey; doymak, aç olmak, kaçmak, sığınmak, ağlamak, uyumak… Yazmak için zaman yaratırım ben, boş zamanlarımı doldurduğum, hobi olarak sahip olduğum bir edim değil bu, hayatımın kendisi. Yazmak isteyenlere öncelikle nitelikli bir okuyucu olmalarını öneririm ki; okuduklarından kendileri için gerekli olanları alsınlar ve inansınlar kendilerine, inanmak başarmanın ilk yarısıdır, asla yapamam, demesinler çünkü bu kelime çok küçük gibi gözüküyor ama kökünden etkileyebiliyor hayatları.

 

 Kitap yazmanın sizin açınızdan zorlukları var mıdır? 

Kediler tımalayabilir, köpekler ısırabilir ama hala severek evinizde barındırırsınız onları, işte böyle bir şeydir yazmaktaki zorlukların benim açımdan tanımı. Hep denir ya; her işin bir zorluğu vardır elbet ama benim hayatımın kendisi kelimeler, seviyorum onları, bu sebeple zorlukları bana dokunmuyor, izin vermiyorum buna.

 

 Gizem hanım, çok teşekkür ederim teklifimi kabul ettiğiniz için. İyi günler ve hayatınızda başarılar dilerim. Hoşçakalın.

Ben teşekkür ediyorum, nice sohbet ve etkinliklerde görüşmek dileğiyle…

Bunu paylaş

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email

4 Cevap e “Yazar Gizem Kayahan’la Söyleşi” Subscribe

  1. uğur 24 Ekim 2012 de 16:20 #

    Mükemmel İnsan.

    • Ahmet Türkben 25 Ekim 2012 de 18:57 #

      Evet, benim de sürekli takip ettiğim bir kişi olduğun için böyle bir şey yaptım ben de :)

  2. ayça durul 24 Ekim 2012 de 16:27 #

    tebrik ediyorum iki roman da harika

Bir yorum yaz