Kategori arşivi: Şiirsel Anlatım

Şiire benzer anlatımla oluşturulan düz yazılar için oluşturulmuş kategoridir.

282990_430840907031217_489658065_n

HÜZÜN SEVGİLİLERİ

 

HÜZÜN SEVGİLİLERİ

Ayrılıklarımız  buluştu eski sevgili gibi ,  “ Sevgililer”  sahilinde ,

Hüzün Sevgilileri buluştu  Ege’de ,

Ellerimiz düşman ,bakışlarımız ölümden yaralı  ,buluştu ayrılıklarımız  ,hüzünlerimiz buluştu söz verdiğimiz , yalancı çocuklara döndüğümüz yerde ,

Ege’de

Kaybettiklerimiz buluştu eskisi gibi ,

Eski sevgili gibi cam kırıklarının kanatan  izinde .

2189045e150af3d8df9aa9bwg0

ÖMRÜM’E VEDA

Merhaba Ömrüm, nasılsın? Aşkımızı böyle görmek istemezdim, toprak örtmüşler üstüne. Koklanmıyor artık gülleri, gözlerim sana gülmüyor. Siyahın matemi yorganım olmuş, üstüme örtmeye yetmiyor. Beni sorma, bu kez en beter hâldeyim işte! Sormazsın da zaten, bilirim. Yıllar yılı ‘Nasılsın?’ demeni bekledim. Sevenlerin dili oldum, çözüldüm, hep sana geldim. Olmadı ömrüm, olmadı. Aşkımız bize yakışmadı, bizde güzel durur sandım, senin için giyindim, kuşandım. Yüreğimi aşkınla süsledim, olmadı. Çok sevmek de yetmiyormuş ki…
Aşkımızı diriltmeye çalıştım, gecemi gündüzüme katarcasına sevda yeminlerimi fukara aşk buselerine dağıttım, sevinsin istedim garipler. Yüreğimizden öpmedi hiçbir zaman, yalandı her şey…

Başladığımız yere geri döndüm, enkazları toplamak, acımı sana aktarıp ‘Bak işte ben yıllardır buradayım, hiç gitmedim’ demek için… Hayatımda hiç bu kadar geç kaldığımı hatırlamıyorum. Zaman bizi hep erteledi. Sevebilseydik bize fayda etmezdi zulüm. Ben seninle mutsuz olmaya bile razıydım. Bu gece ölüyormuşsun bu aşkın içinde, benim yaşayabilmem için buna ihtiyacım varmış. Bencilce sevmiştik zaten! Melekler alıyorlarmış aşkımızın yanına seni, nasıl kahroluyorum bir bilsen!
Gülerek yazmıştım sana en derin hislerimi, nasıl soluyorum bir bilsen! Renkleri tanıyamaz oluyorum.
Merhaba, işte yine merhaba ömrüm! Ömrümden bin ömür götürdün, nefes almak nasıl olurdu unuttum ömrüm!

Helâl olsun aşkımın enkaz dolu, en güzel yanı… Hakkım gibi, sana biriktirdiğim her şey gibi, bu da helâl olsun! Vadesi dolmuş aşkların bize göz kırptığı bir andayız. Bu zamana kadar nerelerdeydin?
Uzat ellerini, işte şimdi kavuştuk. Gözyaşlarım yüzüme soğuk sular gibi bir bir çarpıyor. Böyle olsun istememiştim. Bu aşk bu damlaları hak etmemişti. Bitiyor ömrüm, vademiz doluyor. Sana en güzel gülleri koklatıp, seninle en güzel sabahlara uyanacaktım. Yüreğim sancıyor.
Son bir kez olsun gözlerine bakıyorum ömrüm. Görmemiş olamazsın, seni çok ama çok seviyorum!
Bil ki dirildiğin yerde aşk yeniden doğacaktı. Bu vedanın uyanma ihtimali yok. 
Seviyorum ömrüm, toprağın bol olsun. Seni öldüğün şu anda bile seviyorum.
Aşk gömülmek için acele etmeseydi, sensizlik düşman olup seni ezmeseydi, toprağın altına yatan nefret olacaktı. Kaderimiz bizi vurdu. 

Öldün ömrüm. Artık bitti ömrüm. Bitti…
Tek bir kelimeye sığdırılan aşklar kervanına bu büyük aşk da eklendi. ‘Bitti’
Ben de bittim. Gelip alabilirler enkazımı, sensiz ben de bittim. Merhaba Ömrüm, nasılsın?
Beni sorma, ben sonsuz aşkının matemine uyudum bile, yürekten yüreklerini ortaya koyan asil sevebilenler de ağladılar hâlimize…

Dilara AKSOY

Yarım Yarım Seviyoruz..

Yarım yarım seviyoruz ,
Saatler yarım , içki yarım , yarım yarım seviyoruz…
Yarım yarım düşüyoruz gazete kaplı yeni ölümlere ,
Yarım yarım yaşıyor iken suyun içinde balıktık ” Nükleer ve Termik Santral’li” coğrafi bölgelere.

Yarım yarım işimiz ve gücümüz ,kibarlığımız yarım yarım,
Düşmanlığımız ise tam .

cicek_18122007002645

“Zeytin ve Peynir ” arası , “Aşk”arası “Hüzün “diyordun,

“Zeytin ve peynir ” arası , “Ekmek” arası,

“Aşk”arası “hüzün “diyordun,

“Ekmek ” arası” mutluluk” diyordun,

O kış günü ve bu kış günü “hüzünü” hala bilemiyordun.

………………………………………………………………………………….

“Zeytin ve peynir ” arası mutlulukların içtikçe güzelleşiyor,

İçtikçe güzelleşiyorsun,

Koca denizi şişenin içinde yaşatıyor ,

Beni o kış günü ve bu kış günü hala öldürüyorsun…

Taş Atan Çocuklar

Sanki oyundasın taş atan çocuk.
Cahil mi, cesur mu sonra görürsün
Seni kımler böyle oynatan çocuk.
Sanmam bu eğlencen çok uzun sürsün…
Sökülen kaldırım, ayaklarındır
Ölünceye kadar bir götürümsün..
Kundaklanan dükkân yarınlarındır
Vicdanında yargılanan cürümsün

Elinde Molotof, yüzünde maske-
Neden bir gizliliğe bürünürsün…
Yıllarca sonra, desen bile keşke
Vatan ahı ağırdır, sürünürsün.

Senin yaşıtlarda taso salgını
Yahut bir iple topaç çevirirsin.
Oyun sandığın işlerin çılgını
Çamı hedeflerken, can devirirsin

Hapiste mi geçsin ergenlik çağı
Ordada sarmalar pisliğin ağı.
Kopmak bilmez asla takvim yaprağı
Harf, harf, cümle cümle sen sökülürsün.

Kaynağıdır dinlerin Ortadoğu.
Din olmaktan uzak dinlerin çoğu.
Tarih boyu bundan kinlerin çoğu
Müslümansın, Müslüman görünürsün.

Benimde devletle sorunlarım var
Yapamam bunu aramızda duvar.
Hırs, nefret, cahillik, benlik canavar
Davanı hukuk ile sürdürürsün.

Hadis ’vatan aşkından iman doğar’
İmansızı, iman her zaman boğar
Nefret, öfke beyne, kalbe zor sığar.
Kendini ellerinle öldürürsün.

Bir taş konuyu nereye götürdü
Kalkınmamızı dereye götürdü
İç, dış düşman biz nasıl düşürdü.
Devamlı boş çareye bürünürsün..

Araya girmesin etnik tefrika-
İşte Ortadoğu, işte Afrika
Global siyasetler binbir entrika
Ne yapsan hep mata düşürülürsün

Sömürgecidir her zaman Avrupa,
Sanma takdir edilir, övülürsün -
Şimdi demokrası elinde sopa.
O sopayla da bir gün dövülürsün.-

2lbcrjdya0-360x300

SADE ŞİİR

Gittin

Gittin diye,

Şiirlerim öksüz,

Şiirlerim yetim,

Şiirlerim çaresiz mi kaldı?

Ben şiir değilim

Yazıldıktan sonra bitmem hercai kelebeğim;

Ben şairim,

Sen konduğun gönüllerin dakikasında başıboş tükenip,

Tek bir şiire sığdırılırken,

Ben tümcelerimden sen yaratırım.

Gittin ve yazılan her şiirde daha çok,

Sonsuzca bittin!

Gamsız bir yerdeydin,

Gülüşünü bile bahşetmedin

Yeniden bitmen için sabırsızlanıyorum

Belki ölümsüz bir şiir sanacaksın kendini,

Lâkin anlık bir heves gibi,

Yazıldığın her an bitecek yaşama hakkın,

Nefesin…

Kendini ölümsüz,

Şiirlerimi sensiz başıboş mu sanmıştın?

Gittin

Ölmek saydım her bir gitmeni

Gittikçe öldün

Öldükçe bittin!

Yalvarışların yankılı olsun

Cümle âleme ses gitmiyor,

Yalvarsan da,

Dirilmeyi arzulasan da,

Benim için yoksun!

Şiirimin mısralarıyla öldürüyorum bana ait;

Nur topu gibi,

Özüme hasret bulaştıran o sevda yeminlerini…

Dilara AKSOY

141

RESSAM OLSAYDIM

Bir ressam olsaydım
Şu çam ağacını çizerdim
Yanında ben olurdum
Sen olurdun
En sonunda da biz olurduk.

Ben bir ressam olsaydım
Seni benden ayrı çizmezdim
Dile gelen resimlerin her bir yanı
Aşk kokardı.

Ressam olsaydım
Kendimi şu ağacın üstünde çizerdim
Sen de bana ulaşmaya çalışan
Deli bir aşık olurdun.
Ama sevgilim baksana ressam olamadım,
Şair oldum.
Yine de dile geldi aşk,
Lâkin çok istesem de şiirden öte olamadık
Resim değil;
Bitmek üzere olan bir şiiriz
Mısralar yorgun,
Ama ben bir şairim
Sen tabi ki aşk olacak
Aşk kokacaksın.

Ben aşk olsam,
Aşkın olsam
İzin vermezdim seni anlatmaları için,
Ne bir şaire ne de bir ressama…
Aşkın olamadım bak yine yalnızlıkla doldum
Ben bir şarkı olsaydım melodilerim hep eksik olurdu
Bana can veren, adam eden daima sen olurdun.

Ben bir yağmur olsaydım sana doğru yağmazdım hiç
Kirpiklerin yaşla dolmasın
Güneş olurdum
Yakmak için değil sevgilim,
Isıtmak için…
Adımların seni yormasın
Ben bittim,
Sonunu yazmadım ki,
Bize açık bir kapı kalsın.

Hakkımı bırak da
Kalbim son damlasına kadar sana helâl
Yürek olsam, yürekli olsam
Gönlüne düşmeden dokunmam tenine…

Çoğaldıkça bittim
Azaldığınla kalır mısın?
Gülme sevgilim,
Sen aşksın…
Tanıştım,
Memnun değilim.
Ne ellerim ne gözlerim ne de yüreğim,
Seni tanıdığımdan beri bende değiller
Uğurlar olsun bana
Ben sen olsaydım alırdım beni aşkın yoluna
Yürürdüm aşkla can yakmadan…

Bu sokaktan umut geçmiyor
Özür dilemene gerek yokmuş,
Öyle diyorlar.
Hüzün geçti,
Ama korkma,
Sana değil,
Bana geldi
Adresini bilmiyor
O artık benim yanımda…

Dilara AKSOY

 

hqdefault

BENİM OL

Ben yıkadım düşlerimi,
Ben temize çektim yarınlarımı
Çok sevseydin özürden öteye geçerdi hakkın
Bana yüreğini,
Sadece yüreğini bırakırdın.

Şu gök gürültüsünü al yüreğimden
Baksana sırılsıklam oldum ve üşüyorum
Kana kana içerim sanıyorum bulutların gözyaşlarını,
Cesaret edemiyorum.
Cesaretimi aldın benden
Sevgiliye söylenebilecek iki kelamı çok gördün
Sahi, neydim senin gözünde?
Bilirsin, ben ölürsem gidersin benden
“Vazgeç” diyorlar
Şerefine yalnızlığımı kaldırıyorum
Onun yerine belki sen gelirsin diye…

Yalnızlıktan artakalan sevi dolu düşlerimi salıncak yapıyorum
Düşer mi,
Tutmaz mısın,
Bakmaz mısın?
Aşk açıkta
Koluna girip mısralarımda yaşattığım seni
Sana katmaz mısın?

Ben sevdim düşlerimi
Ben yaşattım aşk dolu sabahları
Geceleri ben beklettim aşkın çıplak düşlerini
Görmedin mi yüzüme gölgenden
Yüreğime sevginden resim çizdim
Sen seversin
Ben âşık olurum
Bu kadar mı farklıydık biz?

Sarıl bana
Uykularınla böl
Rüyalarınla çarp
Sabahlarınla yaşat
Gecelerinde hiç bırakma…
Sarıl, sımsıkı sarıl bana
Aklının ben dolu hayallerinde sabahlayayım
7/24 güneşin olayım da,
Karanlıkta bile umudun olayım.

Ben özledim seni
Ben sarıldım sana yüreğimde
Çok çekiniyorum
Dur, ne olur gülme…
Hayatımız farklı değil,
İkimize birden birikiyor
Gitmelere çoğalma sevgilim,
Gelmelere birik…
Bak yolunu gözlüyorum
Gelmelere var ol sevgilim
Gitmelere yok ol
Sarılayım usul usul hayallerimde…

Hayatımda çok ol sevgilim
Hayatımda çok ol
Ölüm var şu dünyada
Bakmakla bitmez bu sancılı yaşlar
Gör bak nasıl da seviyorum
Sevmelerimde hep ol sevgilim
Hep ol,
Ölüm bizi ayırana dek…

Bak düşlerimizden bir yıldız kaydı
Seni diledim
Şimdi gülümse
Gerçeğin yalnız ben olayım
Gerçeğim sen ol,
Uyu rüyalarımda
Gerçeğe döndüğümüzde yalnızca benim ol…

Dilara AKSOY

389699_377572055621030_268230709888499_1118870_414707088_n

Bir kitabım vardı ,bir gemim vardı yaktım.

Bir kitabım vardı ,bir gemim vardı yaktım..
Şimdi kağıttan gemilerim var içinde şiir ve hikaye dolu olan,
Bir fiil sevdam var yarıya kadar boş ,yarıya kadar dolu ,bir fiil su .
Bir kitabım vardı , bir gemim vardı yaktım ,
İçimde aşkım .

Islanmış veya yanmışlar bilirler ,onlar tek göz odada yaşayabilirler,
Onlar şiiri bilirler ,Kavim göçlerinden beri şairdirler .

Bir kitabım vardı ,bir gemim vardı yaktım.
İçimde aşkım…