Kategori arşivi: Şiir

Şiir türünden yazılar için oluşturulmuş kategoridir.

Bir Gün Gitmişim

Düşünsene! Bir gün gitmişim ve geri dönemeyecek kadar toprağım.

Benim canım şimdikinden az acır

Senin canın şimdikinden çok acır

Bizim canımız birbirinden ayrılır

Derecesiz sevmişken

Yaşadığımız bitmez derken

Aldığım nefes, son nefese değerken

Düşünsene!

Bitmişiz

Dün, gideceğimi bilircesine, sıkılınca izlersin diye filmler aldım sana

Hangi kitabı alacağımı bilemedim de, yazdığım şiirleri bıraktım

Sen okuyunca beni hırpalamadan anla

Ya da çok geç artık anlama ve ağlama

Bir avuç toprağım var, onu da elimden alma

Bırak artık beni, yoruldum dağıtıp toplamaktan kendimi

Başka, başka tercihlerim varken,

Seni yaşamaktı aşk bana!

Yanımda oluşun güç verdi hayatıma

Ben tüm parçamı verdim sana…

Yuvam diyeceğim tek yer senken;

Düşünsene!

Bir gün gitmişim ve geri dönemeyecek kadar toprağım.

Benim canım şimdikinden az acır

Senin canın şimdikinden çok acır

Bizim canımız birbirinden ayrılır

şehri çabuk

Açılmamış Mektuplar

 

Gönlünün gönlüme akmasıydı bahar,

Hayatın kanayan tüm yaraları iyileşircesine…

Şimdi bi dünya taşıyor sözlerimden

mektuplar yazıyorum, hiç okumayacağını bilerek

açılmamış, sana ulaştıramadığım mektuplar biriktiriyorum.

Öyle kalabalık ki bu dünya,

sensiz hiç bir yere sığamıyorum

açtığın yaralardan kan akmıyor, sitemde edemiyorum

keşke, ahh keşke anlamasaydın beni,

şimdilerde hayatın anlamı, bıraktığın iki fidan

hava soğuk, hava uzun, hava şafak

pencereler kapalı, mektuplar yarım yamalak

zihnimden gemiler geçiyor, boğazıma takılarak

kim sarabilir ki, senin bende açtığın yarayı.

Kalmak, biten birşeyleri toplamaya çalışmak

oysa, gönlünün gönlüme akmasıydı bahar,

Hayatın kanayan tüm yaraları iyileşircesine…

 

Hiç vazgeçtiğimi yazmadım sana

hayallerim var, bana bıraktığın iki fidan adına

tek yolu vardı yaşamın, sessizlik döktüm hayata

böyle, soyunup teraziye çıkmaya korktu yazdıklarımda

sen gittin, sen gittin

toprağın altı acıyor

yürüdüğüm yollar sarsılıyor

açılmamış mektuplar yazıyorum sana…

şehri çabuk

 

 

561007_4063702109879_1367029706_n

BOŞUNA

Yanık türkülerle geldim sana
Penceremin kenarında duran saksım,
Yüreğimde sana ayırdığım tahtın
Bitmeyecek olan türkülerimle geldim sana
Elimi tut, elini ver diyemem ki
Gözlerim her şeyi anlatır nasılsa

Sana biriktirdiğim müziklerle geldim
Her birinin kendi içinde notası var da
Söyleyeni yok
Es’lerimi kaybettiğim şarkılarımla geldim sana
Duramadım,
Sana kanarken tutamadım kendimi
Vedası çatlamış,
Kanı bozuk şiirlerle geldim sana
İçeri alman için yalvaramadım
Onlar anlatırlardı her şeyi nasılsa
Aslımı kaybettiğim yollarla geldim sana
Sana çıktı fallarım
Vücudumun derin yaralarıyla sardım gönül yaramı
Bendeki yarayı bilmezsin, anlamazsın canım…

O yaradan kurtulabileceğimi söylüyorlar
Kurtulmak istemiyorum
Orada geçmişim yatıyor boylu boyunca
Saçları ağarmış, korkularından arınmış,
Yalnızlığına sığınmamış geçmişim yatıyor.
Seni tanırım, bilirim de adını söyleyemem
Ben bile bilmedim ki hiç adını
Sana geldim ufalan yanlarımla
Küçücük kaldım, örtündüm aşkına
Mabedimdi aşkın,
Susadım senliğimin en derin varlığına
Sen olarak ölmek istedim
Yaşamak da seninle güzeldi aslında
İlham perilerimle geldim sana
Kucağına yattık sere serpe
Zaman çok çabuk geçiyor
Zaman çok çabuk geçiyor
Zaman ne de çabuk geçiyor
Zamanımın çalınmışlığında kalbimi de verdim sana
Çalmadığın hiçbir şeyim kalmasın
Gönüllüyüm
Gözyaşlarımı da çal, hakkındır
Hakkımı da al, helâl olsun ama…
Gelecek vaat etmeyen ânlarımla geldim sana
Tek bir ân…
Bir dakikalık sevgi duruşumla geldim sana
Saygımızı zaten kaybetmiştik!
Çamurlanmışsın görmeyeli
Büyüdükçe kirlenirdi zaten insanlar

Kalemimle geldim sana
Yazmıyordu
Seni görünce yazar belki dedim
Yazmadı
Bir sonumuz bile yoktu yazılacak
Silgimi de aldım yanıma
Geçmişi sil baştan yapıp
Gelecek inşa edelim dedim
Olmadı…
Olmayan ne çok şey varmış!
Sen ol ama hayatımda diyemedim
Olmazdın, olamazdın aslında.

Nokta güzelleşti
Noktayı koyma cesaretine sahip olunca
Noktalarım bile güzelleşti
Nokta sevgilim,
Sadece küçük bir nokta
Nokta sensizliğimin,
Senliğimin yıllarına.
Bitecekti zaten,
Uğraşmak boşuna
Boşuna uğraşmak…

Dilara AKSOY

papatyalar_2

DÜŞBAZ SEVİNÇLER

Düşbaz sevinçler gönül çadırımın içinde
Yaya kaldı düşlerin, çok fena faka bastın!
Sandım ki büyünün içinde kendini benden kıymetli sandın
Hiçliğin tozunu yuttun ansızın kaçtın!

Düşbaz sevgiler ansızın içimde
Sevgidir bu, konargöçer kaçar gider
Hangi birini tutabilirsin ki düşlerim gözlerine düşünce?
Gözlerimi gördün, unut şimdi gözlerimi
Yüreğimin düğümünü çöz önce
Haddini bilmezsen kapının önünde bulursun kendini
Günün yirmi dört saati de yaşanmaz ki sersefil hâlin!

Fırından yeni çıktın oldu olacak çöz beni
Yak sıcak sıcak sonra gecelerde bul beni
Düşbaz gecekondu günlerinin şehrimi aydınlattığı yer;
Ey İstanbul!
Çenebaz aşkların sonunu yaz sen, yaz dur…
Gücüm yetmedi ayrılık hadiselerine gözümü kapattım
Çapak var bahanesiyle gözyaşımın gizini nimet sandım.
Hüzünbaz ilişik bir o kadar yılışık bir kalbim var İstanbul!
Bana merhemini sür bak gözlerimi kapattım
Kapat beni kendine
Bulursam düş peşime…

Dilara AKSOY

ATATÜRK’e

 

Şimdiler de yorgun yurdum

Hani senin önderlik yapıp kurduğun

Atam, mutlu maskeler yüzler de

Kan ağlıyor için için, bize armağan ettiğin Türkiye

 

Geçmiş geldiği zamana seyirde

İlerledik sandığımız her yıl, kaybettiklerine öykünmekte

“Ne Mutlu Türküm Diyene!”

Atam, saat dokuzu beş geçe, kaldır başını bir bak ülkene

 

Açtığın yolda büyüyor çocuklarım

Bize armağan ettiğin bayramlar sensiz yarım

Sana layık olmak için sönmedi umutlarım

Atam, her on kasım da gidişine yanarım.

Şehri çabuk

iyibayramlar16ti8

İNSAFLI BAYRAMLARIN OLSUN SEVGİLİM

Bayram senden insaflı çıktı sevgilim

O geldi, sen hâlâ gelmedin

Hatırlar mısın?

Yine bir bayramdı

Bana “Gitme” demiştin

Gitmedim

Gidemedim.

İşte ben buradayım

Sen neredesin?

Kaç bayram daha geçecek sensiz?

 

“Gitme” dedim

“Gitme”

Gittin

Sevgiliye verilebilecek en büyük yaraydı

“Gitme” dendikten sonra

Gönül insafa gelip,

Yaraları sarmaz mıydı?

 

Bak bayram geldi

Sen yoksun

Olmayacaksın

Sensizlik şarkı söylüyor

Diyor ki;

“Bekleme onu, dönse sevmez, sevse de dönmez”

Yüreğim gökkuşağını bağışlıyor sana

Koyunların hazin sonu bu bayram

Sen beni gidişinle mahvettin

Sen yüreğimi sövüşlerinle bitirdin

Sen bu bedeni çoktan söküp,

Paramparça ettin

Yaşayan bir ölünün bayramıdır bu

İyi bayramlar sevgilim,

Bil ki; aşkımla saracağım seni

Mahşerde karşılaşırız

Gözyaşlarım aşkımızı ıslatıyor

Hasta olmadan gülmeliyim

İyi bayramların olsun sevgilim

Kurbanlık koyun sanmışsın beni

Boynum bükük çaresiz ardından bakakaldım

İnsaflı bayramların olsun sevgilim

Dönüşün sonsuz,

Gidişin imkânsız olsun

Bu yürek senin…

Dilara AKSOY

cicek_18122007002645

“Zeytin ve Peynir ” arası , “Aşk”arası “Hüzün “diyordun,

“Zeytin ve peynir ” arası , “Ekmek” arası,

“Aşk”arası “hüzün “diyordun,

“Ekmek ” arası” mutluluk” diyordun,

O kış günü ve bu kış günü “hüzünü” hala bilemiyordun.

………………………………………………………………………………….

“Zeytin ve peynir ” arası mutlulukların içtikçe güzelleşiyor,

İçtikçe güzelleşiyorsun,

Koca denizi şişenin içinde yaşatıyor ,

Beni o kış günü ve bu kış günü hala öldürüyorsun…

untitled

ESRİK YALNIZLIK

Esrik yalnızlık;
Otur hele,
Soluklan,
Bir kahve iç karşımda
Etrafı görmüyor gözün
Kendine çarpa çarpa seviyorsun.
Dur hele,
Kızma hemen…
Çatlamış dudağım kibirli seni içmez
İçemez.
Sen kendine esrik,
Kendine çarpık,
Yarım akıllının önde gideni…

Feneri kendi yalnızlığında mı söndürdün?
Kalabalık sevemedin hiç,
Huyun kurusun!
Dur,
Tutunma bana,
Hiçbir yalnızlığın girmem koluna…

Defalarca çoğaltarak sevmek istedim
Her daim ağına düştüm
Zil zurnasın
Aşk dolu bir kahve ister misin?
Ayılır,
Adam gibi seversin.

Esrik yalnızlık, dur hele!
Saçların beyazlamış
Yüzün çökmüş
Göbek bile yapmışsın
Bir de bunca insana kafa tutarsın!
Seninle olmak istemiyorum arkadaş,
Seninle ölmek istemiyorum
Yalnız olmak istemiyorum.

Heyt be!
Doldurun kadehleri
Esrik yüreğim hınzır sevmekten ayrılmış
Aşk dolu hayatla hayatını birleştiriyor
Daha kalabalık,
Mertçe sevecekmiş.

Heyt be!
Düğünümüz var
Yalnızlığın cenaze namazı kılınıyor
Ektiğini biçtin
Fatihan bol olsun
Mutluluk nikâh şahidim oluyor…

Dilara AKSOY

208918_459331210752649_856255030_n

Tekleme

Kırmızı başla demek, tut demek, tut/bırakma…

Saatimi geçmişe kuramayışıma ayarlıysa bu düzen,
Tırnağımla birlikte yaktım saçlarımı.
Hafif bir is kokusu olsa bile sever misin beni?
Rugan ayakkabılarım çok çabuk vurdu,
Aynı yeri vurdu.
Her şeyin başı acı/
Her şeyin sonu acı, her şeyin sonu midemi bulandırıyor.
Öyle kalın ve yoğun ki bu duman,
Ellerini göremiyorum.
Uzansam tutarım, uzansan tutarsın.
Boşver!

Şimdi,
Sonra,
Az önce,

Soğuklukla ilintili ne varsa hepsini Beyoğlu’na döktüm,
Yürüdüm, bir arpa boyu kayboldum…
Yaz gelecek dedi biri yanındakine,
Yaz, gelecek…

Biliyordum,
Gelmeyeceğin için yazdım.

253455_279898078792168_2114802072_n

Şapkaları , Beyefendileri

Altından bir rüya gördüm,
Siyanürler içinde Kaz Dağlarım.
Altından çiçekler ,altından bulutlar,altından zeytin ağaçları,
Altından kurulmuş siyanür manzaralı sofraları,
Siyanürden ölmüş Kaz Dağlarının zeytin gözlü çocukları.

Altından bir rüya gördüm,
Siyanürler içinde Kaz Dağlarım.
Altından rüyalar ,atından gerçekler,
Siyanürü su niyetine siz için beyefendiler,
O amerikan,o fransız çaputları ,nerede o çaputların beyefendileri?
Şimdi kan’a damla damla bulaşmakta siyanürleri,
Şapkaları ,beyefendileri…

KORKMADAN YAZMAK İŞTE BUDUR..