Kategori arşivi: Şiir

Şiir türünden yazılar için oluşturulmuş kategoridir.

HACI ARKADAŞIM

Ne zaman seni görsem, Kâbe’deyim 
Sık görüşelim Hacı Arkadaşım. 
Kâbe’yi gören gözünden öpeyim,
Sık Görüşelim Hacı Arkadaşım.

Hastalanırsan yine başındayım
Pamukla su verme telaşındayım.
Sana hizmette hep genç yaşındayım
Sık görüşelim Hacı Arkadaşım.

Anlatma sık sık gördüğün rüyayı.
Her zaman pusuda düşün riyayı
Fani bir aşkla sevelim dünyayı
Sık Görüşelim Hacı Arkadaşım…

Duaya başla ben; Âmin, diyeyim.
Gözyaşlarını gözümle sileyim.
Kendimi senle cennette bileyim
Sık Görüşelim Hacı Arkadaşım..

İhramı giyelim yine Teninde
En çok istediğin budur senin de
Ecri çok Allah için sevmenin de
Sık Görüşelim Hacı arkadaşım.

Özlemin fazla Kâbe’ye senin de
Hep ordasın çare olsa elinde.
Huzurumsun, ruhumsun bedenimde
Sık Görüşelim Hacı Arkadaşım.

Sen Hıra’ya git; ben Sevr’de kalayım.
Peygamberi dizimde yatırayım.
Gördüklerimi, gel de anlatayım
Sık Görüşelim Hacı Arkadaşım

Anılar bir yanda, dua bir yanda
Bizden bahtiyarı var mı dünyada
Galiba ömrüm sona yaklaşmada.
Sık Görüşelim Hacı Arkadaşım.

Hamza’nın yası var Uhut dağında.
Ben olayım Vahşi’nin tuzağında.
Muhammed de, Gül’ açsın dudağında
Sık Görüşelim Hacı Arkadaşım.

Ne büyük değil mi İmanın Kadri
İmanla kazandı o büyük Bedri.
Verse de Hak hasretine sabrı.
Sık Görüşelim Hacı Arkadaşım.

Kol kola gezdik seninle Tavafta.
Namazlara durduk yan yana safta.
Yıl gibi geliyor sensiz bir hafta
*** GÖRÜŞELİM HACI ARKADAŞIM

ORHAN AFACAN

TAŞ ATAN ÇOCUKLAR

Sanki oyundasın taş atan çocuk.
Cahil mi, cesur mu sonra görürsün
Seni kımler böyle oynatan çocuk.
Sanmam bu eğlencen çok uzun sürsün…
Sökülen kaldırım, ayaklarındır
Ölünceye kadar bir götürümsün..
Kundaklanan dükkân yarınlarındır
Vicdanında yargılanan cürümsün

Elinde Molotof, yüzünde maske-
Neden bir gizliliğe bürünürsün…
Yıllarca sonra, desen bile keşke
Vatan ahı ağırdır, sürünürsün.

Senin yaşıtlarda taso salgını
Yahut bir iple topaç çevirirsin.
Oyun sandığın işlerin çılgını
Çamı hedeflerken, can devirirsin

Hapiste mi geçsin ergenlik çağı
Ordada sarmalar pisliğin ağı.
Kopmak bilmez asla takvim yaprağı
Harf, harf, cümle cümle sen sökülürsün.

Kaynağıdır dinlerin Ortadoğu.
Din olmaktan uzak dinlerin çoğu.
Tarih boyu bundan kinlerin çoğu
Müslümansın, Müslüman görünürsün.

Benimde devletle sorunlarım var
Yapamam bunu aramızda duvar.
Hırs, nefret, cahillik, benlik canavar
Davanı hukuk ile sürdürürsün.

Hadis ’vatan aşkından iman doğar’
İmansızı, iman her zaman boğar
Nefret, öfke beyne, kalbe zor sığar.
Kendini ellerinle öldürürsün.

Bir taş konuyu nereye götürdü
Kalkınmamızı dereye götürdü
İç, dış düşman biz nasıl düşürdü.
Devamlı boş çareye bürünürsün..

Araya girmesin etnik tefrika-
İşte Ortadoğu, işte Afrika
Global siyasetler binbir entrika
Ne yapsan hep mata düşürülürsün

Sömürgecidir her zaman Avrupa,
Sanma takdir edilir, övülürsün -
Şimdi demokrası elinde sopa.
O sopayla da bir gün dövülürsün.-

ORHAN AFACAN

Bir Gün Gitmişim

Düşünsene! Bir gün gitmişim ve geri dönemeyecek kadar toprağım.

Benim canım şimdikinden az acır

Senin canın şimdikinden çok acır

Bizim canımız birbirinden ayrılır

Derecesiz sevmişken

Yaşadığımız bitmez derken

Aldığım nefes, son nefese değerken

Düşünsene!

Bitmişiz

Dün, gideceğimi bilircesine, sıkılınca izlersin diye filmler aldım sana

Hangi kitabı alacağımı bilemedim de, yazdığım şiirleri bıraktım

Sen okuyunca beni hırpalamadan anla

Ya da çok geç artık anlama ve ağlama

Bir avuç toprağım var, onu da elimden alma

Bırak artık beni, yoruldum dağıtıp toplamaktan kendimi

Başka, başka tercihlerim varken,

Seni yaşamaktı aşk bana!

Yanımda oluşun güç verdi hayatıma

Ben tüm parçamı verdim sana…

Yuvam diyeceğim tek yer senken;

Düşünsene!

Bir gün gitmişim ve geri dönemeyecek kadar toprağım.

Benim canım şimdikinden az acır

Senin canın şimdikinden çok acır

Bizim canımız birbirinden ayrılır

şehri çabuk

Açılmamış Mektuplar

 

Gönlünün gönlüme akmasıydı bahar,

Hayatın kanayan tüm yaraları iyileşircesine…

Şimdi bi dünya taşıyor sözlerimden

mektuplar yazıyorum, hiç okumayacağını bilerek

açılmamış, sana ulaştıramadığım mektuplar biriktiriyorum.

Öyle kalabalık ki bu dünya,

sensiz hiç bir yere sığamıyorum

açtığın yaralardan kan akmıyor, sitemde edemiyorum

keşke, ahh keşke anlamasaydın beni,

şimdilerde hayatın anlamı, bıraktığın iki fidan

hava soğuk, hava uzun, hava şafak

pencereler kapalı, mektuplar yarım yamalak

zihnimden gemiler geçiyor, boğazıma takılarak

kim sarabilir ki, senin bende açtığın yarayı.

Kalmak, biten birşeyleri toplamaya çalışmak

oysa, gönlünün gönlüme akmasıydı bahar,

Hayatın kanayan tüm yaraları iyileşircesine…

 

Hiç vazgeçtiğimi yazmadım sana

hayallerim var, bana bıraktığın iki fidan adına

tek yolu vardı yaşamın, sessizlik döktüm hayata

böyle, soyunup teraziye çıkmaya korktu yazdıklarımda

sen gittin, sen gittin

toprağın altı acıyor

yürüdüğüm yollar sarsılıyor

açılmamış mektuplar yazıyorum sana…

şehri çabuk

 

 

207868_279079202207389_488076773_n

Ve Bombalar Patladı ,Kandaki Masumiyetin ile.

Ve Bombalar Patladı ,Kandaki Masumiyetin ile ,
Savaşın mecburiyetinde kül ve duman dua ile , bereketli savaşlar olsun diye ,çocuklar ölsün diye dua ile savaşıyoruz yüzünün ve bedeninin “sirke”sattığı yerde.
Ve Bombalar Patladı , “ölüler “masumuz ,kan “külliyen yalan”diyor..
Ölmeden ,öldürmeden savaş külliyen yalan..

Gaz bombası el bombasının iz düşümünde ,okul’da ,sokakta,bahçede,
Gaz bombası elim eline değdiğinde , ODTÜ’de..
Ve Bombalar Patladı ,Kandaki Masumiyetin ile..

Bembeyazdı, masumdu ,kefendi beyefendi…!
Söyleyemezdi ,öldü ,gitti..

561007_4063702109879_1367029706_n

BOŞUNA

Yanık türkülerle geldim sana
Penceremin kenarında duran saksım,
Yüreğimde sana ayırdığım tahtın
Bitmeyecek olan türkülerimle geldim sana
Elimi tut, elini ver diyemem ki
Gözlerim her şeyi anlatır nasılsa

Sana biriktirdiğim müziklerle geldim
Her birinin kendi içinde notası var da
Söyleyeni yok
Es’lerimi kaybettiğim şarkılarımla geldim sana
Duramadım,
Sana kanarken tutamadım kendimi
Vedası çatlamış,
Kanı bozuk şiirlerle geldim sana
İçeri alman için yalvaramadım
Onlar anlatırlardı her şeyi nasılsa
Aslımı kaybettiğim yollarla geldim sana
Sana çıktı fallarım
Vücudumun derin yaralarıyla sardım gönül yaramı
Bendeki yarayı bilmezsin, anlamazsın canım…

O yaradan kurtulabileceğimi söylüyorlar
Kurtulmak istemiyorum
Orada geçmişim yatıyor boylu boyunca
Saçları ağarmış, korkularından arınmış,
Yalnızlığına sığınmamış geçmişim yatıyor.
Seni tanırım, bilirim de adını söyleyemem
Ben bile bilmedim ki hiç adını
Sana geldim ufalan yanlarımla
Küçücük kaldım, örtündüm aşkına
Mabedimdi aşkın,
Susadım senliğimin en derin varlığına
Sen olarak ölmek istedim
Yaşamak da seninle güzeldi aslında
İlham perilerimle geldim sana
Kucağına yattık sere serpe
Zaman çok çabuk geçiyor
Zaman çok çabuk geçiyor
Zaman ne de çabuk geçiyor
Zamanımın çalınmışlığında kalbimi de verdim sana
Çalmadığın hiçbir şeyim kalmasın
Gönüllüyüm
Gözyaşlarımı da çal, hakkındır
Hakkımı da al, helâl olsun ama…
Gelecek vaat etmeyen ânlarımla geldim sana
Tek bir ân…
Bir dakikalık sevgi duruşumla geldim sana
Saygımızı zaten kaybetmiştik!
Çamurlanmışsın görmeyeli
Büyüdükçe kirlenirdi zaten insanlar

Kalemimle geldim sana
Yazmıyordu
Seni görünce yazar belki dedim
Yazmadı
Bir sonumuz bile yoktu yazılacak
Silgimi de aldım yanıma
Geçmişi sil baştan yapıp
Gelecek inşa edelim dedim
Olmadı…
Olmayan ne çok şey varmış!
Sen ol ama hayatımda diyemedim
Olmazdın, olamazdın aslında.

Nokta güzelleşti
Noktayı koyma cesaretine sahip olunca
Noktalarım bile güzelleşti
Nokta sevgilim,
Sadece küçük bir nokta
Nokta sensizliğimin,
Senliğimin yıllarına.
Bitecekti zaten,
Uğraşmak boşuna
Boşuna uğraşmak…

Dilara AKSOY

Yarım Yarım Seviyoruz..

Yarım yarım seviyoruz ,
Saatler yarım , içki yarım , yarım yarım seviyoruz…
Yarım yarım düşüyoruz gazete kaplı yeni ölümlere ,
Yarım yarım yaşıyor iken suyun içinde balıktık ” Nükleer ve Termik Santral’li” coğrafi bölgelere.

Yarım yarım işimiz ve gücümüz ,kibarlığımız yarım yarım,
Düşmanlığımız ise tam .