Arşiv | Serbest Bu bölüm için RSS beslemeleri

Bildiklerini Anlatır mısın Bana?

Her zaman susmak istediğinde susturur musun gönlünü diye sordu genç kadın.Aslında bu soruyu sormakta hiç bir amacı yoktu.Sadece karşısında ki erkeğin duygularında bir kapı açmak istiyordu kendisine.Kadınlar bazen karşılarında ki erkekte derin hisler uyandırmak isterler.Kendi iç seslerini o an dinledikleri için belki de..Narin yaratıklar..Kimi zaman umursamaz ,kimi zaman çılgın..tıpkı kedi gibi aslında..Erkek başını hafifçe öne […]

Devamı Yorumlar Kapalı

TUTKUNUN SERİN SULARDA YÜZMESİ’NDEN DOĞAN YAZMAK

Yazmak, nutku tutulan bir oyuncunun gömleğini iliklerkenki telâşının seyircide uyandırdığı ilk izlenimdir. Kalem, mendil satan bir çocuğun, ekmek parası için mendilini şerefiyle satma çabası. Akıl, yorgun bir bedenin rahatsızlığını yansıtmamak için çaba sarf eden gönül kahvesi sanki. Yazar, elleri namlunun ucunda sallandırırken bedenini, okur gözlerinin nemiyle eşlik eder kâğıtlara. Kâğıda düşer yolundaki umutlar, gözbebeklerinden misafir […]

Devamı 0 Yorum

Birand’a…

Bazen biri ölünce kendimi salak gibi hissederim. Duygusuz, saf. Bazen bir gülümsenin ne kadar da değerli olduğunu anlarım. Hani stresli bir günün sonunda akşam eve girdiğinizde, yapacağınız ilk şey Televizyonu açmaktır. Biraz umutla, kendinizi hoş tutma çabasıyla. Karşınızda hoş bir şey görme çabasıyla. Gülen bir yüz. Tebessüm. Mizah’ın samimiyetle birleştiği ve cana yakınlığın orjinal halini. […]

Devamı 0 Yorum

GÜNAHLARINDAN KORKANLAR SICAĞI SEVMEZLER

Her beden tozlu yollarda çamura bulandığını düşünür. Kimi tozdan soluksuz kaldığını sanır, kimi ise gerçekten çamura bulandığını… Çok az kişi bilir tozun yağmursuz çamurlaşmayacağını… Her şey gibi tozun da kötü olması için bir başkasının iyisine ihtiyacı var… Yağmur! Gülü hayata döndüren yağmur, tozu çamurlaştırır! Ne tuhaf değil mi? Kiminin baharları sondadır. Hüzün kokar… Mutluluğu bile […]

Devamı 1 Yorum

SEKS İŞÇİLERİ DE İSYAN EDER (!)

Başlığı görüpte tövbe tövbe deyip, yüzü kızaranlar varsa okumasınlar! Mesela kimse Arınç’ın yüzüne bakıp ‘vajina’ demesin… Yüzü kızarıyormuş. Kendisi mesir macunu fırlatabilir ne de olsa mesir macunu ‘viagra’ değilmiş… Ha O, viagra gibi sözcükler de kullanabilir… Ama kimse onun yanında kalkıp kadının organından söz etmesin… Organ dedim, acaba o da yüz kızartır mı?! Neyse… Geçenlerde […]

Devamı 0 Yorum

BİR YAZAR…

Bir yazar, ne zaman yazar olur biliyor musunuz? Yüreğindekiler dolup taştığında ve kimsenin kendisini anlamadığını düşündüğünde… Bir yazar, ne zaman yazar olmayı seçer biliyor musunuz? Okuduğu kitaplardan çıkıp, kendi kitabını yaratmaya başladığında… Bir yazar, ne zaman gerçek bir yazar olur biliyor musunuz? Kelimelerle dansı bir vals gibi, bir tango gibi, yarım kalmış bir melodinin gizli […]

Devamı 0 Yorum

Bu*

Üç kişilik bir hikayenin, mutlaka kaybedeni olur. Kaybeden üç kişi bilir olanları. Biri ölür ama hikayenin sonunda. Tek gerçek, bu. Üç kişilik bir hikaye siler insanı. Gururunu kırar, acıtır. Ki acıyan herkes yalan söyler, kendinden kaçmak ister. Yalan kalır hikayenin sonunda. Tek doğru, bu. En çok kadın yalan söyler, en çok o acır çünkü. Kadın, […]

Devamı 0 Yorum

Gustav Klimt

Sen benim Kâbe’m, Kudüs’üm, Beyrut’um, kutsalım. Ağlatan, ayıran bütün duvarlarım, ucunda durduğum uçurumlarım. Biliyorum, bırakmazsan kendini bana ya da uçurumdan, yaşayamam. Sana dokunduğuma inanıyorum. İnandığım için sana dokunuyorum. Ki biliyorum, günahım; sana olan uzaklığım. Ve dudakların, dudakların cennete açılan kapım. Öncesi hep yavan sen yoksun diye. Aynı, ışıltısız ve tatsız. Ama ya sonrası, dudaklarından sonrası? […]

Devamı 0 Yorum

Mutluluk

TANIMSIZ BİR KELİME MUTLULUK ne demektir bizim için? Nedir bu kelimeyi esrarengiz kılan güç?  Nedir hayatımızın kilit noktası yapan? Nedir bizi böyle peşinden koşturacak kadar cazipliği? Gecenin karanlığında, karanlık bir sokakta binlerce insan buluşmuştu nedenini niçinini bilmeden. Kimse kimseyi tanımıyordu. Ilık bir rüzgar, soğuktan donan bedenleri ılık ılık ısıtıyordu .Gökyüzü yıldızsızdı ama o muhteşem ay […]

Devamı 0 Yorum

BOŞUNA

Yanık türkülerle geldim sana Penceremin kenarında duran saksım, Yüreğimde sana ayırdığım tahtın Bitmeyecek olan türkülerimle geldim sana Elimi tut, elini ver diyemem ki Gözlerim her şeyi anlatır nasılsa Sana biriktirdiğim müziklerle geldim Her birinin kendi içinde notası var da Söyleyeni yok Es’lerimi kaybettiğim şarkılarımla geldim sana Duramadım, Sana kanarken tutamadım kendimi Vedası çatlamış, Kanı bozuk […]

Devamı 2 Yorum