Arşiv | Hikaye Bu bölüm için RSS beslemeleri

Mugalata İle Doğruluk Perisi

Koşarak yanından uzaklaştım, zaten bundan sonrasında söyleyecekleri beni zerre kadar ilgilendirmiyordu. İnanmak ile inanmamak arasındaki çelişkilerimin düğümünü çözmüştüm onu sevmeye başladığımda. O, perdeyi aralasa aralasa bizim için; umuda dair ne varsa onları bize katmak için aralardı. Sevince, sevdiği insana yakıştırdığı tek şey kılıf oluyor insanın. Parmağımda can gibi ikimize ait olduğunu hatırlatan nişan yüzüğümü adeta […]

Devamı 0 Yorum

Bir Aşksız Kalp Hikayesi

Bir adam, bir kadın ve günlerden bir gün. Herkes için bir gün,kadın için sadece o gün. Gözlerinin gözleriyle buluştuğu an, anlardan bir an ama onun için bir ömürde sadece o an. Beklenmedik bir günde beklenmedik bir ayrılık. Acılı,sancılı geçmek bilmez aylar.Semada  yankılanan dualar,vuslatı bekleyen bir çift göz ve kırık bir kalp.Her gün gözlerinin gözleriyle buluştuğu […]

Devamı 0 Yorum

KİLİT NOKTASI

Kederimden, çaresizliğimin acılarımı dövüşünden ne yapacağımı şaşırmış vaziyetteyim. Televizyon izliyorum, bacaklarımı sehpanın üzerine uzatıyorum, sehpa bana, ‘Ne yapıyorsun arkadaş?’ desin, bana yoldaş olsun istiyorum. Televizyondaki hiçbir program ilaç olmuyor, mutfağa gidip, küçücük mutfağın içimdeki darlığa dost olmasını diliyorum. O da yetmiyor. Sonunda esas dostumun kim olduğunu hatırlarcasına ona uzanıyorum. Tam 10 yıldır sıkıntılarımın girdabında dönme […]

Devamı 0 Yorum

HATIRA

Elime yüzüğünü verip, beni caddenin ortasında öylece bırakıp gitmişti. 5 yıllık flörtten sonra, bir yıldır nişanlıydık. Nedensiz, bahanelerin arasına bile konması imkânsız bir şekilde beni öylece bırakıp gitmişti Faruk. Üniversite yıllarından bu yana yaşamış olduğumuz aşkın varını yok’unu alıp da, beni onsuz bırakıp da gitmişti. Bacaklarım beni taşımaz olmuştu, eve zar zor gidebileceğimi anlayıp, yavaş […]

Devamı 0 Yorum

SAFİR

Her zamanki yerinde, tren raylarına yakın duruyor, batmakta olan güneşi seyrediyor. Gözlerinde çözemediğim derin bir anlam var, dokunsam ağlayacak gibi, bembeyaz saçları adeta sakalına karışmış, üstünde sanki bin yıldır çıkarmadığı eski kıyafetler var, ayakları çıplak, taşlara basa basa öylece duruyor. Taşlar sanki ayaklarıyla kardeş gibi, canı acımıyor, ses çıkarmıyor, ya da alışmış böylesi bir acıya… […]

Devamı 2 Yorum

KİBİR

‘Şunları görüyor musun? Nasıl da kahkahalarla gülüp, yemek yiyorlar.’ ‘Evet… Hepsi böyle. Yalnız, içlerinde mutsuz olanlar da var.’‘Keşke onlar gibi olsaydık biz de. O vakit istediğimiz her şeyi yapardık.’ Denize karşı oturuyorlardı. Birdenbire Cengiz, oflayıp poflayarak elindeki gazeteyi masaya vurdu. ‘Ne oldu Cengiz?’ ‘Bir şey yok Aysel, bir şey yok. Ye yemeğini sen.’ ‘Ne oldu […]

Devamı 2 Yorum

Diğerleri Gibi Değildi…

Diğerleri gibi değildi. Yeniden yaşasa bile hayatı asla asal çarpanlarına ayırmazdı. Olduğu gibi kabul ederdi küçük ayacıklarını sığdırdığı eskimiş, çamurlu terliklerinde. Terliklerinden taşan topukları gibi bir yerlerden taşmak isterdi. Yüzünün güldüğüne inanmak, yaşamak ve yüzüne yabancılaşmak. Sevilmek isteyen bir kadının bütün notaları vardı içindeki müzikte. Ve hangi his hangi notayı basıyorsa çıkan sesten ürküp kaçmıştı […]

Devamı Yorumlar Kapalı

Naci’nin Yeri

Naci’nin Yeri Meyhanelerden hoşlandığı pek söylenmez aslında. Kokusunu severdi ama tadını asla beğenmemişti. Yakup, meyhaneleri sevmediği gibi, İstanbul’un Ermenileri tarafından kurulan ve işletilen meyhaneleri daha da sevmezdi, düşman kesilmişti adeta. Ona göre o işletmelere buradaki Türk meyhanelerine zararlıydı. İşi kapan genelde onlar oluyordu. Sevilen taraf yani… Kokusu muazzamdı meyhanelerin ama tadı berbattı, hoşlanmazdı pek fazla. […]

Devamı 1 Yorum

ZEYNEP

‘Koş koş koş! Zeynep!’ ‘Yakalayamaz ki, yakalayamaz ki!’ ‘Yakalarım, dur kaçma!’ Zeynep, kırmızı mini eteği, beyaz çorabı, kırmızı pabuçlu ayakkabısı, iki yandan örülmüş saçlarıyla diğer oyun arkadaşlarından her zaman daha farklı görünüyordu. Mahallenin en sessiz, sakin çocuğu oydu aslında. Annesi terziydi, babası ise çalıştığı fabrikadan atıldıktan sonra kendisini içkiye, kumara vermiş, kahvelerden çıkmaz olmuştu. Zeynep […]

Devamı 0 Yorum

KORUYUCU MELEK

Onu görüyorum, bana gülümsüyor, el sallıyor, beni yanına çağırıyor. Yatağımdan kalkıp, terliğimi giymeden, çıplak ayakla yanına koşuyorum. Sessiz olmamı söylüyor, bizi duyabileceklerini, duyarlarsa arkadaşlığımıza izin vermeyeceklerini söylüyor.  ‘Merhaba, ben de seni bekliyordum. Birkaç gündür gelmiyordun, nerelerdeydin?’ ‘Başkaları da var, onların yanındaydım.’ ‘Beni niye aranıza almadınız?’ ‘Sessiz ol, geliyorlar…’ Arkamı döndüğümde annemle babamın bana baktıklarını fark […]

Devamı 0 Yorum